Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
wezEo.png
wezEo.png

SON DAKİKA


googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
wem8j.png
İHSAN GÖRÜCÜ

KENDİMİZE GELELİM

Bu haber 12 Şubat 2019 - 11:28 'de eklendi ve 22 kez görüntülendi.
KENDİMİZE GELELİM

Ticarette, finansalda, spor vedahi akrabalıklarda ülke sınırlarının kalktığı zamanda memleket insanını küresel  gelişmelerle değişen dünya realitesini görmemezlikten gelme yani gözünü yumarak dünyayı gece olmuş gibi yaşayanlara ve bu

durumdan çıkarı icabı memnun olup devamını dileyen hisabi ve menfaatilerin başta medya kanalları olmak üzere tüm maddi  manevi enstrümanları millete illüzyon yapmada istimal ettiklerini gözlemlerken üzülmemek elden gelmiyor velakin; bir ülke

insanının enerjisini toprağa verme, yanlış yöne boş ve faydasız yönlendirmelerle olması gereken yerlerden çok çok aşağı  mertebelere tenzil ettirerek kendilerinin kulluk, uşaklık yaptıkları kültürel ve ekonomik hegomonlara yaranmak üzere

kurulu bir sisteme mahkum olmanın hüznü evvelden beri insanı yıpratan düşüncelerin yoran bir vasattır bu durumlara razı  olmak ve suskun kalmak en derininden en üst seviyelere kadar vebali ve günahı yüklenmektir kısaca.

Onlar bizim bugünkü araf’larda bocalamamızı sağlamak için asırlarca uğraştılar. Bugünkü kültürel boyunduruk altı  olacaklarımız, hevai nefsimize uyacağımız ve inancımıza aykırı hayatları normalleştireceğimizin hepsi kainatın efendisi

S.A.V. tarafından bu günü görüyor muşçasına taa kadim zamanlarda haber verilmiştir. Bu durumu anlama ve anlatma makamında  ve sorumluluğundaki ulema vazifesini yapıyor mu yapmıyor mu orası yoruma açık ama ortamın toplumsal gidişatın inançlarımız  ideallerimiz ve kudsi kitabımıza uymadığını gözü olan ve gözlemleyen her aklı selim tarafından net şekilde görünüyor.

Aşağıda zikredeceğimiz ayet ve hadisleri dikkati okuyup anlayarak uyanık bulunmak bizlere yüce Allahın CC ve fahri kainat  efendimizin S.A.V kati emirleri, olup bizlerde yazakla mükellefiz.

Sahabe i Kiramdan Ebudderda R.A. Hz. Peygamberin ümmetini bekleyen -Bugünleri- ehli kitaplarşma(Yahudi ve Nasaraya  benzeme) tehlikesini düşünüp hüzünlendiği esnada söylediklerini şu şekilde nakleder:

“Hz. Peygamberle beraberdik.Bir ara hüzünlendi ve gözlerini havaya dikerek buyurdular ki”Gün gelir, ilim(Hakikat)  insanları terk eder. İnsanların hakikatten hiç nasibi kalmaz.” Ziyad b. Lebid El Ensari sordu; “İlim bizi nasıl terkeder

ki Ya Resulalah? Biz Kuranı okuyoruz ve bundan böyle de vallahi okuyacağız, hanımlarımıza ve oğullarımıza da okutacağız”

Resulullah cevap verdi: “Anan seni kaybetsin ey Ziyad! Ben de seni Medinelilerin en akıllılarından sanırdım. Hrıstıyan ve  Yahudilerin elinde de Tevrat ve İncil yok muydu?

Sevgili Kardeşlerim

Yukarıda değindiğimiz üzere Allah Resülü, Kitabın elde bulunuyor olmasını ümmetinin “Ehli kitaplaşmayacağının  garantisi” olarak görmemiştir. Hz. Nebinin ümmetinin akibeti konusundaki endişeleri Peygamberlik vazifesinin sonlarına

doğru daha da artmış, risalet medresesinden geçmemiş kimi müslümanların kendisine karşı olan tavır ve aksülamelleriyle  İsrailoğullarının Hz. Musa’ya karşı olan tavır ve davranışları arasında paralellikler kurmuştur.

EHLİ KİTAPLAŞMANIN SONU YIKIM, FELAKETTİR

Peygamber S.A.V buyurdu: ” Sizden önceki ümmetlerin yolunu adım adım, karış karış izleyeceksiniz. Eğer onlar bir  sürüngen deliğine girse, siz de gireceksiniz. Ey Allah elçisi Yahudilerin ve Hrıstıyanların yolunu mu?” diye sorduk. ”

Başka kim olacak?” diye karşılık verdi.Bize batılılışma, çağdaşlaşma türküleri olarak bir asırdır okunanlar ve eğitim  sistemini üzerine mebni olduğ ilkeler Allah Resülünün Yahudileşme, Hrıstıyanlaşma ya da dini tabiriyle “Ehli Kitap”laşma

değil mi? Ve dahi teklikenin ta kendisi, en büyüğü değil mi dinimiz ve insançlarımızla akidelerimiz açısından?

Hz. Peygamber ikazlarına devam ediyor ve “Ümmetinin kıyameti”nden bahsediyor hadisi şeriflerinde. Hadisi  şeriflerinde ehli kitaplaşan toplumları bekleyen tehlikelerin hakikaten kötü akibetlerin beklediğini haber veriyorlar.

“Ümmetim, önceki ümmetlerin yolunu adım adım, karış karış izlemeden kıyamet kopmaz. ” Ey Allahın elçisi , Farslar ve  Rumlar gibi mi?” denildi. “Başka kim olacak?” buyurdu.

Hz. Peygamberin hadisinde zikrolunan “Kıyamet” deyimini sahabesi,hepimizin bildiği ahiret gününeki kıyamet olarak  anlamayıp doğru bir yaklaşımla “Toplumsal ve Siyasal çöküş” demeye gelen “Dünyevi Kıyamet” olarak anladığı için şöyle  sormuşlardır “Farslar ve Rumlar gibi mi?”

Allahın elçisi bu sözleri söylediğinde dünyanın iki süper gücü olan Bizans/Rum ve İran/Pers imparatorlukları hızlı  bir yıkım süreci yaşıyorlardı.Peygamberimiz de onu dinleyen sahabileri de bu çöküşü “Toplumsal bir kıyamet olarak  algıladılar. Bu nebevi ihbarla anlaşılıyordu ki, Yahudileşme ve Hrıstıyanlaşma vetiresine giren toplumları bekleyen akıbet  kaçınılmaz olarak sosyal,siyasi ve akidevi (inanç, ahlak) ve tabbi ki en sonuncu olarak ekonomik yıkımdır.

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA