TEKDEN ÖĞRENCİLERİ PAZAR YERİ ETKİNLİĞİNDE TİCARET ÖĞRENİYOR

TEKDEN ÖĞRENCİLERİ PAZAR YERİ ETKİNLİĞİNDE TİCARET ÖĞRENİYOR

MÜFTÜLERDEN YAHYALI’YA ÇIKARMA

MÜFTÜLERDEN YAHYALI’YA ÇIKARMA

KAYMESKOM  MELİKGAZİ ‘ DE

KAYMESKOM MELİKGAZİ ‘ DE

ORTADOĞU’DA MEZHEP VE SİYASET BÜSAM’DA KONUŞULDU

ORTADOĞU’DA MEZHEP VE SİYASET BÜSAM’DA KONUŞULDU

KONSERVATUVAR’DAN TÜRKÜ ZİYAFETİ

KONSERVATUVAR’DAN TÜRKÜ ZİYAFETİ

KSMMM GECESİNDE GÖNÜL TİTRETEN TÜRKÜLER SÖYLENDİ
  • YÜKSELKALKAN
    • YÜKSEL KALKAN
    • YuKSELKALKAN@kayserihakimiyet2000.com
    • 6 Mart 2017 - 14:03:31


Şehrimizin tanınan THM sanatçısı Ahmet Anbar THM  korosu il özel idare salonunda Anadolu Türküleriyle gönülleri coşturdu.

Konsere dinleyici olarak Kayseri vergi dairesi başkanı Ahmet Günçavdı, oda eski başkanı Suat Özsoy ile birlikte çok sayıda tanınmış sima ve oda üyeleri dinleyici olarak iştirak ettiler ve keyifli dakikalar geçirerek, zaman zamanda koroya eşlik ettiler.

Konser sonrası bir soru üzerine koro şefi Ahmet Anbar , “1 ve 7 Mart SMMM Odası kutlama gününü Türkülerle kutlamak için THM korosu nu kurduk 40 arkadaşla gece gündüz  üç aydır türküler üzerinde çalıyoruz. Ne zaman THM korosu il özel idare salonunda konser verdi her zaman salonumuz türkü sevenlerimizle dolmuştur.  Salonun dolu olmasının bir tek nedeni de müzik evrensel olsa da Türk üz, türkü dinleriz.  Anadolu şehri olan Kayseri de türkü seven bir şehir olarak bilinir. Bizlerin THM konserlerini takip eden gönül dostlarına teşekkür ediyorum. “

 Anbar, “Kültür sanat ve Türkülerimiz şarkılarımız, konserlerin yapılması için uğraş veren  Kayseri SMMM Odası Yönetim Kurulu Başkanı Anfer Yılmaz, Selçuk Erdaş, Fatih Tanırıöver, Süleyman Şahin, Baki Gümüşoluk, Ali Yedikaya,Laver Doğan ve  SMMM odasına bağlı olup THM koromuzda bulunan arkadaşlara ve bütün muhasebecilere teşekkür ederim.” dedi.

BİZ TÜRKÜLERLE DOĞDUK AĞITLARLA BÜYÜDÜK

Biz türkülerle doğduk ağıtlarla büyüdük diyen THM koro şefi Ahmet Anbar ,” THM den gençler vazgeçiyor deseler de yanlış. Şimdiki gençler omuzlarında bağlama takıp gezdikleri gözüküyor bende mutlu oluyorum yaz geldiğinde onlarca saz kuru açılıyor bu sevindirici bir olay bir gelecek türkülere kendi özü türkülere dönecekler. Çünkü anneler halen beklerini beşikte ninni ağıt söyleyerek büyütüyorlar. Genele bakarsak kendi sahamızda olan sanatçıların eserlerini repertuarımıza alıyoruz. Kendi doğallığımıza yer veriyoruz…Türk toplumu ayakta kalmak istiyorsa ilimde fende yarışıp geleneklerine, türkülerine, ozanlarına sahip çıkmalıdır.  Bizler ilk sazı öğrenirken rahmetli Neşet Ertaş çalmaya başlayarak öğrendik, Neşet Ertaş Türkülerinde insanın nefesi derdi kederi acısı çilesini anlatır insanın ruh dünyasın ortaya koyar yüreğindeki işittiği seslerle mısra, mısra renk, renk dokuyu anlatır.

Türkülerimiz vardır. Ciğere kor gibi düşer Hangi yürek yangınından fırtınasından çıktığı bilinmeyen türküler. Hangi yöreden dilden olursa olsun yanmış yüreklerin korkusu kurumuş göz pınarların çığlığını gönül depremlerini anlatır. Unutulmuş türküler ise kimsenin bilmediği duymadığı çığlıklar, can evin de yatan sessiz bir bıçak, yanan kor ateş. Şerbet niyetine içilen zakkum umarız duyulur günümüzde yetim kalan feryadı figan türkülerimizi bugün burada icra ettik.”ifadesini kullandı.

CAN İÇİNDE YÜREK TÜRKÜLERİMİZİ DİNLEDİK

SMMM Odası Yönetim Kurulu Başkanı Anfer Yılmaz,” THM sanatçısı Ahmet Anbar’ın bu işi başaracağını biliyorduk çünkü şehrimizin tanımış bir THM sanatçısı.  Muhasebeciler odası olarak böyle bir kutlamanın faydalı olacağını arkadaşların yorgunlukların gideceğini düşündük iyi ed oldu sanatçı ve katılımcı arkadaşlara teşekkür ederim.”

Türkülerin önemine değinen başkan Anfer Yılmaz,” Türkülerimiz kimselere söylenemeyen gizli dertleri aşikâr edilmeyen aşkları, karşılıksız sevdaları kaybolan hasletleri, özlenen memleketleri, uzak kılınan sılayı, yâd elerde yapılan bayramı, beklenen asker yollarını, zaman içinde sararan duyguları kararan umutları, yeşerip boy veren hüzünleri dile getirir… Kimi zaman türkülerimiz karanlığı titreten bir şafak olur… Kimi zaman gecelerin ağaran saçlarına yakılır, seher vakti yapılan dualar gibi içimizi titretir. Bu sebeple olsa gerek, güneşin yedi renginin üstüne sayısız duygu tayfaları düşüren türkülerimiz kirpiklerimizi ıslatırken göz bebeklerimizden parıldayan bir ışık şulesi yansıtır asumana… Gönül dağı yağmur, boran olunca /Akar can evimden sel gizli” diyen âşıkların ruhuna esen fırtınalar, kalbinde çakan şimşekler, hatıralarında iz bırakan insanlar unutmadığı anlar, ah ettiği zamanlar, yaşadığı hicranlar… Hep türkülerimizde anlatılır. İnsanımız yoksulluğun kimsesizliğin çaresizliğin ve ümitsizliğin getirdiği hüzünlü duygularla başında duman tüter içten içe yanar. Dostluğun sevginin ve aşkın maddeye müncer olduğu günümüzde sadakatin hasbiliğin fedakârlığın ve feragatin menfaat denizinde boğulmaya yüz tuttuğu dünyamızda bu gün her zamankinden çok fazla türkülerimizin ruhunu idrak etmek ve sözlerin sırrına ermek mecburiyetindeyiz. “dedi.

TÜRKÜ KELAMA CAN VERİRLER

THM sanatçısı Alaattin İlikoğlu, “Şeyh Galip Türkülere “Onlar ki kelama can verirler” diyor.

Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan bağlama telinin tiz bozkır çığlığı ve ritmi duyulurken ciğerlerdeki çığlığın yumuşaklığı hissedilir, Ozan sazının telinde sevinç de bile kederi gözetir, acının varlığını ciğerlerden gelen seste eriterek dağıtır.

Söz toplumun, ses bireyin bazen söz uygar olur boğazdan yanık türkü olur çıkar bazen ses barbar ve ilkel olur. Nedeni kederden ağlarken gülerken insanlara rahatsızlık verir. Söz düşünür düşündürür, ses ile de derdimizi kederimizi duyarız duyururuz. Hayat sıkıca destelenmiş anıların içine bırakılmış zaman dalı gibidir. Desteden bir dal çekildiği zaman çekilecek o dalın desteyi gevşeteceğini düşünürsünüz. İşte o zaman hayatı bir eleğin içinden geçirmeye çalışırsanız elekten süzdükçe süzersiniz, sebebi hayatı yeniden düzenlemektir. Düzensiz hayat sürülmemiş tarlaya bakılmamış bağa benzer.

Bağırma çağırmayla of, ah, aman demeyle olmadığını anlayan ruh dertleri yavaş, yavaş buharlaştırır ciğer kazanı patlamaya hazırdır. Derken o anda buharlaşan dert sese dönüşür. İnsanoğlu derdini anlatan türkülere döker geçmişteki acı kelimelerin üstünü örter kendisisinin ruh varlığını teselli eder, içindeki ölü düşünceye can verir avutur coşturur güçlendir sineyi imana getirir şüpheyi siler “sözleriyle  konuşmasına son verdi. (YÜKSEL KALKAN) 

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz