Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
OSMAN EFKERE

KUDÜS’ÜN ANAHTARINI TESLİM ALAN ÖMER

Bu haber 07 Mart 2019 - 11:48 'de eklendi ve 23 kez görüntülendi.
KUDÜS’ÜN ANAHTARINI TESLİM ALAN ÖMER

Hz. Ömer hilafet makamına gelişte, Müslümanların idaresini yüklendiği Hicretin on beşinci senesi, Mescidi Aksanında içinde bulunduğu Kudüs’e İlamın ileri gelen askeri komutanlarından Amir Bin As’ı, o zaman kutlusun hakimi olan ; (PATRIK) şehrin anahtarlarını teslim etmek için adı geçen komutanı gönder, Ancak (PATRİK) Kudüs’ün anahtarını Peygamberin göndermiş olduğu komutanlara vermeyi (Teslim etmeyi) uygun bulmadı.

Patrik, gelen komutanlara, biz kitabımızda şehrin anahtarlarını teslim edeceğimiz vasıfları sizlerde göremiyorum diye cevap verdi.

Komutanlar meseleyi hemen bir mektupla Ömer’e göndererek, Kudüs’e bizzat Halifenin gelmesini arz ettiler. Çünkü Kudüs şehrinin hakimi anahtarı bizlere vermeye razı olmuyor, bir de sizin emriniz olmaksızın askeri müdahalede bulunmak istemiyoruz dediler. Komutanlardan gelen mektubu alır almasa, hizmetçisi ile birlikte bir deveye binerek Kudüs şehrinin yolunu tuttular.

Tek develeri olduğu halde, deveye hizmetçi ile birlikte nöbetlere biniyorlar, bazı kerede ikisi de beraber yaya yürüyorlar, bu arada devenin sırtı dinlenmiş olur. Ancak Şam hudutlarına yaklaştıkça Ömer deveden iner kılıcını kuşanır ve yalın ayak kumların üzerinde yürümeğe başlar.

Ömer’i karşılayan komutanlardan (Ebu Ubeyd’e bin cerrah) Gelen Halifeye yaklaşarak aman Ömer, sen kumda yalın ayak nasıl yürürsün seni halk böylemi karşılasın, şeref ve izzetimizi şehir halkı sonra hiçe sayar deyince, bir anda hiddetlenen Ömer, komutan Ebu Ubeydeye evet toprakta çıplak ayakla yürümeyi kendime daha layık görüyorum cevabını verdi.

Gerçek izzet- i ikram onlara (şehir halkına karşı gösterişli olmak değil, ancak biz daha önceleri islamla şereflenmeden önce esas zillette idik, Allaha sonsuz hamdü sena olsun ki, bizi İslam gibi bir dinde, Hz. Muhammed gibi bir peygamberle ve Kur’an gibi çok ebedi meşalesi devam eder güneşlerle aziz eyledi. Esas izzet ve ikram bunlardadır der, yine deveye nöbetleşe binerek Kudüs’e girer.

Hatta Askeri komutanlar, Ey Ömer, şehre girerken deveye sen bin diye teklifte bulunurlar. Ancak gerçeklerden bir nebze şaşmayan Halife Ömer, Şehre girerken deveye binme sırası hizmetçide yürüme sırası bende diye o halde şehre girerler.

Nihayet şehre girildiğinde, Şehrin hâkimi Patrik Sağrıyus. Ömer’e dikkatli bakarak hiç tereddüt etmeden şehrin anahtarını Ömer’e bizzat eli ile teslim eder, şöyle der. Bizim kitabımızda okuduğum ve anahtarı almağa sen layıksın Ey Ömer diye anahtarı teslim eder. Bu arada Halife Ömer ağlayarak secdeye kapanır.

Gözünden damlayan inci tanelerini andıran yaşlar mübarek elbisesini ıslatır. Halk Ömer’den sorar, niçin ağlıyorsun Ey Ömer?

Halife Ömer cevap olarak korktum ki dünya hayatı sizlere kibirlilik ve gururluluk yaptırıp ta şehrin anahtarını teslimi etmeğe yanaşmazlar dedim, amma Allaha sonsuz şükürler olsun ki herkes gerçekleri görüp, inanarak hakikati bulma bahtiyarlığına kavuştular. Allah, Ömer’den, komutanlardan ve onların izlerini takibi edenlerden razı olsun.

 

 

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER