ENDONEZYALI ÖĞRENCİLERDEN KUR’AN ZİYAFETİ

ENDONEZYALI ÖĞRENCİLERDEN KUR’AN ZİYAFETİ

PTT’NİN 177’NCİ YIL DÖNÜMÜ ETKİNLİKLERİ KUTLANDI

PTT’NİN 177’NCİ YIL DÖNÜMÜ ETKİNLİKLERİ KUTLANDI

İL VE İLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜKLERİNE YENİ PERSONEL

İL VE İLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜKLERİNE YENİ PERSONEL

KÜLTÜR ŞEHRİNE YAKIŞIR REKOR

KÜLTÜR ŞEHRİNE YAKIŞIR REKOR

KAYSERİ TİCARET ODASI AB BİLGİ MERKEZİ İKLİM HAFTASINI KUTLUYOR

KAYSERİ TİCARET ODASI AB BİLGİ MERKEZİ İKLİM HAFTASINI KUTLUYOR

MESCİT HİZMETÇİSİ
  • OSMANEFEKERE
    • OSMAN EFEKERE
    • OSMANEFKERE@kayserihakimiyet2000.com
    • 25 Ağustos 2016 - 14:25:11

MESCİT HİZMETÇİSİ
Cihan Peygamberi zamanında, Medine’deki Peygamber mescidi olan mübarek yeri günde bir kaç defa temizliğini yapan siyah ve ismi (ÜMMÜ MAHCEN)idi. Ancak iki cihan serveri, günlerden bir gün Medine kabri olan baki kabrini ziyaret ettiği sırada, oraya yeni defnedilen bir kabre rastlar ve sorar bu kimin kabridir? Ashabı kiram, bu kabir cami hizmetçisi olan (ÜMMÜ MAHCEN) aittir derler, bunun üzerine Hz. Rasulullah Efendimiz S.A.V. niçin bana haber vermediniz diyerek namazını kılar defnederiz diye ağlamağa başlar. Sahabeyi kiram, Ey Allahın Rasülü bu kadın vefat ettiğinde, öğle vakti çok sıcaktı, aynı zamanda zatınızın istirahat zamanı idi, onun için sizleri rahatsız etmek istemedik, Peygamber S.A.V. Efendimiz yinede kadının üzerine de cenaze namazı kıldı. Daha sonra Hz. Peygamber, sizden biriniz vefat ettiğin de bana haber verin ki, mümin kardeşimize son görevimizi yerine getirelim ve cenaze namazını kılalım buyurdular. Zira Hz. Peygamber S.A.V. Efendimiz şöyle buyuruyor, ben dünyada her kim olursa olsun üzerine namaz kılarsam, benim şefaatim ona ahirette ulaşır, buyurdular. Daha sonra Rahmet Peygamberi (ÜMMÜ MAHCE’NİN) kabri başında dikilerek ALLAHIN selamı senin üzerine olsun (Ey Ümmü Mahcen, hangi amelin daha faziletli burada deyince. Efendimiz sükût halin de iken, mezardan şöyle bir nida geldi, Ey Allanın Rasulü, ben dünyada iken Mescit temizliğinden daha üstün bir şey bulamadım diye cevap verdi. Yukarıdaki menkıbeden anlaşılıyor ki, Dünyada Allah evleri olan mescitleri temizleyen kişilerin Allah katında mükâfat olarak onlara verilecek Mükâfat olarak kabirde başlayacağı bir gerçeği sergilemektedir.

**
YÜZÜ GÜZEL OLAN
Yüce Peygamberimiz Hz. Muhammed S.A.V. efendimiz Mekke’den Medine’ye teşrif ettiklerinde Abdullah bin Selman isimli bir Yahudi Peygamberimiz. S.A.V. efendimizin yüzüne ilk defa bakarak kendisini tutamayıp hemen orada kelimeyi şahadeti getirerek. (Eşhedü enla ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve Rasülühü) cümlesini söyleyerek İslamla müşerref oldular. Medine’de bulunan diğer Yahudiler ise buna (Selmani Farisiye) neden “birden bire İslam olma fırsatını “bulup kelimi şahadet getirdim diye söylediklerinde Abdullah bin Selman, şu karşılıkta bulundu. Ben Muhammed’in yüzünü ilk defa görünce, Allahın bir olduğuma yemim ederim ki bu yüz sahibi asla yalancı olamaz diye hemen KELİMEİ ŞAHADETİ GETİREREK İslam’la müşerref olma fırsatını yakaladım. Anlaşılıyor ki nurlu ve sevimli yüzler dostlarının olduğu gibi, düşmanlarının bile sevgisini kazanırlar, çevresine, topluma güzel bir örnek teşkil ederler der ve K. Kerimden şu mealdeki ayetle sözünü noktalar. (EY İNANANLAR, AND OLSUN Kİ, SİZİN İÇİN, ALLAHA VE AHİRET GÜNÜNE KAVUŞMAYI UMAN LAR VE ALLAHI ÇOK ANAN KİMSELER İÇİN RASULÜLLAN EN GÜZEL ÖRNEKTİR) Ahzab 21.
**
SAHABENİN DURUMU
Hz. Ali Allah ondan razı olsun. Hz. Ömer zamanında şöyle bir rüya görür ve anlatır. Rüyası şöyle, bir gün ten uykumda, sanki sabah namazını Hz. Rasulullah’ın arkasında kılıyorum. Namaz bittikten sonra mescitten çıkarken, mescidin kapısında, elinde, içinde hurma dolu bir kadına rastladım. Bana o kadın, Ey Ali al bu içi dolu hurmayı da Hz. Peygamberimize ver, uykumda kadından almış olduğum içi hurma ile dolu sahanı Hz. Peygamber efendimizi verdim. Hz. Peygamber efendimiz, sahanın içine mübarek elini uzatarak o hurmada bir hurma alarak benim ağzıma kor, ben ise hurmanın tadını boğazımda hissettiğim an, Ey Allanın resulü bir daha hurma ver derken uyanırım, fazlasını alamam. Ancak uyandığımda Hz. Resulün Mescidinde sabah ezanı okunmağa başlar, namaz kılmak için mescide koşar ve Hz. Ömer’in arkasında namazımı kılarım. Hz. Ali devam ederek şöyle der, namaz kılıpta camiden çıkarken kapıda ve elinde içi hurma dolu bir kadınla karşılaşırın. Kadın bana, Ey Ali, al bu tabağı müminlerin emiri olan Ömer’e ver der. Bende kadından almış olduğum hurma dolu sahanı Ömer’e veririm. Hz. Ömer hurmadan eli ile bir tane alıp benim ağzıma kor. Ben ise hurmanın tadını ağzımda hissettiğim izin Hz. Ömer’e bir daha ver deyince, Hz. Ömer bana Ey Ali, eğer uykunda Hz. Peygamber sana fazla verse idi bende verirdim, bundan dolayı üzgünüm daha fazla veremem Ey Ali der. Daha sonra Hz. Ali, Hz. Ömer’e Ey müminlerin emiri, Benim gördüğüm rüyadır yoksa gaibden bize tevdi edilen bir emir mi der. Bunun üzerine Hz. Ömer Allah ondan razı olsun. Gördüğün rüya değil, gaibten bir telakkide değil, ancak müminin kalbi samimi ve ihlaslı olursa her gördüğünü Allanın nuru ile görür. Kişinin kalbi Allaha bağlı olduğu müddetçe nice rüyalar aşikârene olarak tecelli eder.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz