GEÇEN SEZON 5’TE 5 YAPAN DENİZ TÜRÜÇ İLK PENALTISINI KAÇIRDI

GEÇEN SEZON 5’TE 5 YAPAN DENİZ TÜRÜÇ İLK PENALTISINI KAÇIRDI

YILANIN ISIRDIĞI İŞÇİ AMBULANSLA HASTANEYE KALDIRILDI

YILANIN ISIRDIĞI İŞÇİ AMBULANSLA HASTANEYE KALDIRILDI

ZÜMRÜT CAMİİNDE YAZ KURSİYERLERİ İLAHİYLE COŞTURUP, TİYATROYLA NOKTALADI

ZÜMRÜT CAMİİNDE YAZ KURSİYERLERİ İLAHİYLE COŞTURUP, TİYATROYLA NOKTALADI

AV. YAKUP UÇAR MUHTEŞEM DÜĞÜNLE DÜNYA EVİNE GİRDİ

AV. YAKUP UÇAR MUHTEŞEM DÜĞÜNLE DÜNYA EVİNE GİRDİ

YÜZME KURSUNA KATILAN 324 ÖĞRENCİ ARASINDA YÜZME YARIŞMASI YAPILDI

YÜZME KURSUNA KATILAN 324 ÖĞRENCİ ARASINDA YÜZME YARIŞMASI YAPILDI

MEVLÂNA”YA GÖRE AŞK, AKIL VE FELSEFEYE ALTERNATİF Mİ?
  • BEYHANASMA
    • BEYHAN ASMA
    • BEYHANASMA@kayserihakimiyet2000.com
    • 7 Temmuz 2015 - 16:02:53

Bilindiği üzere akıl kelimesi dilimize Arapça”dan geçmiş ve bağlamak anlamına gelmektedir. İnsanın duygular, kavramlar ve olaylar arasındaki bağlantı kurma melekesine verilen addır. Batı dillerinde ise İntelligent kelimesiyle anlatılır. Seçim yapan melekenin adıdır. Türkler, bu kavrama Us demişlerdir ki, o da daha ziyade davranışları kontrol eden melekenin adıdır. İnsanı diğer canlı varlıklardan ayıran özelliği başta olmak üzere, onun maddî ve manevî bütün inanç ve değerlerinin ölçüsü ile bilim ve teknoloji adına mal edilebilecek her türlü üretimin hepsi, akıl ve aklın ürünüdür. Hatta bir Alman filozofunun dediği gibi, “ampülde yanan tungsten madeni değil, insan aklıdır”.Akıl bu derece önemli bir nimet iken acaba bizim bütün problemlerimizi çözmeye, bizi hakikate götürmeye muktedir midir? Düşünce tarihine baktığımız zaman, bu konunun çok ele alındığını ve bu yoldan çok geçildiğini görürüz. Her bir düşünürün kendi ekolü doğrultusunda bir yere oturtmak istediği akıl, zaman içinde ifrat ve tefrit oluşumunu hızlandırmıştır. Bazen de bu oluşuma karşı, akla sınırlar çekilerek, araya köprüler kurulmaya çalışılmıştır. Mevlâna”nın eserlerinde akıl ve felsefe hatta filozoflar zaman zaman dile getirilir. Mevlâna üzerine çalışmalar yapanlar, eğer onun bu kavramlar konusunda gerçek düşüncelerini anlayamaz ve eserlerini analiz edemezse çoğu zaman yanılgıya düşüp, Mevlâna”yı bir tezat girdabına atmaktadır. Mevlâna”nın aşk anlayışını, onun akıl ve felsefe anlayışının zıt bir telakkisi zannedip, akıl ve felsefe düşmanlığını körüklemekte olduğu vehmine kapılırlar. Halbuki onun eserlerini derinlemesine inceleyenler, göreceklerdir ki, Mevlâna hiçbir tezada düşmeksizin kavramları yerinde kullanıyor ve her bir kavramın anlam sınırlarını olması gerektiği kadar ve insanın hedefi açısından belirliyor. Nitekim daha önceki çalışmalarımızda onun akıl, felsefe ve aşk hakkındaki düşüncelerini ayrı ayrı dile getirmiştik. Şimdi ise, önce onun akıl, felsefe anlayışını çok kısa bir şekilde özetledikten sonra, aşk anlayışına bir tezat teşkil edip etmediğini hep birlikte göreceğiz. Mevlâna, aklı Allah”ın ilk yarattığı varlık olarak görür ve “O yüceler yücesi, iki dünyadan da önce aklı yaratmadı mı?”(Mesnevî, VI, 1940) sözüyle ifade eder. Mevlâna akıl hakkında klasik İslam düşüncesinin kavramlarını kullanır ve onu külli ve cüz”i akıl diye ikiye ayırır. Kainatı idare eden akıl külli, ferdî akılların her biri de cüz”î akıl kategorisinde yer alır. Filozoflar külli aklı, yaratıcı kudretin aktif tecellisi kabul ederken mutasavvıflar, insan-ı kâmil”in her türlü kayıttan kurtulmuş aklı olarak görürler. Aynı zamanda o, Tanrı”nın bilgisinin mahzarıdır ve Cebrail”e benzetilir. Nitekim Mevlâna da onu Cebrail”le birlikte anar ve ona göre Sidretü”l-müntehâ kavramı da akılla anlaşılmaz şeylerin sınırlarını ifâde eder. Ondan öteye refrefle gidilir. Vahdet de her türlü vehmi varlığın yok edilmesiyle gerçekleşir.
“Akıl Cibril gibidir, Ahmet der, bir adım daha atarsan yakar yandırır bir adım beni…”( Mesnevî, I, 1070).
“Abdal”ın aklı Cebrail”in kanadına benzer; mil-mil, Tâ Sidre”nin gölgesine dek uçar(…)” (Mesnevî, VI, 4150).
Cüz”i akıllar konusunda da farklılıklar gören Mevlâna, Mesnevî”de bunu şöyle dile getirir:
“Akıl vardır, güneş değirmisine benzer; akıl vardır; Zühre yıldızından da aşağıdır, akan yıldızdan da aşağı…
Akıl vardır, sarhoş kandiline benzer; akıl vardır, teş gibi parıl-parıl parlayan bir yıldıza benzer.
Önünden bulut kalktı mı, Tanrı tecellisini gören bir ışık kesilir; akıllara faydalar verir.
Ama cüz”i akıldır ki aklın adını kötüye çıkarmıştır; dünya dileğinin, insanı dileksiz bir hâle etirdiği gibi” (Mesnevî, V, 459-463)
“Güzellerin nasıl birbirinden farkları, üstünlükleri varsa insanların akıllarında da fark vardır”(…)(Mesnevî, III, 1538)

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz