T.C.KAYSERİ 1. İCRA DAİRESİ ILN00668910

T.C.KAYSERİ 1. İCRA DAİRESİ ILN00668910

EŞREF BİTLİS PARKI VATANDAŞIN HİZMETİNDE

EŞREF BİTLİS PARKI VATANDAŞIN HİZMETİNDE

BAŞKAN PALANCIOĞLU KIRSAL MAHALLELERİ ZİYARET ETTİ

BAŞKAN PALANCIOĞLU KIRSAL MAHALLELERİ ZİYARET ETTİ

EMNİYETTEN  ASAYİŞ RAPORU

EMNİYETTEN ASAYİŞ RAPORU

KAYSERİ SAVUNMA SANAYİSİNDE MÜJDELİ HABERİ BEKLİYOR

KAYSERİ SAVUNMA SANAYİSİNDE MÜJDELİ HABERİ BEKLİYOR

MHP VE ÜLKÜ OCAKLARINDAN 12 EYLÜL TEPKİSİ
MHP VE ÜLKÜ OCAKLARINDAN 12 EYLÜL TEPKİSİ

MHP Kayseri İl Başkanı Baki Ersoy, 12 Eylül 1980 darbesi ile ilgili açıklama yaptı. Ersoy, ”12 Eylül Darbesi veya 1980 İhtilali, Türk Silahlı Kuvvetlerinin 12 Eylül 1980 günü emir-komuta zinciri içinde gerçekleştirdiği askeri müdahale. 27 Mayıs 1960 darbesi ve 12 Mart 1971 muhtırasının ardından Türkiye Cumhuriyeti tarihinde silahlı kuvvetlerin yönetime üçüncü açık müdahalesidir. Bu müdahale […]

MHP Kayseri İl Başkanı Baki Ersoy, 12 Eylül 1980 darbesi ile ilgili açıklama yaptı. Ersoy, ”12 Eylül Darbesi veya 1980 İhtilali, Türk Silahlı Kuvvetlerinin 12 Eylül 1980 günü emir-komuta zinciri içinde gerçekleştirdiği askeri müdahale. 27 Mayıs 1960 darbesi ve 12 Mart 1971 muhtırasının ardından Türkiye Cumhuriyeti tarihinde silahlı kuvvetlerin yönetime üçüncü açık müdahalesidir. Bu müdahale ile Süleyman Demirel’in Başbakan’ı olduğu hükümet görevden alındı, Türkiye Büyük Millet Meclisi lağvedildi, 1970 sonrasında değiştirilen 1961 Anayasası tamamen rafa kaldırıldı ve Türkiye siyasetinin yeniden tasarlandığı bir askerî dönem başladı. Bu dönem yaklaşık dokuz yıl sürdü” dedi. Ersoy, açıklamasına şöyle devam etti; ’’12 Eylül aslında Türkiye’yi düzene sokmak için yapılmıştır. Ama ülkemiz 12 Eylül darbesinden sonra daha kötü olaylarla karsı karsıya kalmıştır. 12 Eylül darbesinden sonra PKK denilen terör örgütü oluşturulmuş doğu da ve güney doğu da masum sivilleri öldürerek can almaya başlamıştır. Halen Ülkemizin en büyük sorunu olarak gündeme gelen terör 12 Eylül darbesinin meyvesidir. 12 Eylül den sonra okuyan araştıran genç nesil yok edilmiş ve yerine yobaz kimseden haberi olmayan bir gençlik yetiştirilmeye çalışılmış ve çalışılmaktadır. Biz , ülkücüler, ülkemizin bekası, bölünmez bütünlüğü, vatanımız için, milletimiz için gözünü kıpmadan ülkü yolunda, ülkü uğrunda , nice şehitler verdik. 12 Eylül Sehpaların, silahların gölgesinde yapılan yargılamalar. Hukuk kurallarının askıya alınması. Türkiye’yi, terörden kurtarmak için darbe yapanlar, yeni bir terör biçiminin müsebbibi oldular. 12 Eylül, darbenin hukuku ile terörün hukuku arasında hiçbir farkın olmadığını gösterdi. Doksan gün süren göz altılarda onlarca genç hayatını kaybetti, yüzlercesi sakat kaldı. İşkence altında alınan ifadelerle binlerce insanın hayatı karartıldı. 1983 yılının sonuna kadar idam sehpaları giyotin gibi çalıştı. 12 Eylül Türk milletinin vicdanında çoktan mahkum olmuştur. Mahkum olmasına olmuştu ama nice devler, nice kahramanlar, nice vatan aşkıyla yanan, iman dolu kalplerin yok olmasına sebep olmuştur. Gencecik yaşlarında ülküleri uğrunda savaşan, ülkeyi karanlığa itmek isteyenler ile mücadele veren, önlerine set olan ve tek suçları ülkelerini sevmek olan kalpleri imanla dolu olan ve bu yüzdende körelmiş zihniyetin, satılmış kuklaların karsılarına aldığı, asılmaları için, idam ettirilmeleri için her yolu seçtiği ve binlerce genç ülkü devine kıydığı, kalpleri imanla dolu ağabeylerimizin haince öldürülmeleri ve idam edilmelerini arasından tam 37 yıl geçti ama ülkücü camia asla ülkü şehitlerini unutmadı ve unutmayacaktır. Bir bengü taşa kazınıp binlerce yıl sonrasına ulaştırılması gereken şu satırlar rahmetli Selçuk Duracık abımızın idamından önce ailesine yazdığı bir mektuptan alınmıştır. Ülkücülerin sahip olduğu iman sevgi, aşk, vefa, sadakat, sabır, gibi bütün güzel duygu ve hasletlerin tamamı bu satırlarda gözler önüne serilmektedir: “Muhterem babacığım ve anneciğim, bu mektubu son ebedi yolculuğumuz olan Allah’ın huzuruna çıkmadan önce yazmış bulunuyorum. Yüce Mevla’m sizlere sabır ve dayanma gücü versin. Benim ve sizlerin başına gelen her ne ise, Cenab-ı Allahtan gelmiştir. Onun için sabır edin, şükredin ki, geçmiş ve gelecek günahlarımız, Mevlamın vermiş olduğu musibetlerle temizlensin. Aksi halde sabır etmezsek, Mevlamızın daha çok musibet belaları üzerimize gelir. Onun için hiç üzülmeyin. Çünkü Yüce Mevlamız bir Ayet-i Kerime’de şöyle buyurmaktadır: “Kullarımdan birisine bedeninde veya malında veya evladında bir musibet yönettiğim zaman, sonra da o da güzel bir sabır ile karşılarsa, kıyamet günü onun için mizan kurmak veya onun için defter açmaktan haya ederim.” Durum böyle olunca bizlere güzel bir sabır ve şükretmek düşüyor.”12 Eylül 1980 askeri darbesini, dış mihrakların oyunlarını, ülkenin daha çok gerilemesini sağlamasını, körleşmiş zihniyeti, Türk Milliyetçileri’ne yapılan zulmü, tek suçları vatanı sevmek olan ve bu yüzden idam ettirilmiş olan ülkü devlerimizi asla unutmayacağız ve unutturtmayacağız. Milliyetçi Hareket Partisi olarak; Allah için, Vatan için, Bayrak için, canından geçip, şahadet şerbetini içen başta Halil Esendağ, Selçuk Duracık, Mustafa Pehlivanoğlu, Cengiz Baktemur, Ali Bülent Orkan, Cevdet Karataş, Fikri Arıkan,Velican Oduncu Ahmet Kerse İsmet Şahin ve tüm ülkücü şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz. Ve diyoruz ki: “Unutmak,tükenmektir!” “Zulüm,asla, payidar olmaz.”

MHP Kocasinan İlçe Başkanı Hacı Ali Doğan, “12 Eylül’ü ortaya koyan zihniyet, Türkiye’ye çok şey kaybettirmiştir” dedi.

12 Eylül askeri darbesinin üzerinden 37 yıl geçtiğine işaret eden Doğan, “Ezan seslerinin susmaması, bayrağımızın inmemesini istedikleri için, Türk İslam davasını savundukları için gencecik fidanlarımız suçsuz yere idam edildi. Asılsız suçlamalarla işkence altında alınan ifadeler gerekçe gösterilerek idam edilen Ahmet Kerse, Ali Bülent Orkan, Cengiz Baktemur, Cevdet Karakaş, Fikri Arıkan, Halil Esendağ, İsmet Şahin, Mustafa Pehlivanoğlu ve Selçuk Duracık’ın aziz hatıraları hala yüreklerimizi yakmaktadır. Toplumu her türlü demokratik hak arayışını baskı ve zorla sindirmeye çalışan, işkenceyi, terörü kurumsallaştıran bu zihniyet, Türkiye’ye çok şey kaybettirmiştir. 12 Eylül 1980 darbesinin 37.yıl dönümünde; bu kara günde başta başbuğumuz merhum Alparslan Türkeş’i, tüm ülkücü şehitlerimizi, haksız yere idam edilen ve işkence altında can veren kardeşlerimizi büyük bir hüzün içerisinde rahmetle anıyor, 12 Eylül’ün oluşturduğu kurumları ve o zihniyeti tarihin çöplüğüne atma kararlılığımızla demokratik hukuk devleti olma yolumuzda bedel ödeyen tüm ülküdaşlarımı sevgi ve saygılarımla selamlıyorum. Yüce Allah böyle karanlık günleri ülkemize bir daha yaşatmasın” diye konuştu.

Öte yandan Ülkü Ocakları Kayseri İl Başkanı Volkan Çolak, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin yıl dönümü sebebiyle yazılı bir açıklama yaptı.
12 Eylül 1980 darbesi ile Türkiye’de demokratik rejimin rafa kalktığını hatırlatan Ülkü Ocakları Kayseri İl Başkanı Volkan Çolak “ Tarih boyunca Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne yön verip rota çizmek isteyen emperyalist güçler, 12 Eylül 1980 öncesinde de bu emellerini komünizm denilen kana susamış canavarın aracılığıyla gerçekleştirmek istemiştir.Ülkücü Hareket ve onun şerefli mensupları “Bölünmesin diye millet, baki kalsın diye devlet” diyerek bölücülerin karşısında durmuş, kendilerini feda ederek Türkiye’yi böldürmemiştir.Ülkücü Hareket’in bu vatanperver çabasına karşı, hareketimiz dönemin yönetimi tarafından darağaçlarıyla, mahpuslarla, işkencelerle ve sürgünlerle ödüllendirilmiştir (!). Şairin de ifade ettiği gibi 12 Eylül’de “biz kırk kere İsmail olsak da; devletimiz bir kere İbrahim olmadı.” Buna rağmen, 5 bin kere can versek de bir gün olsun ebed müddet diye bildiğimiz devletimize sırt dönmedik, küsmedik. Fakat devletini yaşatmak, vatanını sevmekten başka hiçbir suçu olmayan Ülkücü Hareket için 12 Eylül mahkemeleri; zulmün, işkencenin ve adaletsizliğin birer örneği olarak hatırlanacaktır.” dedi. (Kurum Haber)

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz