AGÜ’DE TÜRKİYE-GÜNEY KORE ORTAK SEMPOZYUMU

AGÜ’DE TÜRKİYE-GÜNEY KORE ORTAK SEMPOZYUMU

NURULLAH AYDIN’IN KALEMİNDEN ABD-TÜRKİYE ANTLAŞMALARI

NURULLAH AYDIN’IN KALEMİNDEN ABD-TÜRKİYE ANTLAŞMALARI

MHP MİLLETVEKİLİ ADAYI ÖZDEMİR’E ÖZVATAN’DA YOĞUN İLGİ

MHP MİLLETVEKİLİ ADAYI ÖZDEMİR’E ÖZVATAN’DA YOĞUN İLGİ

ZEHİR TACİRİ İKİ KİŞİ YAKALANDI

ZEHİR TACİRİ İKİ KİŞİ YAKALANDI

MELİKGAZİ EMLAK VERGİSİ İÇİN VEZNELER HAFTA SONU AÇIK

MELİKGAZİ EMLAK VERGİSİ İÇİN VEZNELER HAFTA SONU AÇIK

MİLLİ KİMLİĞİMİZ VE SES BAYRAĞIMIZ: TÜRKÇE
  • OSMANİKİNCİ
    • OSMAN İKİNCİ
    • osmanikinci@kayserihakimiyet2000.com
    • 16 Nisan 2018 - 11:09:18

Birleşmiş Milletlerde 193 devlet vardır. Bu devletlerinde her birinin ortak bir resmi dili vardır. Hiçbir devlet bu resmi dilini yani ses bayrağını tartışma konusu yapmaz .Bizde ise tartışma konusu yapılır.Bunu yadırgıyor ve şiddetle kınıyorum. İşte bu düşünceden hareketle Türkiye’de de Türk Milletinin ses bayrağı, milli kimliği, resmi dili Türkçedir. Ve yine anayasamıza göre eğitim dilimizde Türkçedir. Son zamanlarda resmi dil olan Türkçe tartışılır hale getirildi ve dil birliği bozulmak üzeredir. Türkiye’miz adeta çok milletli, çok dilli, çok mezhepli, çok ırklı bir hale adım adım, safha safha ve sindirile sindirile getirilmektedir. Bu millete yapılacak en büyük ihanet, en büyük bölücülük ve yıkıcılık dil birliğini bozmak ve farklı dillerde eğitim yapabilme izni verilmesi olacaktır. Bir ülkede farklı lehçeler, farklı ana dilde konuşmalar olabilir, ancak bu resmiyette, kamu kurum kuruluşlarında, belediyelerde ve kamuya açık yerlerde olamaz, izin verilmemelidir. Bugün maalesef Doğu ve Güneydoğu bölgelerimizde bazı illerde Türkçe ifadeler, Türkçe levhalar, Türkçe ilanlar ve Türkçe tanıtımlar yanına dil birliğini bozan farklı dillerde yazılar, ilanlar ve levhalar asılmaya başlanmış ve oldukçada mantar gibi çoğalmışlardır. Bu gidiş çok tehlikelidir. O yazılar, o ilanlar, o levhalar oralarda uzun müddet kaldıkça, farkında olmadan insanların şuuru altında yer edecek, alışacak ve bir müddet sonra normal hale gelecektir. Bundan kesinlikle kaçınmalıyız, gerekli ve etkili tedbirler alarak bu yazıları derhal kaldıracak, temizleyecek ve devlet gücüyle yapılacak çalışmalar geciktirilmeden alınmalıdır. Ses bayrağımız vatanın her köşesinde dalgalanmalıdır ve herkes onun birliği üzerine, kendi namusu gibi bakmalı ve titremelidir
AB ÜYESİ DEVLETLERDE VE AMERİKA’DA RESMİ DİL(TEK DİL) UYGULAMALARI
AB üyesi Slovakya’da 500.000’den fazla Macar yaşamaktadır, bunlar kendi ana dillerinde eğitim yapma ve konuşma isteklerini Slovak parlamentosuna iletirler. Ancak bu parlamento derhal toplanarak bu talebi kesinlikle yasaklayan kanun çıkarır ve halen uygulamaktadırlar. Bu uygulamaya şuana kadar Avrupa birliğinin hiçbir ülkesinden ve kendisinden bu yasaklamayla ilgili bir çıt bile çıkmamıştır. Diğer taraftan Paris’te bir mahkemede sanıklar Korsika dilinde ifade vermek istediler. Ancak mahkeme heyeti derhal müdahale ederek onları dışarı çıkardı ve mahkeme duruşması durduruldu. Ve bir daha böyle bir taleple mahkeme heyeti toplanmayacaktır ve duruşma yapılmayacaktır şeklinde açıklama yapılarak bu talep yasaklandı ve uygulanamadı. Yine Amerika da 2007 yılında “dil birliği kanunu” çıkarıldı ve şöyle bir gerekçe yazılarak kanun yürürlüğe konuldu. ABD’ de farklı dil, farklı din, köken ve kollar olabilir. Ancak bunların ortak dilleri İngilizcedir, bu dilin haricinde hiçbir dille eğitim yapılamaz, mahkeme duruşması yapılamaz, denildi ve dil birliği kanunu işletilmeye başlandı. Bu duruma ne Amerika da nede farklı ülkelerden böyle bir şey yapamazsınız bu yasakçılıktır diye bir itiraz gelmedi, gelmesi de mümkün görünmüyor. Avrupa birliği ülkelerinde özellikle ;Almanya, İngiltere, Fransa, Avusturya ve Yunanistan meclislerinde, okullarında, devlet kurum kuruluşlarında devletin resmi dilini koruma, geliştirme ve takip etme konusunda kendi meclislerinde dillerini koruma kürsülerini kurmuş bulunmaktadırlar. Türkiye ye baktığımızda ise dil konusunda durumumuz içler acısıdır, acınacak bir durum vardır. Dili koruma ve geliştirme meclis kürsülerimiz olmadığı gibi; hem içten hem dıştan iş birliği yapanlar Türkçenin yanında ikinci bir dille eğitim yapılabileceği alt yapısını oluşturmaktalar, dışarıdan ve içerden baskılar yapmaktalar ve “bizde anadilimizde eğitim istiyoruz” diye çığırtkanlıklar yapılmasına göz yumulmaktadır. Bu konuyla ilgili sanal medya da ve bazı gazete sütunlarında başbakanın Diyarbakır gezisi esnasında bir sanatçıya “biraz daha sabredin, şuanda buna hazır değiliz ileride anadilde eğitim hakkınıda vereceğiz” şeklinde söz vermeler ve vaatler olduğu ifade edilmektedir. Ben buna ihtimal vermiyor ve böyle olacağına da inanmıyorum. Bu haberin bir uydurmaca ve fısıltı olduğuna inanmak istiyorum. Aksi izahı mümkün değildir. Şayet doğru olursa orta vadede Türk milletinden zorla ve sezeryanla ameliyat yapılarak “yeni bir millet “doğurtulmasına ebe olmuş olurlar. Buda Türk milletine yapılacak en büyük kötülüktür ve ihanettir. Bunun hiçbir haklı gerekçesi ve izah da olamaz ve kabul de edilemez. Çünkü milleti bir arada tutan ve çimento vazifesi gören şey ortak dil birliğidir. Ve bu konuda rahmetli Atatürk son nefesini verirken bile şu vecizeyi söylemiştir: “ Türk diline sahip çıkın, onu yabancı dillerin boyunduruğundan koruyun ve onun aslını bozdurmayın bu benim size vasiyetim olsun” demiştir. Bize baskı yapanlar, nasihatte bulunanlar kendi gözlerindeki merteği görmez, bizim gözümüzdeki çöpü görürler. Kendi memleketlerinde yasaklar asla izin vermezler ama bize gelince insan haklarından bahsederler. Artık bizim karnımız bu nasihatlere toktur. Herkes kendi işine baksın, burnunu bizim ülkemize sokmasınlar. Yani bize engel olmasınlar gölgelerini istemiyoruz.Ses bayrağımız özgürce dalgalanmasına devam edecektir.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz