Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

SON DAKİKA


googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
GÜNER KARABULUT

MOLA ALDIK

Bu haber 05 Kasım 2018 - 11:04 'de eklendi ve 23 kez görüntülendi.
MOLA ALDIK

Basketbol oyununda diğer müsabakalarda pek görmeye alışkın olmadığımız bir kural vardır. On’ar dakikalık dört periyot da oynanan bu oyunda her takım ilk üç periyotta birer kez, dördüncü periyotta iki kez ve uzatma periyotlarında ise ikişer kez, bir dakika süresi olan mola hakkına sahiptir.
Genel seçimler öncesi çıkan bir kayıkçı kavgası ile dolar aldı başını gitti. Büyüklerimiz bize “Dünyanın egemen güçleri ekonomik savaş başlattı” diye bize bilgi verdiler. Ahali de savaşa, direnişe  katkı vermek adına yakında yapılacak eş dost düğünü için alınmış yirmi veya elli doları geçmeyen paralarla döviz bürolarının  önünde kuyruk oldu. Gerçi bizim bozdurduğumuz O dolarları gece yarısı yarı fiyatına başkaları aldı ama olsun, biz görevimizi yapmıştık. Hem yarı fiyatına satın alanlar mutlaka mübarek insanlardır ve hayırlı bir amaç için kullanacakları kesindir. Yoksa o satın alan kişilerin çoktan bir terör örgütü üyesi oldukları belirlenirdi.
O toz duman arasında tepelerden gelen çağrıya uyan necip milletimiz ayağa kalkmış, tetik de beklerken kola döküp, bozuk Amerikan telefonu kırarak zaman geçiriyor ama hiç sormuyordu “Bu kadar zayıf hale nasıl geldik?”diye. Günah keçisi olarak ortada bir Papaz var ve herkes onun ne “Hin oğlu hin” olduğunu konuşuyor, resmi otorite bunu onaylıyor  “Bizim papazı vermeden, bizde size verilecek papaz mapaz yok” deniyordu. Acil tedbirler alınıp piyasanın ateşini düşürme gayreti ile, eski bir reçete olan “Yüksek faiz, düşük kur” çaresine başvuruluyor ve kapı arkalarında yapılan görüşmelerle “Valla billa hala dostuz” güvenceleri veriliyordu. Öyle olmasa, içeriği ahali tarafından hiç bilinmeyen BOP projesine “Bundan kelli tanımıyoruz” neden demedik?
Başı sıkışınca bütün Cumhuriyet hükümetlerinin yaptığı gibi Rusya ile sıkı fıkı olduk ve araya Iran da ilave edildi. Anlamadığım nokta şurası. Amerikan seçimleri zamanında Trump kazansın diye Putin ona yardım etmiş ve bu iddia kabul edildi. Putin, Trump dostu ise Trump’a karşı Putin ile nasıl bir birliktelik oluşabilir? Vardır elbet mantıklı bir açıklaması. “Her şer bir hayra kapı açar derler” Ne kadar hayırlı bilinmez ama bu arada AB ile görüşmeler yeniden başlama noktasına geldi ve “Alamanya” sevdamız depreşti.
Devamında ise bağımsız Türk yargısı nihai karar verip Papaz efendiyi serbest bırakıp evine gönderdi. Bağımsız yargı “Andımız” konusunda bizleri şaşırttı ve bağımsız olmayı daha hazmedemediği ortaya çıktı. Ama süreç içinde elbet “Bağımsız yargı nasıl olunur?” diye ders çalışıp öğrenecekler mutlaka. Andımızı Mehmet Akif yazmış olsaydı bir sorun teşkil edermiydi bilinmez. Ancak bu and’ı Istiklâl mahkemelerinin Savcısı olan Reşit  Galip yazdığı için mi sorun oluyor diye akla bir soru gelmiyor değil.
Sonuç olarak, görüntü itibariyle kavga gürültü biter gibi bir durum ortaya çıktı ve karşılıklı olarak Amerika ile yaptırımları kaldırıldığı açıklandı. Dolar gerilemeye başladı ve lira olarak yapılan zamlar kuruş olarak geriye alınıyor gibi yapıldı. Işte bu durum basket maçında alınan mola ile aynı anlama gelmektedir. “Yerel seçimlere kadar bize dokunulmasın, hele vatandaş huylanmadan bize yerel seçimlerde  oy versin, gerisini hallederiz” mantığı ile hareket edilmekte ve sorunlar ertelenmekte. Çünkü bizim sorunumuz Papaz falan değil borç ile dönen bir ekonomik yapıya sahip olmamız. Köyünde dededen kalan tarlaları satıp bitiren ve banka kredisi ile ulufe dağıtan, alem yapan cahil torun hallerindeyiz.
Çaresi nedir derseniz eğer, tek kelime ile söyleyeyim. Samimiyet.  İktidarı, muhalefeti, kamu ve özel sektörü,  sivil toplum örgütleri, vatandaşı kısaca bir ülkeyi ülke yapan bütün faktörlerin samimi olması. Hepsinin gelecek üzerine ortak bir hedefe odaklanması ve üzerine düşen gayret ve çalışmayı şahsi çıkar peşinde olmadan layıkıyla yapması. Ötekileştirme gayretleri ile topluma ayar verip oy toplama derdine düşen zihniyet elbette bu yanlışını görmek zorundadır. Gerilim siyaseti onarılmaz tahribata yol açabilir. Germeyin bizleri…

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA