VE… KUPA’DA RAKİBİMİZ….ANTALYASPOR

VE… KUPA’DA RAKİBİMİZ….ANTALYASPOR

BÜYÜKKILIÇ’IN ENİŞTESİ SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI

BÜYÜKKILIÇ’IN ENİŞTESİ SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI

TOPLANAN VERGİLERLE ÇEVRE YATIRIMI

TOPLANAN VERGİLERLE ÇEVRE YATIRIMI

MOBİLYANIN “SİLİKON VADİSİ” KAYSERİ’DE AÇILACAK

MOBİLYANIN “SİLİKON VADİSİ” KAYSERİ’DE AÇILACAK

BEDİR: HESABIMIZA, KİTABIMIZA, TAKIMIMIZA BAKAR VE GEREKENİ YAPARIZ

BEDİR: HESABIMIZA, KİTABIMIZA, TAKIMIMIZA BAKAR VE GEREKENİ YAPARIZ

MUAMMER YILMAZ’IN KALEMİNDEN…. DEĞERLİ DOSTUM AHMET VEHBİ ECER

( Ölüm iki nefes arası / Size de gelir sırası )

Şu yalancılar kahvesinin en şaşmaz ve yanılmaz konularından biri hiç şüphesiz ölüm vakasıdır

Dünya bir imtihan ve ibretler mahşeridir. İlk bakışta insana içi boş ve tatlı gelir, nefse tazelik ve canlılık verir. Fakat nefsinin esiri olanlara girdap, suyu serap, çocukların heves ettiği yaladıkça çabuk biten bir elma şekeridir.

Dışı boyalar ve renkler cümbüşü, içi ise viraneler yurdu olan yalancılar kahvesine bel bağlayanları aldatır, zelil eder, nefessiz ve aşksız ve yurtsuz bırakır.

İnsanoğlu, doğuştan itibaren, bir ölüm yaftasını bir halka gibi boynunda taşımasına; “Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döneceksiniz.”, “Biz Allah’a aidiz ve yine ona döneceğiz” Yüceler Yücesinin buyruğuna rağmen insanoğlu yine de vurdumduymaz, mal ve mülkün peşindedir. Her gün cenaze sahnelerini seyrettiği, en yakınını kaybettiği halde, ölümü

kendisinden uzak görür.

Tezatlar içinde kıvranan ve çoğu zaman zıvanadan çıkan insanoğlu, başkasının öldüğüne inanırda, kendi eceline inanamaz, durmadan erteler. Şuur altında ve ruhunun derinliklerinde Üstat Necip Fazıl’ın dili ile, içten içe yine de ecele çare arar:

Gökte zamansız hangi noktada?

Elinde ise yıldız yıldız hecele

Hüküm yazılı iken kara tahtada

İnsan yine çare arar ecele

Oysa insan ölmek için vardır. Aslında bir hiç olan bu yalancılar kahvesine misafir olarak gönderilmiştir. Bu misafirlik ya kısa, ya da uzun sürse de akıbet değişmez. Gönüller Sultanı Yunus Emre’de ne ibretli söyler:

Mal sahibi mülk sahibi

Hani bunun ilk sahibi

Mal da yalan mülk de yalan

Var git (sen) biraz daha oyalan

İnsan her ölene üzülürse de dostlarının ölümüne bir başka üzülüyor. Değerli Dostum ve Ağabeyim Ahmet Vehbi Ecer Bey’in ölüm haberini aldığım zaman, en yakınımı kaybetmiş gibi çok mu çok üzüldüm.

Sevgili Dostumun vücudunun hemen her tarafında çıkan ve bir türlü geçmek bilmeyen ve gittikçe de azan, beni andıran lekelerden epey muzdaripti. Bu durumu yakından bildiğim için her telefon edişimde halini hatırını sorardım.

Hocamla dostluğumuz TED Kolejinde başlamıştı. Kendisi ücretli olarak Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi dersine gelirdi. Rahmetli müdürümüz Aydın Baba, öğretmenlerimiz ve öğrenciler kendisini çok severlerdi.

Vehbi Bey’le birlikteliğimiz Sanatçılar Derneğinde daha da olgunlaşmış ve son birkaç yıl içinde daha da gümrahlaşmıştı. Değerli Hocamızın yeni çıkan kitaplarını alır almaz hemen kaleme sarılırdım. Bu uzun yazılarımdan çok memnun olurdu. Kendisi de rahatsızlığına rağmen benim birbiri arkasına çıka kitaplarımı gazete ve dergide değerlendirmekten geri durmazdı.

Sevgili Hocamla son görüşmemizin arasından üç ay geçmesine rağmen hanımımın da hastalığından dolayı kendisi bir türlü arayamamıştım. Ben kendisini aramasam o mutlaka beni arar, Yoğunburçta buluşur dertleşirdik.

Son olarak Vehbi Bey’i aradığımda doktor kızından kalp krizi geçirip yoğun bakımda olduğunu ve durumunun hiç de iyi olmadığını öğrendiğimde beni niçin aramadığını anlamıştım.

8 Aralık Pazartesi günü Hocamızın vefat ettiği haberini aldığımda yüreğimin ve ciğerimin yarısının gittiğini hissettim. Son derece babacan, güler yüzlü, yardımsever, velut bir kalem olan Vehbi Bey; 20’in üstünde kitap yayınlayarak Türkiye’mizde ismini duyurmuş bir Yesevi aşığı idi.

Bir bir nice değerlerimizi kaybediyoruz; gidenlerin yeri bir türlü dolmuyor, doldurulamıyor. Biz de kağıda ve kaleme sarılmak kalıyor, oysa kalem-kağıt üzgün, dil suskun.

Ne diyelim? Nasıl feryat edelim? Şah damarımızdan yakın ölüm hepimizin kapısını bir gün çalacak. Bugüne bana ise, yarın da sana…

Değerli Hocamıza Allah’tan rahmet diliyor, makamı cennet olsun diyorum.

 

  • Etiketler
  • Açıklama
  • ( Ölüm iki nefes arası / Size de gelir sırası ) Şu yalancılar kahvesinin en şaşmaz ve yanılmaz konularından biri hiç şüphesiz ölüm vakasıdır Dünya bir imtihan ve ibretler mahşeridir. İlk bakışta insana içi boş ve tatlı gelir, nefse tazelik ve canlılık verir. Fakat nefsinin esiri olanlara girdap, suyu serap, çocukların heves ettiği yaladıkça çabuk […]
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz