TERÖR ÖRGÜTÜNÜN PROPAGANDASINI YAPAN BİR KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

TERÖR ÖRGÜTÜNÜN PROPAGANDASINI YAPAN BİR KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

BÜYÜKKILIÇ’TAN HUZUREVİ ZİYARETİ

BÜYÜKKILIÇ’TAN HUZUREVİ ZİYARETİ

ATAŞ, KIRSALDAKİ VATANDAŞI UNUTMADI

ATAŞ, KIRSALDAKİ VATANDAŞI UNUTMADI

AK PARTİ MİLLETVEKİLİ ADAYI YÖRÜK TOMARZA’YI ZİYARET ETTİ

AK PARTİ MİLLETVEKİLİ ADAYI YÖRÜK TOMARZA’YI ZİYARET ETTİ

MELİKGAZİ AİLESİNDE BAYRAMLAŞMA

MELİKGAZİ AİLESİNDE BAYRAMLAŞMA

MUAMMER YILMAZ’IN KALEMİNDEN DOST DOST DİYE
MUAMMER YILMAZ’IN KALEMİNDEN DOST DOST DİYE

Bir kişiyi ötekine bağlayan arkadaşça sevgi duygusuna, bir başka tabirle arkadaşlığın ilerlemiş haline “Dostluk” diyoruz. İçimizde öyle halis ve temiz duygular vardır ki gönülden gönüle bir iksir gibi akar; kalpleri birbirine sımsıkı bağlar. Bu dünyada dostluk olmasaydı herkesin tek başına yaşaması, kimsenin kimseyi tanımaması ve kimseyle konuşmaması gerekirdi. Bu ise insan için mümkün değildir. Hayatımız […]

Bir kişiyi ötekine bağlayan arkadaşça sevgi duygusuna, bir başka tabirle arkadaşlığın ilerlemiş haline “Dostluk” diyoruz. İçimizde öyle halis ve temiz duygular vardır ki gönülden gönüle bir iksir gibi akar; kalpleri birbirine sımsıkı bağlar.
Bu dünyada dostluk olmasaydı herkesin tek başına yaşaması, kimsenin kimseyi tanımaması ve kimseyle konuşmaması gerekirdi. Bu ise insan için mümkün değildir.
Hayatımız boyunca bunalımlara düştüğümüz ve sıkıntılar içinde kıvrandığımız günler çok olmuştur, yaşadığımız müddetçe de olacaktır. O halde kim dostunun kapısını çalıp dertlerinden biraz olsun kurtulmak istemez. “Derdini söylemeyen derman bulamaz” derler. Gerçi derdimizi söylediğimiz zaman da derman bulamadığımız anlar oluyor. her şeye rağmen kendimiz için de, başkaları için de, boşalmanın bir ihtiyaç olduğunu kabul etmek lazımdır. Öyle ki boşalmak insanlar için bir ihtiyaçtır. En gizli sırlarını çekinmeden açabileceği hakiki bir dostu olan insana ne mutlu.
Bugün insani ilişkilerimizde madde ön plânda yer alıyor. Hükümlerimizi maddi ölçülere göre veriyoruz. Bütün bunların neticesinde manevi değerler, ihmale uğruyor veyahut ortadan kalkıyor.
İnsanın dünyada dertleşebileceği, sırrını acabileceği, ödünç para isteyebileceği, gerektiğinde evinde kalabileceği bir dostu mutlaka olmalıdır. Böyle bir dosta sahip olmak için her şeyden önce bu vasıfları, karşımızdakinin bizde bulması gerekir. Hayatın gayelerinden biri de aranan dost olabilmektir. Onun için de dostumuzu iyi seçmemiz gerekir. Unutmayalım ki hakiki dostluk karşılıklı çıkarlara değil, feragat ve fedakârlığa dayanırsa devam eder.
Dostlukta çok önemli bir nokta da ölçülü olmaktır. her şeyden olduğu gibi dostlukda da ifrat ve tefrit zararlıdır. Bu hususta İki Cihan Güneşi; “Dostuna muhabbette ifrata kaçma, umulur ki birgün gelir de düşmanın olur. Düşmanına nefrette de ifrata varma; umulur ki birgün gelir dostun olur” buyurmaktadır.
Yeryüzünde bitkiler çeşit çeşit kısımlara ayrılmışlardır. Kimi servi, kimi amber, kimi de çam ağacıdır. Ağaç vardır, meyvesinden, gölgesinden, kimisinin de katranından faydalanır. İnsanlar da böyledir; her birinin zevki, huyu, anlayışı, ahlâkı farklıdır. O halde dost olarak kabul ettiğimiz insanların da zaafları, kaprisleri, iyi kötü durumları olabilir. Bunları anlayışla karşılamamız gerekir. Zira dünyada en büyük meziyet hoşgörüdür. Fedakârlık karşılıklıdır, fedakârlığı her zaman dostumuzdan beklersek aldanırız. Dostumuzun başı sıkıştığı zaman acısını dindirmek, yükünü paylaşmak üzere yanında bulunacağımızdan her zaman emin bulunmalıdır.
“Arkadaşlığı, dostluğu hiçbir şeye değişmeyin” sözü ne kadar doğrudur. En güçlü dostluklar fikri ve manevi olanlar, aynı dünya görüşünü paylaşanlar arasında kurulanlardır. Sadece maddeye, çıkara ve özentiye dayanan arkadaşlıklar ömürsüzdür. Bir insanın fiziki yapısı, soyu ve zenginliği ile övünmesi hoş karşılanmadığı gibi çok defa ayıplanır. Ancak gerçek dostlarıyla iftihar edip onların başarılarıyla gurur duyması ve bunu her fırsatta söylemesi her zaman hakkıdır.
İnsani değerlerin gittikçe ucuzladığı, sevginin ve saygının adının kaldığı, her şeyin maddileştiği ihtiyar dünyamızda, menfaate dayanmayan, sevinçte ve tasada ortak olduğumuz kaç dostumuz kaldı. Ya da dost zannettiklerimiz?
Mutlu, itibarlı ve varlıklı olduğunuz zaman yanınızda birçok insan bulabilirsiniz. Bütün bunları kaybettiğiniz zaman yanınızda o insanlardan kaçını bulabilirsiniz? Şairin dediği gibi;
Mala mülke mağrur olma deme var mı ben gibi
Bir muhalif rüzgâr eser savurur harman gibi
Dünya malı elde iken düşmanların dost olur
Elde bir şey kalmayınca dost bile düşman olur.
Diğer yandan gönül gözlü Koca Veysel, ömrü boyunca dost dost diye kıvranmış, en sonunda vefayı ve dostluğu; her halimizle bizi kabul edip, açıklığımızı, kokumuzu, kirimizi saklayan ikinci anamız olan toprakta bulmuştur:
Dost dost diye nicesine sarıldım
Benim sadık yarim kara topraktır
Beyhude dolandım, boşa yoruldum
Benim sadık yarim kara topraktır…

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz