ILN00707901-KAYSERİ 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNDEN ESAS NO : 2017/502KARAR NO : 2017/486

ILN00707901-KAYSERİ 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNDEN ESAS NO : 2017/502KARAR NO : 2017/486

BAŞKAN ÇOLAKBAYRAKDAR, “KOCASİNAN, KENTSEL  DÖNÜŞÜMLE PARLAYACAK”

BAŞKAN ÇOLAKBAYRAKDAR, “KOCASİNAN, KENTSEL DÖNÜŞÜMLE PARLAYACAK”

ASAMOAH GYAN 32. YAŞ GÜNÜNÜ TAKIM ARKADAŞLARI İLE KUTLADI

ASAMOAH GYAN 32. YAŞ GÜNÜNÜ TAKIM ARKADAŞLARI İLE KUTLADI

KAYSERİSPOR, MEDİPOL BAŞAKŞEHİR’E BİLENİYOR

KAYSERİSPOR, MEDİPOL BAŞAKŞEHİR’E BİLENİYOR

YORGAN DİKİMİ NESİLDEN NESİLE MELİKGAZİ’DE DEVAM EDECEK

YORGAN DİKİMİ NESİLDEN NESİLE MELİKGAZİ’DE DEVAM EDECEK

MÜCADELE VE FIKIH İMAMI
  • OSMANEFEKERE
    • OSMAN EFEKERE
    • OSMANEFKERE@kayserihakimiyet2000.com
    • 4 Aralık 2014 - 17:39:56

MÜCADELE VE FIKIH İMAMI

Dört Ehlisünnet İmamlarından ve Hanefi mezhebinin imamı(NOMAN BİN SABİT) Hanefi lakabı ile meşhur olan imamı azam (Büyük imam) Abbasi Halifelerinden olan (Ebu Caferi MENSUR)zamanında yaşamıştı. Ancak Halife Cafer Ebu Mensur büyük imama bir vazife al, yani Bağdat’a Hâkim ol teklifinde bulundu. Ancak büyük imam bu vazifeyi alıpta mesuliyeti yüklenmeğe yanaşmadı. Bunun için Zamanın Abbasi halifesi tarafından büyük eziyetlere maruz kaldı. Bir gün büyük imam Halifeye ben bu işe layık değilim cevabını verince, Halife (İmamı Azama)ben bu hususta senden daha bu işe layık kimse göremiyorum deyince, yine imam hayır ben layık değilim diye kabul etmedi, bunun üzerine Halife (Mensur) İmama sen yalancının birisin dedi. İmam, Halifeye eğer ben yalancı isem, sen nasıl kutsal bir vazifeye benim gibi bir yalancıyı teklif edersin diye halifeye karşı tavrını koyarak mesuliyet altına girmek istemedi.

CAMİ TEMİZLİKÇİSİ (MESCİT HİZMETÇİSİ

Cihan Peygamberi zamanında, Medine’deki Peygamber mescidi olan mübarek yeri günde bir kaç defa temizliğini yapan siyah ve ismi (ÜMMÜ MAHCEN)idi. Ancak iki cihan serveri, günlerden bir gün Medine kabri olan baki kabrini ziyaret ettiği sırada, oraya yeni defnedilen bir kabre rastlar ve sorar bu kimin kabridir? Ashabı kiram, bu kabir cami hizmetçisi olan (ÜMMÜ MAHCEN)  aittir derler, bunun üzerine Hz. Rasulullah Efendimiz S.A.V. niçin bana haber vermediniz diyerek namazını kılar defnederiz diye ağlamağa başlar.

Sahabeyi kiram, Ey Allahın Rasülü bu kadın vefat ettiğinde, öğle vakti çok sıcaktı, aynı zamanda zatınızın istirahat zamanı idi, onun için sizleri rahatsız etmek istemedik, Peygamber S.A.V. Efendimiz yinede kadının üzerine de cenaze namazı kıldı. Daha sonra Hz. Peygamber, sizden biriniz vefat ettiğin de bana haber verin ki, mümin kardeşimize son görevimizi yerine getirelim ve cenaze namazını kılalım buyurdular. Zira Hz. Peygamber S.A.V. Efendimiz şöyle buyuruyor, ben dünyada her kim olursa olsun üzerine namaz kılarsam, benim şefaatim ona ahirette ulaşır, buyurdular. Daha sonra Rahmet Peygamberi (ÜMMÜ MAHCE’NİN) kabri başında dikilerek ALLAHIN selamı senin üzerine olsun (Ey Ümmü Mahcen, hangi amelin daha faziletli burada deyince. Efendimiz sükût halin de iken, mezardan şöyle bir nida geldi, Ey Allanın Rasulü, ben dünyada iken Mescit temizliğinden daha üstün bir şey bulamadım diye cevap verdi.

Yukarıdaki menkıbeden anlaşılıyor ki, Dünyada Allah evleri olan mescitleri temizleyen kişilerin Allah katında mükâfat olarak onlara verilecek Mükâfat olarak kabirde başlayacağı bir gerçeği sergilemektedir.

 

EY KİTAB EHLİ BİZİM İŞİMİZ BU

Müslümanların emiri ve Hz. Peygamberin ikinci halifesi, Ömer bir gün Medine çarşısında gezerken kapı, kapı dilenen birine rastlar. Ve bu durumdan etkilenen Ömer fazla tahammül edemeyip, niçin kapı, kapı dileniyorsun, Allahın kapısı dururken, neden başkalarından yardım talebinde bulunuyorsun? Dilencilik yapan kişi Halife Ömer’i tanıyacak, Ey müminlerin emiri, Ben saçı ağarmış, beli bükülmüş, yaşı oldukça ilerlemiş, gözü görmeyen, malı olmayan bir Yahudiyim. Bu sözü Dilenciden duyan Hz. Ömer hemen elinden tutar ve kendi evine götür ve hatun misafirimiz var evde ne varsa bir şeyler hazırla karnını doyursun.

Bunun üzerine Halifenin hanımı Ümmü Gülsüm, misafir için kahvaltı hazırlar beraber yedikten sonra, yine beraberce beytülmale giderler, Hz. Ömer maliye memuruna şu adamın durumuna bak, bunun durumundakiler beytülmalden nasıl fay dolanıyorsa, buna da aynı yardımın yapılmasını emreder. Zira bizim dinimizde kişiler hangi dinde olursa olsun, yaşları ilerleyip saçları ağardığında yoksul bir şekilde alanlarla ilgilenmemekte hayır yoktur emrini verir. İşte bir gerçek kişilerin dinleri ne olursa olsun, onu perişan bir vaziyette bulupta ona yardım etmemek, aksine onun elinden tutup ona gerekli yardımı yapmayı emreder.

 

 

 

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz