MÜKREMİN  ÇUHADAR, EĞİTİM SİSTEMİNİ DEĞERLENDİRDİ

MÜKREMİN ÇUHADAR, EĞİTİM SİSTEMİNİ DEĞERLENDİRDİ

CHP İL BAŞKANLIĞI’NDA İLÇE BAŞKANLARI TOPLANTISI YAPILDI

CHP İL BAŞKANLIĞI’NDA İLÇE BAŞKANLARI TOPLANTISI YAPILDI

TOMARZA DA COŞKULU İLKÖĞRETİM HAFTASI

TOMARZA DA COŞKULU İLKÖĞRETİM HAFTASI

TDP EKİPLERİ OKULLARI ZİYARET ETTİ, ÖĞRENCİLERİ BİLGİLENDİRDİ

TDP EKİPLERİ OKULLARI ZİYARET ETTİ, ÖĞRENCİLERİ BİLGİLENDİRDİ

SÜMERBANK KAYSERİ BEZ FABRİKASI ÇALIŞANLARI BULUŞTU

SÜMERBANK KAYSERİ BEZ FABRİKASI ÇALIŞANLARI BULUŞTU

MÜZİK VE EDEBİYAT
  • BEYHANASMA
    • BEYHAN ASMA
    • BEYHANASMA@kayserihakimiyet2000.com
    • 21 Ağustos 2017 - 11:59:20

Pek çok şiirinin şarkılara güfte olması sebebiyle de diyebiliriz ki belki de müzik ve edebiyat zevkinin kendisinde cem olduğu şair, edebiyatçı, musikişinas ve de müzik adamından sadece biridir. Zira sanatçı olmak hassa bir ruh, fizikte hakikati, müzikte edebi zevki, edebiyatta müzik tınısını duymayı, derin bakabilmeyi gerektirir.
Müzik ve edebiyat için birer tanım yapacak olursak: Söz ve sesin ahenkli dansı, uyumun düeti, bazense sözün kenara çekilip sesi kenardan izlediği beraberliktir, diyebiliriz. Her ikisi de birer sanat dalı olmaları sebebiyle zarafet ve estetik öğeleri bünyelerinde barındırırlar. Kulağa hoş gelecek ve ruhu okşayacak formda hazırlanırlar. Bu sebepledir ki kimi zaman edebiyat müzikten, kimi zaman ise müzik edebiyattan esinlenerek birbirini oluşturur. İngiliz edebiyatçı Walter Pater ise müzik için pozitif bir ayrımcılık sayılacak şu sözü söyler: “Bütün sanatlar daima müziğin durumunu arzular.” Çünkü doğadaki her ses kullanılmaz ya da kulağa hoş gelen her tını yan yana konularak bir bütün oluşturamaz. Müzik her zaman uyum ve sürekliliği sağlayacak ritmi bozmayacak armoni ve melodiyi bulmanın peşindedir. Bir edebiyatçının da en fazla kullandığı malzeme ritim ve ölçüdür. Müzikte sesin ritmi ahengi neyse, edebiyat içinde kelimeler, kelimelerin yinelenişi ve hece uyumları öyledir. Aksak bir tempo, notanın düşmesi nasıl rahatsızlık vericiyse, bir öyküde de sürekli tekrarlanan kelimeler aynı etkiyi yapacaktır.
Bazen sözlerini hatırlayamadığımız halde bir ezgi dilimize dolanır. Dilimize dolanan, bizi peşinden sürükleyen şey ritimdir. Bir metinde bizi alıp sürükleyen akıcı taraf da ritimdir. Düşünce ya da olay örgüsü okuyucuyu kendinden koparmadan devam etmek zorundadır, aksi takdirde tamamı okunmayacaktır. Gerek tasvirlerle, gerek fikirle, gerekse kahramanların konuşmaları ile ritim sağlanmaya çalışılır. Manzum eserlerdeki kafiyeler ise şiirdeki ritmik ses vuruşlarıdır.
Sözlü eserin okunuşunda dikkat edilmesi gereken en önemli husus ise diksiyon güzelliğidir. Şarkı okunurken de kelimelerin ağızdan patlar gibi çıkmaması için bir kelime içinde iki “t” varsa onlar ses benzeşmesi ile önlenir. Bir başka husus ise hem şiirde hem de güftelerde kullanılan kelimelerin ahlâka ve edebe aykırı olmaması gerekir. Yahya Kemal, Abdurrahim Karakoç ve pek çok şaire ait şiir güfte olarak kullanılmıştır:
Abdurrahim Karakoç’a ait “Unutursun Mihribanım” adlı şiir ise hem Mecazı mürsel gibi pek çok mânâ sanatının kullanılması hem de bestesinin şiirdeki manaya uygun olması sebebiyle edebiyat ve müziğe güzel bir türkü örneğidir:
Unutmak kolay mi deme
Unutursun Mihribanim
Oğlun kızın olsun hele
Unutursun Mihribanım
Hayat böyle bu gemide
Eskiler yiter yenide
Beni değil kendini de
Unutursun Mihribanım

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz