SÜPER LİG KULÜPLERİNE ‘VAR’ EĞİTİMİ VERİLİYOR

SÜPER LİG KULÜPLERİNE ‘VAR’ EĞİTİMİ VERİLİYOR

MELİKGAZİ’DE ÖNCELİK; SERİ, GÜVENLİ VE AKIŞKAN ULAŞIM

MELİKGAZİ’DE ÖNCELİK; SERİ, GÜVENLİ VE AKIŞKAN ULAŞIM

PALANCIOĞLU YOL ÇALIŞMALARINI İNCELEDİ

PALANCIOĞLU YOL ÇALIŞMALARINI İNCELEDİ

ANILARLA YOLCULUK

ANILARLA YOLCULUK

İÇ ÇAMAŞIRINDA UYUŞTURUCU İLE YAKALANAN ZEHİR TACİRİNE 8 YIL 4 AY HAPİS

İÇ ÇAMAŞIRINDA UYUŞTURUCU İLE YAKALANAN ZEHİR TACİRİNE 8 YIL 4 AY HAPİS

NASIL BİR GENÇLİK?
  • ALİÖZKANLI
    • ALİ ÖZKANLI
    • aliozkanl@kayserihakimiyet2000.com
    • 11 Temmuz 2018 - 11:59:41

İdealist bir gençte birtakım güzel özelliklerin bulunması gerekir. Öncelikte gönlü Allah sevgisiyle dolu, inancının âşığı, sevdalısı olmalı, bu heyecanını her yerde her zaman yüreğinde ve beyninde duymalıdır. İnsanları sevmede, saymada kusur etmemeye, kardeşlik ilişkilerini bozmamaya, sevinçte ve tasada bir ve beraber olmaya çalışmalıdır. Ulvi yolun yolcusu olmalı ve ona göre bir hayat çizgisi çizmelidir.

Genç, hiçbir şekilde kalp kırmamalı, kimseyi incitmeyip kendisi de incinmemelidir. Arkadaş seçimine özen göstermeli, üzerine aldığı görevi en iyi şekilde yerine getirmelidir. Hizmet aşkını hayatın her safhasına, her sayfasına yaymalıdır. Kötülüklerden sakınıp iyi ve güzel şeyler yapmalıdır.

Genç, çevresini süsleyen İslam dışı görüntülere aldanmamalı, şeytanın ve nefsinin kötü isteklerine karşı koyabilmelidir. Kalp ve beden sağlığına çok dikkat etmeli, zamanını boş geçirmemelidir. Hakka, hukuka, emir ve yasaklara uymalıdır.

Gençlere altın değerinde bir söz daha: “Genç adam! Göklerin rahminde kan renkli şafaklara bürülü bir yeni günün doğmak üzere bulunduğuna inan! Böyle bir günün ilk şafak pırıltısını veren şu anda, kirlenen vücudu temizlemenin zamanı gelmedi mi? Genç adam! Ortada başıboş gezen kirliliğe rağmen Allah’ın tertemiz yarattığı senden başka güvenimiz yoktur.” (4)

1990 yılında Zonguldak İmam-Hatip Lisesinde katıldığım hizmet içi eğitim kursunda Eğitimci Yazar Ahmet ÖZER Hocamızdan çok yararlandık. Dersi mükemmel anlatıyordu. Dersinin gelmesini iple çekiyordum. Hayatımda öğretmen olarak ders anlatışıyla beni etkileyen sayılı insanlardan biriydi. Onun dersini dinlemekten büyük bir haz alıyordum. Dersi anlatırken adeta yaşıyordu. İçten davranışları, konuşma üslubu, jest ve mimikleriyle dinleyeni etkiliyordu. Muhterem hocamız vücut dilini çok iyi bir şekilde kullanıyordu.

Hocam beni çok etkilemiş olacak ki ondan sonraki yıllar hocamı kendime örnek alarak onun gibi anlatmaya gayret ettim. Ne derece başarılı oldum bilemiyorum. Bu sorunun cevabını en iyi öğrencilerimin vereceğini düşünüyorum. Olayı yaşıyor gibi anlatabilmek için anlattığınıza inanmanız gerekiyor. İnanmak da yetmiyor. Bunu en etkili cümlelerle, sesi çok iyi kullanarak vurgu ve tonlamaya dikkat ederek verebilmek gerekiyor. Muhterem hocamız gençlerde bulunması gereken özellikleri veciz ifadeleriyle şöyle dile getiriyordu:

“Dünyanın yükünü omuzlayan kararlı ve azimli, yılgınlık ve vefasızlık nedir bilmeyen, onurdan, gururdan vazgeçen, davasına kara sevda ile bağlı kahramanlar ordusu bir gençlik. Ağzının diriltici iksiriyle milletine hayat üfleyecek serdarlar ordusu bir gençlik. Gül devrini yeniden getirecek, gönüllerde peygamber aşkını yeniden diriltecek olan bir gençlik.

Milletin derdiyle dertlenen, inleyen, ağlayan, gözü yaşlı, bağrı yanık bir gençlik. Milletin kendisine yüklediği görevi yapmak için çalışıp çabalayan, asla vazgeçmeyen, geri dönmeyen bir gençlik. Gecelerini Rabbi ile geçiren, gündüzünde hayırlı hizmet için çırpınan bir gençlik.

En güzel ahlâkla süslenmiş, geçmişine saygılı, hizmetkâr, hürriyete âşık, hizmeti önde, ücreti arkada gören bir gençlik. Peygamber aşkı ile yanan, dünyasını değil âhiretini düşünen, dünyaya ve nefsine aldanmayan, hesap gününe göre hayatını şekillendiren bir gençlik.”

Ahmet hocamı böylece hayırla anmışken Zonguldak İmam-Hatip Lisesindeki kursta beni etkileyen birkaç hocamızı da buradan hayırla yâd ederek kulaklarını çınlatmak istiyorum. Mehmet ŞAHİN ve Bayram Hocamız. Bu hocalarımızın derslerine hâkim olmalarının yanında anlattıklarına inanmış olacaklar ki bizim üzerimizde büyük etkisi oldu. Mehmet Hocamın hüsn-ü hat çalışmasını güzel bir hatıra olarak saklıyorum. Bolu-Gerede İmam-Hatip Lisesindeki kurstan da Ali Rıza ABAY Hocamı hayırla hatırlıyorum. Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi derslerine girdiğim yıllarda hocama bir mektup yazarak değerli görüşlerinden yararlanmıştım. Buradan hocama ve ailesine saygılarımı sunuyorum.

Mehmet Hocamın Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Pof. Dr. Ahmet COŞKUN Hocamızın “Sohbetler-Hatıralar” isimli kitabından anlattığı Hasan Ağa hikâyesi beni çok etkilemişti. Ben de yıllarca öğrencilerime bu hikâyeyi anlattım. Gerçi Mehmet Hocam gibi anlatamıyordum ama bizimki de fena sayılmazdı herhalde. Yıllar sonra karşılaştığım öğrencilerim Hasan Ağa hikâyesinden bahsettiklerine göre etkili olmuştum demek ki.

Hüsnü GEÇER Hoca Efendi Altınoluk dergisindeki bir yazısında gençlere şöyle öğütlerde bulunuyor: “Ey genç! Gül gibi olmalısın… Tertemiz, dokunması hoş, kokusu hoş, bakışı hoş, tabiatı yumuşak… Böyle olunca daha kıymetli olacaksın, gönüllerde taşınacaksın; yüzlere, gözlere sürüleceksin, sevileceksin, korunacaksın. Gül gibi olmayıp da diken gibi olursan kesilecek, yakılacak ve ezileceksin.

Gülzar olmak istersen toprak olmalısın. Çünkü gülün bittiği yer topraktır. Hayat kaynağı olmak istersen su gibi olmalısın. Su hep alçak yerlerden akar amma değdiği yerden hayat fışkırır, gül biter sümbül biter. Korunmayı ve bal vermeyi dilersen bal arısı gibi olmalısın. Çalışkan, işinde maharetli, eziyet vermekten uzak olmalısın. Eşek arısı gibi her konduğunu sokar, kirletirsen rızkın azalır, düşmanların çoğalır.”

 

  • Etiketler

You must be logged in to post a comment.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz