JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞI ATAMALARI RESMİ GAZETE’DE YAYIMLANDI

JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞI ATAMALARI RESMİ GAZETE’DE YAYIMLANDI

İSMAİL KAHRAMAN:MTTB’NİN O HAVASI OLSAYDI 80 DARBESİ OLMAZDI

İSMAİL KAHRAMAN:MTTB’NİN O HAVASI OLSAYDI 80 DARBESİ OLMAZDI

YAHYALI’DA  7. FOTO SAFARİ YARIŞMASI HEYECANI

YAHYALI’DA 7. FOTO SAFARİ YARIŞMASI HEYECANI

TOMARZA GÜNEY ÇEVRE YOLU HİZMETE AÇILDI

TOMARZA GÜNEY ÇEVRE YOLU HİZMETE AÇILDI

KAYSERİSPOR-FC ZBROJKOVA BRNO  1 – 2

KAYSERİSPOR-FC ZBROJKOVA BRNO 1 – 2

OKU, DÜŞÜN VE UYGULA
  • İHSANGÖRÜCÜ
    • İHSAN GÖRÜCÜ
    • ihsangorucu@kayserihakimiyet2000.com
    • 2 Temmuz 2017 - 14:17:38

Öncelikle yurt dışında yıllarca yaşayan ve mübarek Ramazan için izine geldiği evinde vefat eden Hafize kızımın kayınbabası H.Bahattin Kuş ağabeyime rahmet yakınlarına başsağlığı dileyerek bayramdan sonraki ilk yazıma start veriyorum.
Hafize kızım bana çok çok şiddetli sorular soran ama kendisi de araştırmacı ve benden fazla okuyan lafını çekmeyen dinamik bir tip. Baba kader, baba kaza vs sürekli sorar. Ben de sonunda dedim ki-Belki doğru belki yanlış-evladım ben ve sen yani münferid olarak bizler fetva makamı değiliz sana soranlar müftülüklere sorsun onlar içinden çıkamazlarsa Diyanet İşleri başkanlığında “Fetva Kurulu”var. Hem sahih, hem geniş bilgi alıralar. Biz bunlara cevap vermeye, laf yetiştirmeye kalkarsak ömrümüz de yetmez, bilgimizde. Ahirete dinimizden öğrenmemiz gereken “Zaruratı Diniyye”de öğrenemeden göçüp gideriz biz K.Kerimimizi, fıkıh ilmini, ilm i hadisi ve ilmi akaid gibi olmazsa olmaz şer’i ilimleri mütalaa ve müzakere edelim de cahilliği giderelim diyerek nasihat ettim. Cenaze ve -Allah hepsinden razı olsun-başsağlığına gelen akraba, eş dost yoğunluğu nedeniyle bu geldiğinde detaylı sohbet edemedik. Geçmişlerimize rabbim mağfiret eylesin, genç insanlarımızın evlatlarımızın acısını kimseye göstermesin diyelim ve konuya geçelim.
HAKKIYLA YAŞAMAK İÇİN ANLAMAK ŞART
Her zaman anlatılan ama pek anlaşılmayan realite şudur “Kur’an Yüce Allah’ın insanlığa son mesajıdır. Bu kitapta indirilen emir ve nehiylerin yaşanıp uygun davranılması için “İLLA’Kİ”anlaşılması şart.Anlaşılmadan okunduğu halde kalbimize, gönle huzur ve sürür veren Kur’ın bir de anlayarak okunduğunu ve vereceği sonsuz faydayı düşünün.
Bir defa düşünelim; kişi anlamadığı şeyi nasıl yaşayabilir diye soruyor insan. Kur’anı anlamak ve yaşayabilmek için başta içindeki, bize indirilen, inzal olan ayet i kerimeler ve ayetlerin oluşturduğu surelerin iniş sebebini yani “Esbab ı NÜZÜL”ünü bilmeden olur mu? Ayetleri bilmek kadar ayeti kerimelerin esbab ı nüzüllerini de öğrenmek ve o şekilde anlamlarını öğrenmek nurun ala nur olur diyor ulemamız. Haklı ve isabetlidir bizi aydınlattıkları yol gösterdikleri için alimlerimize teşekkür ediyoruz.Allah CC razı olsun. Allah sa’y lerin meşkur eylesin.
Bizlere düşünmeyi, ta’akkul-akletmeyi-u ve tefekkürü-düşünmeyi-teemmülü tavsiye eden yüce kitabımız bu yetenekleri nasıl kazanacağımızı, kolaylıklarını da yine kendi münderecatında, ayeti kerimelerinde bizlere öğretiyor.Allah’ın rızasının kazanılması ancak yaratan mabudu kerimimizin istediği şekilde davranmak ona uygun bir hayat ve rızayı ilahiye uygun bir ömür sürmekle mümkün olur, başka çıkış yolumuz yok dolayısıyla ehliyetli liyakatli hocalardan ve sahih kaynaklarıtemin edip okumamız şart hem acildir. Çünkü saat dursa da ömür durmaz sürekli akar akar ve biter diyor akil adamlar. Dolayısıyla boş şeylerle vakit geçirme lüksümüz yok. Gereksiz ve lüzümsüz yayınlar, boş gezmeler, gereksiz toplantı ve zaman heba olacak tüm yaşam biçimlerini bırakmamız ve her “AN”ımızı dolu geçirmemiz kendi menfaatimize olacaktır.
Müslüman olan ve hasbelkader olmayan herkesin şunu bilmesi lazım ki”Evreni yani kainatı yaratan Allah CC yarattığı kulları başıboş bırakmayarak “Peygamberi Zişan”lar göndererek, bazılarına da katından “Semavi Kitap”lar vererek kullarını sürekli murakabe yani yoldan çıkmamaları, azmamaları için mürakabe altında tutmuştur insanlık tarihi boyunca. Bu süreç Hz.Adem a.s. la başlayıp son Peygamber Hz. Muhammed a.s. a kadar böylece sürmüştür.Dikkat edin, tekrar ediyorum “Kur’anı anlamak hayatı anlamaktır.”Bütün kitapların sonuncusu olan Kur’an için onu inzal buyuran yüce Allah “Kur’anı katiyyetle biz indirdik muhakkak kıyamete kadar yine biz koruyacağız”buyuruyor ve kainatı sahibi son kitaba kefil oluyor.Çünkü Hz. Muhammed a.s. üzerinden insanlığa sıhhat ve selametin, huzurlu yaşamanın yollarını gösteren son kitaptır o.
BİZE; AKIL,İRADE VE VİCDAN VERİLMİŞTİR.DÜŞÜNSENİZE
Haliki zülcelal insana yani kuluna akıl, ilim, irade ve vicdan gibi hasseler monte etmiş vermiş, üstüne üstlük Peygamberleri, ilahi kitaplarını göndermiştir.Kur’an gibid diğer semavi kitapları da kullarının mutluluğu için, onların ebedi-sonsuz,cennet-saadeti kazanmaları için istikamet göstermiştir dolayısıyla her kulun tek düşüncesi emir ve nehiylerini tatbik ederek “Onun rızasını kazanmak” için efor harcamalı.
Son kitap olan kutsal kitabımız yirmi üç da parça parça -Ayet ayet ya da sure sure- peyderpey indirilmiştir yukarıda işaret buyurduğumuz üzre her surenin de bir iniş sebebi vardır. Allah’ın birliği -İman ve Tevhid- başta olmak üzere, insanlık tarihinde geçen tarihi kıssalar tabii ki bunların başında Peygamber kıssaları gelir ve günlük hayat yani “MUAMELAT”la ile ilgili uygulamalar Hz. Peygamberin rehberliğinde, öğretmenliğinde hayata uygulanmış ve eksiksiz yaşanmış ve nasıl yaşanacağı noksansız öğretilmiştir. Bizlere düşen sahih kaynaklardan alim hocalarımızdan bunları öğrenmek için çaba harcamak anlamak, anlatmak, yaşamak ve yaşatarak herkesi Allah ın razı olacağı müslümanca hayata alıştırmak dinini sevdirmektir.Kitabımızda tahribe uğramış, hayatı harabolmuş tüm insanları bataklıktan ve yanlıştan kurtarıp saadet ve selamete çıkaracak tüm çareler ayrıntılı şekilde variddir.
Kısaca ve sonuç olarak;”Yüce kitabımız K.Kerimimiz yalnız ve yalnız vefat edenlerimize geçmişlerimize okuyup geçeceğimiz bir “Hatim Kitabı”olmaktan ibaret değildir.İniş sebebi insan hayatını düzenleyerek ilmen, ahlaken ve sosyal olarak yüce şahsiyetler inşaa edip seçkin bir toplum kılmaktır.Münevver insanlardan müteşekkil toplumda yaşamaya doyum olmayacağı malum. Arife tarif gerekmez değil mi?
DOSTOYEVSKİ’DEN
Hepimiz bir anlamda Dostoyevski’nin köpeğine benziyoruz.Dostoyevski hapishanedeki bir köpekle, insan ilişkileri üzerine gözleme dayalı bir deney yapıyor. Önce hapishanedeki bir köpeğin yanından geçen her mahkum tarafından tekmelendiğini gözlemler. Asıl ilginç olan şey, köpeğin mahkumlardan kaçmaması ve yanına bir mahkum yaklaştığında otomatik olarak eğilerek tekme pozisyonu almasıdır. O, bir gün köpeğin yanına yaklaşarak onun başını okşar.
Köpek bir süre şaşkın şaşkın ona baktıktan sonra, hızla yanından uzaklaşır ve acı acı havlamaya başlar. Ve köpek, o günden sonra nerede Dostoyevski’yi gőrse oradan kaçar ve ona bir daha asla yaklaşmaz.
Bu örnekte, ruhu kőleleştirilmiş kőpek bir sevgi açıdır. Bu örnek insanlar için de geçerlidir. Hayatları boyunca haksızlığa ve kötü davranışlara uğramış sevgi açları, iyi bir davranış ile karşılaştıklarında nasıl davranacaklarını bilemezler.Elinizi verirseniz, kolunuzu koparabilirler. Bu örneği bazı ilişkilere de uygulayabiliriz.
Bazı ilişkiler ezen-ezilen, köle-efendi ilişkisine benzer. Bazen kötü davrandığınız insanlar size tapar, bazen ise iyi davrandıklarınız sizden nefret ederler. Böylesi kişilerin gözünde onları aşağılamanız, onlara sunulmuş bir nimettir. Sizi gözlerinde yüceltirler. Eşit ve iyi davrandığınızda ise, onların gözündeki değeriniz birdenbire düşer. Çevremize, işyerimize, okulumuza baktığımızda böyle çok sayıda ilişki görebiliriz.
Hepimiz bir anlamda Dostoyevski’nin köpeğine benziyoruz. Gerçek sevgiye yeterince değer vermiyor, sevgimizi göstermiyoruz. Bize sevgi gösterenleri ise kırıyor ve itiyoruz. Gerçek sevgimizi açığa çıkardığımızda ve sevgiye daha çok sevgiyle karşılık verdiğimizde kendimize biraz daha yaklaşmış olacağız

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz