GENÇLERBİRLİĞİ SOYUNMA ODASINDA KAVGA ÇIKTI

GENÇLERBİRLİĞİ SOYUNMA ODASINDA KAVGA ÇIKTI

SUMUDİCA: “BUGÜN KAZANMAYI HAK ETTİK”

SUMUDİCA: “BUGÜN KAZANMAYI HAK ETTİK”

MESUT BAKKAL: “BATACAKSAK İKİMİZ DE BATACAĞIZ”

MESUT BAKKAL: “BATACAKSAK İKİMİZ DE BATACAĞIZ”

JULİEN HASTALIĞINA FRANSIZ KALMADI

JULİEN HASTALIĞINA FRANSIZ KALMADI

OKULLARARASI HENTBOL GENÇ KIZLAR MÜSABAKALARI TAMAMLANDI

OKULLARARASI HENTBOL GENÇ KIZLAR MÜSABAKALARI TAMAMLANDI

OKUMA KÜLTÜRÜ ÜZERİNE –I
  • BEYHANASMA
    • BEYHAN ASMA
    • BEYHANASMA@kayserihakimiyet2000.com
    • 10 Şubat 2015 - 15:20:01

Temel dil becerilerinden biri olan okuma, ‘yazılı materyalin çözümlenerek anlamlı olarak algılanması’ şeklindeki tanımının yanı sıra, bir alışkanlık olarak edinilen okuma uğraşını da kapsamaktadır.

Okuma, bir birey olarak insanoğlunun ‘kendi farkındalığını’ duyumsatan ve ‘kendini gerçekleştirme’ adına yapabileceklerini hissettiren özel bir eylemdir. Yazma uğraşının da aynı türden bir özelliğinin bulunması, okuma eylemini daha da cazip kılmaktadır. Çünkü çekmecesinde saklamak üzere yazdığını düşünen ya da söyleyen yazarın veya şairin bile, aslında sesini duyurmak üzere yazdığı bilinir.

Okuyucu da, hangi amaçla olursa olsun; keyif almak, dinlenmek, eğlenmek, hoşça vakit geçirmek için; hayatı tanımak, deneyimlerini zenginleştirmek ya da politik, ahlakî, dinî alanlarda “feyiz almak” için kitaba başvurur.

Okurun, yazarla aynı eşiği tutturması, en azından yazarın işaret etmek istediği her neyse onu yakalayabilmesi ve öyle ya da böyle bir fikir edinebilmesi için, sözcükler üzerinde uzlaşımı esastır. Bu, okuma uğraşının ilk ve önemli aşamalarındandır; bununla birlikte okuma sürecinde etkili olan birçok faktör vardır. Bu etkiler, yazarın tavsiye edilmesi veya daha önceden yazarın başka eserleriyle buluşmuş olmak, çevrenin beğenilerini dikkate almak, kitapçılar ve kütüphaneler, etkisinde kalınan reklamlar, yayınevleri, kitabın baskısı, kapağı(dış görünümü) şeklinde sıralanabilir. Okuma konuları ve okuma amacı, kişinin ilgisine, kültür düzeyine, cinsiyete ve mesleklere göre değişmektedir. Tüm bu değişkenleri belli başlıklar altında irdeleyen edebiyat sosyolojisi; okur – eser – yayın evi- yazar ilişkilerini anlamada veriler sunabilecek bir saha olması nedeniyle oldukça önemlidir.

Çocukluktan başlayarak getirilen yaşantılar ve davranış özellikleri, eleştirel ve etkin bir okur olabilme bakımından oldukça önemlidir. Erken yaşta okuma becerisinin edinilmesi; aile ortamında okuma şansının bulunması, bu alışkanlığın ailede kazanılması ve algılama ve meramını anlatma yeteneğinin ilk sosyal çevrede gelişmesi ile, görsel medyanın, konuşma ve okuma yeteneğini köreltmesi engellenmiş olacaktır. Kitap okuma işinin, alışkanlıktan ziyade bir yetenek işi olduğunu savunuyor. İlkokulda ortaya çıkan bu yeteneğin daha sonra geliştiğini ve özellikle lise döneminde bu yeteneğe yön verilmesi gerektiğini belirtir. Okumak için tıpkı resim yapmak gibidir diyor ve ekliyor; “Bu tür yeteneği olmayanlar, ne yaparsa yapsın bunun bir yararı olmaz”.

Çözüm olarak da lise yıllarında, özellikle edebiyat ve felsefe dersleri bağlamında, yetenekli ama rastgele okuyan genç okuru, seçkin bir yetişkin okur kılabilecek biçimde yönlendirilirse sorunun çözüleceğini söylüyor. Peki, iyi bir okur nasıldır veya nasıl iyi bir okur olunabilir?

Böyle bir soru aslında tam anlamıyla cevaplanabilecek bir soru olmamakla beraber bu soruya, okumanın periyodu yönünden yaklaşarak bir cevap verilebilir. İyi bir okur, çağların tercihi olan eserleri de göz ardı etmeden, edebiyat dünyasının güncelini de takip edendir.

Ayrıca okumak, onun için hayat boyu devam eden bir süreçtir. İyi bir okur demek, disiplinler arası bilgi geçişini iyi yapabilen, okuma sürecine saplantılı bir şekilde ideolojik olarak yaklaşmayan, nesnel olabilen okurdur. Sadece sürekli okuyarak bilgi hamalı haline gelmekten ziyade yazan, üreten, anlatan, yeniden üreten olmak ise etkin okur olmak demektir.

Kişinin okuma kültürünün oturmuşluğu hakkında bir fikir edinebilmek adına, ansiklopedik bilgi içeren kitapların(ders kitapları vs.) dışında olan ve kendi tercihi ile sürdürdüğü okuma süreci ile fikir edinilebilir.

Okunan kitapların; tür olarak dağılımı, yazarları, edebiyat dünyasındaki kabul edilebilirlikleri gibi unsurlar, okurun kimliğini ve onun okuma kültürünü ortaya koymada göz önünde tutulabilecek hususlardır. Ülkemizdeki okur kitlesinin oranı üzerine yapılan araştırma sonuçları, neredeyse her dönem olumsuz yönde aynı çıkmaktadır.

 

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz