GEÇEN SEZON 5’TE 5 YAPAN DENİZ TÜRÜÇ İLK PENALTISINI KAÇIRDI

GEÇEN SEZON 5’TE 5 YAPAN DENİZ TÜRÜÇ İLK PENALTISINI KAÇIRDI

YILANIN ISIRDIĞI İŞÇİ AMBULANSLA HASTANEYE KALDIRILDI

YILANIN ISIRDIĞI İŞÇİ AMBULANSLA HASTANEYE KALDIRILDI

ZÜMRÜT CAMİİNDE YAZ KURSİYERLERİ İLAHİYLE COŞTURUP, TİYATROYLA NOKTALADI

ZÜMRÜT CAMİİNDE YAZ KURSİYERLERİ İLAHİYLE COŞTURUP, TİYATROYLA NOKTALADI

AV. YAKUP UÇAR MUHTEŞEM DÜĞÜNLE DÜNYA EVİNE GİRDİ

AV. YAKUP UÇAR MUHTEŞEM DÜĞÜNLE DÜNYA EVİNE GİRDİ

YÜZME KURSUNA KATILAN 324 ÖĞRENCİ ARASINDA YÜZME YARIŞMASI YAPILDI

YÜZME KURSUNA KATILAN 324 ÖĞRENCİ ARASINDA YÜZME YARIŞMASI YAPILDI

OKUMAYAN KİŞİNİN KENDİNE VE ÇEVRESİNE YABANCILAŞMASI
  • BEYHANASMA
    • BEYHAN ASMA
    • BEYHANASMA@kayserihakimiyet2000.com
    • 5 Mayıs 2015 - 17:37:10

Bilgiden uzak kalan kimseler bir taraftan gelişmelere ve çevreye yabancılaşırken, öte yandan giderek kendini anlayamaz, tanıyamaz hale gelir. ‘İnsanları anlayamıyorum’, hatta ‘beni anlamıyorlar’ gibi yakınmalara sık rastlarız. Bazen de, ‘Ben bunu nasıl yaptım ’ der, kendimize şaşarız.

İnsan, önceden öğrendiklerine yenilerini katmaz ve onları sürekli tazelemezse zihninin zindeliğini koruyamaz. Eski bilgilerle, o bilgilerin oluştuğu zamandaki şartlarla şimdi arasına giren yeni bilgiler, önemli olanın önemini azaltacak, önemsiz gibi görünenleri de öne çıkarıp önemli hale getirebilecektir. Gelişen ve değişen şartlara göre yeni bilgilere ihtiyaç hissedilir.

Öğrenilenler zaman üstü bilgiler değillerse demode olmaları kuvvetle muhtemeldir. Ancak vahiy kaynaklı bilgiler eskimez, değerinden bir şey kaybetmez. Beşeri bilgilerin zamanın gerisinde kalması kaçınılmazdır.

 

Yenilenmeyen, yeni bilgilerle desteklenmeyen kalıntı bilgilerle şimdilerde yaşananları anlamak zordur. Eskiyen bilgiler bir taraftan önemini yitirirken, öte yandan buna bağlı olarak, bilincin, tanıma ve değerlendirme yeteneği gerileyecektir. Bunun tabii bir sonucu olarak da kişi kendini, çevresini ve olayları anlama ve değerlendirmede zorluk çekecek, insanlarla iletişimi güçleşecek.

 

Kavramlar ve kelime haznesi yeterince gelişmediği için de ifade yeteneği güdük kalacaktır. Yıllarca okumayan kimselerde çok sık rastlanabilecek bir özellik de tahammülsüz bir kişilikleri olmasıdır. Bu kişiler, yıllar önce öğrendikleri yarım yamalak bilgileri tartışmaya yanaşmazlar. Okumayan kişi için tek doğru vardır, o da kendinin önceden beri bildiğidir. Sadece kendi kafasındakileri doğru zanneder; başka doğruların olabileceğini kabullenemez. Bu da bir anlamda çocuklara ilk öğretilen bilgilerde olduğu gibi telkin mahiyeti arz eder.

Çocukluk çağlarında öğrenilenler, o zaman kafada başka bilgiler olmadığı için kritik edilemez, telkin mahiyetindedir ve mutlak doğru olarak algılanmışlardır. Önceden öğrenilenler, sonraki bilgilerle sürekli yenilenmezse ve gerekli düzeltmeler yapılmazsa, eskidikçe kökleşir ve adeta nasırlaşırlar. Tartışılmaz hale gelir, ne söyleseniz nasırına dokunursunuz. Okumayan kimselerin taparcasına inanıp bağlandıkları ve her söylediğini mutlak doğru olarak kabul ettikleri, böylece yücelttikleri kişilerin dışındaki kimseleri dinlemeye tahammülleri yoktur.

 

 

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz