BAŞKAN EKİCİ, “KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ HIZ KESMEDEN İLERLİYOR”

BAŞKAN EKİCİ, “KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ HIZ KESMEDEN İLERLİYOR”

DEVELİ KAYMAKAMI DURU ÇAY OCAĞINDA VATANDAŞLARLA BULUŞTU

DEVELİ KAYMAKAMI DURU ÇAY OCAĞINDA VATANDAŞLARLA BULUŞTU

KAYSERİSPOR’DA MEDİPOL BAŞAKŞEHİR MESAİSİ DEVAM EDİYOR

KAYSERİSPOR’DA MEDİPOL BAŞAKŞEHİR MESAİSİ DEVAM EDİYOR

708278.İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ SAĞLIK BAKANLIĞI.24.11.2017

708278.İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ SAĞLIK BAKANLIĞI.24.11.2017

MELİKGAZİ İMAM HATİP ORTAOKULU’NDAN MÜFTÜLÜĞE ZİYARET

MELİKGAZİ İMAM HATİP ORTAOKULU’NDAN MÜFTÜLÜĞE ZİYARET

ÖMER FARUK KOTAY YAZIYOR…LAF OLSUN, TORBA DOLSUN

Geçen hafta eleştirilmek ve eleştiri korkumuzdan bahsetmiştim.

Bu hafta da madalyonun öbür tarafını görmemizde fayda görüyorum.

Yani eleştirelim ama nasıl eleştirelim?

Bir de işin o boyutu var sevgili dostlar.

İşte bugün sizle bunun hakkında konuşmak istiyorum.

Geçen hafta bir yazarın eleştirilmeği sevdiğinden bahsetmiştim.

Hatta makulse o eleştiri sebebini karşılama ve yahut sorunları çözme yoluna da gitmesi gerektiğini söylemiştim.

Ancak makul eleştirilebilir olmasının da altını özellikle çizmiştim. Yani tabiri caiz ise ”laf olsun torba dolsun” diye de eleştiri yapılmaz. Biz maalesef bunu da yapıyoruz. Ya eleştirmekten, eleştirilmekten korkuyoruz, ya da “laf olsun torba dolsun” boyutuna geçiyoruz. Ne yazık ki ölçüsünü henüz tutturabilmiş değiliz. Eleştiri yapılmalı ama eleştirinin de dozu olmalı. Bir gerçekçiliği olmayan uçuk kaçık eleştiri eleştiri değildir. Olsa olsa gereksiz sözler bütünüdür.

Bir işe yaramaz. Eleştiri dediğimiz işin bir yönlendiriciliği olmalıdır ve doğruya yönlendirmelidir.

Yine geçen haftaki gibi bir yazarı baz alıp örnek vermek istiyorum. Siz bir yazara bilmediği, söz yetkisi bulunmadığı bir konu hakkında eleştiri yapar, bu konuları da kitaplarına taşımasını isterseniz yanlış olur. Makul eleştiri sınırlarını zorlamış olursunuz. Yine geçen haftaki gibi futbolcuları baz olarak örnek vermek istiyorum. Siz bir oyuncuyu, futbolcuyu gereksiz yere eleştirirseniz oyuna küstürürsünüz veya hep bir tedirginlik içinde dolaşmasını sağlarsınız. Bir de ayrıca işin üslup boyutu var. Yani tüm bunların yanında kullandığımız dilde yapıcı ve tatlı olmalıdır. Kelimeler özenle seçilmelidir. Kırıcı bir üsluptan kaçınılmalıdır. Sevgi ve saygı çerçevesinde yapılmalıdır. Doğru yerde uygun şartlarda gerçekleştirilmelidir. Aksi halde yanlış anlaşılmalara mahal verebilir. Kırılmalara sebep verebilir. Olay bir anda tartışma, fikir beyanından kavgaya dönebilir. Gereksiz bir hal alır. Eleştirilerin bu tür sıkıntılara bürünmemesi için atalarımızın ”Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır sözünü lütfen unutmayalım.

Mantıklı eleştiriler yapalım.

 

  • Etiketler
  • Açıklama
  • Geçen hafta eleştirilmek ve eleştiri korkumuzdan bahsetmiştim. Bu hafta da madalyonun öbür tarafını görmemizde fayda görüyorum. Yani eleştirelim ama nasıl eleştirelim? Bir de işin o boyutu var sevgili dostlar. İşte bugün sizle bunun hakkında konuşmak istiyorum. Geçen hafta bir yazarın eleştirilmeği sevdiğinden bahsetmiştim. Hatta makulse o eleştiri sebebini karşılama ve yahut sorunları çözme yoluna da […]
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz