AMATÖR SPOR HAFTASI HENTBOL MÜSABAKALARI SONA ERDİ

AMATÖR SPOR HAFTASI HENTBOL MÜSABAKALARI SONA ERDİ

KOCASİNAN’DA ULUSLARARASI FUTBOL TURNUVASI

KOCASİNAN’DA ULUSLARARASI FUTBOL TURNUVASI

KAYSERİSPOR, KONYA MAÇI İLE YARALARINI SARACAK

KAYSERİSPOR, KONYA MAÇI İLE YARALARINI SARACAK

KAYMAKAM DURU, ÖĞRENCİLERE BAŞARININ SIRRINI ANLATTI

KAYMAKAM DURU, ÖĞRENCİLERE BAŞARININ SIRRINI ANLATTI

UYUŞTURUCU OPERASYONU: 5 GÖZALTI

UYUŞTURUCU OPERASYONU: 5 GÖZALTI

ORYANTALİZM VE DOĞU-BATI İLİŞKİSİ-II
  • BEYHANASMA
    • BEYHAN ASMA
    • BEYHANASMA@kayserihakimiyet2000.com
    • 23 Eylül 2016 - 15:15:19

Batı-Doğu kavramları, iki şey; kültür, toplum, medeniyet arasında zihniyet farkını vurgularken farklı zihniyete mensup kişilerin eşyaya, tabiata ve insana bakışını izah etmesine hizmet eder. Burada farkı yaratan zihniyet tek tek bir araya ve yan yana gelen niteliklerle oluşmaz.
En azından toplumda işaret edilen niteliklerin toplamlarından oluşmamaktadır. Bu niteliklerin bir kalıp içinde birbirleriyle ilişkiye sokulmasıyla elde edilen, yüzyılları aşan ve süreklilik kazandırılarak alışkı haline gelen kendi içinde tutarlı yapıların zihniyet ve kavram çözümlemesi ele alınarak diğer medeniyet adalarıyla kıyaslanabilir.
Bu genel sosyolojik çerçeveden insanlığa ait bilgiyi algılama ve kendine mâl etme ile ilgili farklı insan topluluklarını yalnız sunî olarak değil, tabii yolları takip ederek toplumların bilgi arkeolojilerinin yapılabileceğini de çıkarsamak kolaylaşmaktadır. Tabii yollardan kast ettiğim; insan ve tabiatına dair dinde, sanatta, felsefede toplumların içinde zaman içinde oluşan sosyal ve kültürel bakiyelerden hareketle objektifliğin en yakınından geçecek “durum tespitleri”dir.
Toplumların kültür çantasında olan araç gereçlerin tespitiyle ve sayımıyla sınırlıdır. Antropologların “kültür-aşırı” yaklaşım dediği dışarıdan bir bakışı ve gözlemlemeyi ifade eder. Aynı kural, toplum içi bir eleştiriyi toplumuna yapabilecek dürüstlükte ve entelektüel kalibresi yüksek, değerlerini elverdiğince “askıya alabilen” aydın ve bilim insanlarınca da uygulanabilir. Bir de sunî olarak adlandırabileceğimiz o medeniyete içerden ve dışarıdan bakarken toplumsal şart ve konjonktürün oluşturduğu o döneme eşlik eden sosyo-psikolojik, ekonomik ve siyasi şartlarla birlikte gelişen; bakışların etkisinde oluşan ikinci bir düzey daha vardır.
Örneğin güçlü olduğu için dünya üzerinde haklı olduğunu söyleyen Batı medeniyet dairesi içinde yer alan toplumlar vardır. Diğer daireyse, mağdur oldukları iddiasını taşıyan Doğu medeniyetinde yer alan toplumlardan meydana gelmektedir. Mağdurların son birkaç yüzyılda sürekli Batı’nın fiziki saldırı ve kültürel baskısıyla Doğu toplumlarında oluşan infiallerin yine Doğu aydınının zihin dünyasında meydana getirdiği yansımalardan oluşan hatırı sayılır bir literatür oluşmuştur. Bu değerlendirmelerin suni ve duygusal yoğunluklu oluşları; daha çok mübalâğlı anlatım ve düşüncelerle şekillenmesinden kaynaklanmaktadır. Yoksa ileri sürülen her şeyin gerçek dışı olduğu biçiminde anlaşılmamalıdır. Doğu ve Batı medeniyeti içinde yaşayan insanları beyindeki iki yarım küreye benzetebiliriz. Ama bir farkla; hayal gücü yüksek, şüpheyi zihninden eksik etmeyen ve hatta vehim makinesi haline gelmiş bir insan beyinin iki yarım küresi olarak. İşte o zaman sunî bir üretim sonu ortaya çıkan literatüre iyi bir emsal bulmuş oluruz. Böyle bir beynin bazı gerçekleri tespitte isabet kaydederken bazılarını da çok yanlış değerlendirebileceğini göz önünden kaçırmamak durumundayız. Yirminci yüzyıl aydını, birçok tespitiyle tartışılmayan soru ve sorunları toplumunun gündemine getirirken diğer yönüyle de vehim makinesini andırır. Aşırılıkları ve isabet kaydettiği konular birbirinin içine geçerek girift bir hal almıştır.
15. yüzyıl sonrası şekillenen dünyada Batı kendi geleneksel bağlarından ayrılarak din temeline oturmayan yeni bir zihniyetin izini sürmeye başladı. Kıta bu yolda bilimsel, teknolojik, siyasal, sosyal devrim ve mücadeleleri 19 yy.’da belli bir zeminde uzlaştırmaya muvaffak oldu. Batı, bir taraftan geleneksel çehresini değiştirirken diğer taraftan da Batı-dışı toplumların iç işleyişlerine müdahale ederek ve dünya siyaseti ve ekonomisi üzerinde söz sahibi olmaya başlamıştır.
Giderek kıta Avrupa’sıyla sınırlı kalmayan ve kendi zihniyetini Afrika’ya Atlantik ötesine ve Asya’ya yaymaya başlayan Batı medeniyet. Buna karşılık Batı medeniyeti kavramlaştırmasına karşı direnç göstermek ve tek taraflı sömürü düzenine karşı Asya halklarının öfkesini, korkusuzluğunu, kahramanlığını işaret edecek bir kavram olarak Doğu kendiliğinden belirmiştir. Kısacası Batı; Batı’dır. Ancak Doğu; Doğu değildir. Doğu, Batı karşısında icat edilmiş bir kavramdır. İçinde işgal altındaki ülkelerin umutları, heyecanları, ikbal ve istikballerini ayakta tutmak şarkiyatçılara gözdağı vermek için suni bir kavramlaştırmadır.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz