709377.T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ.25.11.2017

709377.T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ.25.11.2017

BÜYÜKŞEHİR SON 3 YILDA 343 OYUN PARKI YAPTI

BÜYÜKŞEHİR SON 3 YILDA 343 OYUN PARKI YAPTI

SADECE CİNSEL ŞİDDETE MARUZ KALAN KADINLARIN ORANI YÜZDE 15,3

SADECE CİNSEL ŞİDDETE MARUZ KALAN KADINLARIN ORANI YÜZDE 15,3

İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ OSMAN ELMALI: ÖĞRETMENLİK BİLGELİKTİR

İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ OSMAN ELMALI: ÖĞRETMENLİK BİLGELİKTİR

YENİ İL SAĞLIK MÜDÜRÜ BENLİ, GÖREVİ KILIÇ’TAN DEVRALDI

YENİ İL SAĞLIK MÜDÜRÜ BENLİ, GÖREVİ KILIÇ’TAN DEVRALDI

ORYANTALİZM VE DOĞU-BATI İLİŞKİSİ-VII
  • BEYHANASMA
    • BEYHAN ASMA
    • BEYHANASMA@kayserihakimiyet2000.com
    • 29 Eylül 2016 - 11:39:52

Öte yandan, Grek ve Roma dönemlerinde görülen kadının nesneleşmesi, erkeklerin nesil devamı için “kendilerine ait” kadınlarla evlenmesine ve fakat haz için kapatmalarına ve safiyeti için çocuklara, gücü için de erkeklere yönelmeleri sonucunu doğurdu. Annesi çocuğa akraba bile sayılmazdı çünkü asıl olan baba idi. Bir yargılama sonucunda Apollo, anne akraba sayılmayağı için annesini öldüren Orestes’in masumiyetini ilan etmiştir (bkz. Aeschylus’ın Oresteia adlı eseri). Avrupalıların doğuyu nasıl gördüğü, modernleşme süreci boyunca zihnimizi hep meşgul etti. Son iki yüz yıldır kendimizi onlara bakarak hizalıyoruz. Öyle ki Şerif Mardin, bütün modernleşme tarihimizi “Onların bize bakmasından yola çıkarak bizim kendimize bakmamız hali” olarak özetleyebileceğimizi söyler. Batı karşısındaki askeri yenilgilerle birlikte, Batılıların değerlendirmeleri, kendimizi algılayışımız üzerinde etkili olmaya başladı.Yıllar önce Terry Hench’in ‘Hayali Doğu’ ve Rana Kabbani’nin ‘Avrupa’nın Doğu İmajı’ adlı kitaplarını eş zamanlı olarak okuduğumda, bu okuma bir taraftan doğu imajının nasıl önyargılarla beslendiğini, diğer taraftansa konjonküterel olarak değişen bu imajın nasıl modern Avrupa’nın kendisini inşa etmesine yaradığını görmeme katkıda bulunmuştu.Mohja Kahf’in Western Representations of Muslim Women kitabını kütüphanede keşfettiğimde ise, meselenin bir başka boyutu aydınlandı. Ortaçağlardan başlayarak Rönesans ve Aydınlanma dönemleri de dâhil 19. yüzyıla kadar Batılıların Müslüman kadınları edebi eserlerinde nasıl temsil ettiklerini ele alıyordu kitap. Fransız şansonları, Samuel Jhonson’un ‘Prens Rasselas’ı Montesquieu’nun ‘İran Mektupları’, Cervantes’in ‘Don Kişot’u, Lady Montagu’nun anıları, Rousseau’nun ‘Toplumsal Sözleşme’si, Byron’un “Türk” hikâyeleri, Victor Hugo’nun Doğu şiirleri… hepsi ayrıntılı bir incelemeye tabi tutulmuştu kitapta. Güçlü ya da güçsüz, at sırtında veya hareme kapatılmış, dev ya da cariye… dönemsel olarak hakim olan “Müslüman kadın” imajını yansıtan kadın kahramanlarla bezeliydi tüm bu eserler.
Başkalarının da istifade etmesi için hemen tercüme edilmesini önerdim yayınevine. ‘Batı Edebiyatında Müslüman Kadın İmajı’ adıyla tercüme edilen kitap, edebi metinlerin tarihsel süreç içinde izlerini sürerek, Müslüman kadın imajının, nasıl da Batı ve İslam dünyası arasındaki siyasal ve hegemonik ilişkinin bir yansıması olduğunu ortaya koyuyor. İlk etapta şunu öğreniyoruz kitabın hemen girişinden: Bir kere, Batılının gözünde Müslüman kadın imajı, tarih boyunca değişen dönüşen bir fenomendir. Sandığımızın aksine Müslüman kadın, Batılıların gözünde hep sessiz, pasif ve ezilmiş bir kadın değildi. Zaten kitabın orijinal isminde güçlü ve şirret diye tercüme edebileceğimiz Termagant’dan ezilmiş ve pasif bir cinsel nesneye, yani Odalık’a şeklinde değişimi vurgulayan bir alt başlık yer alıyor (From Termagant to Odalisque). Hep hâkim olan bir anlayış değil idiyse, Müslüman kadınların ezilmiş olarak temsil edilişi neyle alakalıydı! “Ezilmiş Müslüman kadın”ın yükselişi ve kadın ve örtü meselesinin, Batılıların İslam anlatısının merkezine yerleşmesi, Avrupalıların İslam dünyasında sömürgeci güçler olarak yerleşmeleriyle doğrudan alakalıydı. Ezilmiş, boyun eğdirilmiş Müslüman kadının Batılıların temsilinin merkezine yerleşmesi, 19.yüzyılda İngiliz ve Fransız İmparatorluklarının kuruluşu ile eş zamanlı olarak gerçekleşmişti. Yani bu imajların doğrudan doğruya sömürgecilikle ve sömürgeciliğin meşrulaştırılmasıyla ilişkilidir. Gerçi Kahf, Müslüman kadınları temsil meselesinin sadece oryantalizm teziyle açıklanamayacağını söyler. Ama sömürgecilik dönemi için yine de açıklayıcıdır bu tez. Yani Doğu Doğululaştırıldığında ve Batı’nın İslam dünyasını hâkimiyeti altına almasıyla eş zamanlı olarak, batıda “İslami öteki” üzerinden bir Avrupa kimliği oluşturulmaya başlandığında, bugün hâkim olan Müslüman kadın imajı da ortaya çıkmıştır.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz