Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

SON DAKİKA


googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
İBRAHİM PEKBAY

PEH… PEH… PEEEEH…

Bu haber 12 Ağustos 2018 - 13:54 'de eklendi ve 41 kez görüntülendi.
PEH… PEH… PEEEEH…

Ne hallere düştük be…

Haber sitelerinde şöyle bir haber dolaşıyordu geçen hafta sonunda…

“ABD ile, iki Türk Bakan’a yaptırım uygulanmasına kadar varan krizi aşmak için Washington’a giden Türk heyetinin görüşmelerinden somut bir uzlaşma çıkmadı. Görüşmeler sonunda ABD ve Türkiye, sadece “temaslara devam etmek” konusunda anlaştı. ABD Dışişleri Bakanlığı’ndaki görüşmelerde Türk heyetine ayrıca, sadece Rahip Andrew Brunson’un serbest kalmasının yetmeyeceğini, halen Türkiye’de tutuklu bulunan 12 ABD vatandaşı ile, ABD’nin Türkiye temsilciliklerinde çalışan tutuklu iki Türk vatandaşı Hamza Akçay ve Metin Topuz’un da tahliyesinin beklendiği bildirildi.

Diplomatik kaynaklara göre görüşmeleri çıkmaza sokan gelişme ise, Amerikan tarafının Türk heyetinden Amerikan vatandaşlarının salıverilmesine ilişkin yazılı bir taahhüt istemesi oldu. Türk heyetinin ABD Hazinesi’ndeki görüşmelerinde ise ana konuyu İran’a yönelik Amerikan yaptırımları oluşturdu. Edinilen bilgiye göre Türk tarafı ABD’den, özellikle Kasım ayında İran’a yönelik başlayacak ABD petrol ve doğalgaz yaptırımlarına karşı, Türkiye’ye İran’la mevcut kontratlar çerçevesinde “ayrıcalık” tanınmasını istedi.

ABD tarafının bu konuda da net bir “evet” yanıtı vermediği öğrenildi. Türk ve Amerikan heyetleri, “görüşmelerin daha üst düzeyde devam etmesi” konusunda da uzlaştı.

ABD, sadece rahibi değil, serbest bırakılmasını istediği 15 kişinin listesini verdi… Yetmedi, serbest bırakılmasının taahhüt edilmesini istediler.”

Bir de şu… Gerçi inanmak istemiyorum ama giden heyetin içinde İngilizce bilen yok muş… Muhtemelen onlara uçak tahsis edilmiş ama tercümanı tarifeli uçakla göndermişler…

Eğer bu haberde bir miktar da olsa gerçeklik payı varsa ayıptır ayıp…

Haberler bunlar…

Bu haberlerin size tek cümle ile özetlemek gerekirse, ABD bizden “Sarı öküz”ü istiyor.

Verelim mi vermeyelim mi? İşte bütün mesele bu. Hani Shakespeare’in “Hamlet” oyundaki gibi “Olmak ya da olmamak” meselesi…

Bu arada biz onlardan ne istedik?

Fetö’yü mü, Hakan Atilla’yı mı, Rıza’yı mı?

Olabilir, isteyebiliriz. Onların tüm isteklerine karşı bunları da istemek hakkımız diye düşünebiliriz. Ama en acı isteğimiz ne oldu biliyor musunuz?

ABD’nin İran’a karşı Kasım ayında uygulamaya başlayacağı ambargodan muaf tutulmamızı istedik…

Şunu unutmamak gerekir ki, İran halkı ile Türk halkı arasında her hangi bir husumet söz konusu değil. Ben İbrahim Pekbay olarak orada yakın ve hatta “Aile dostları” olan biriyim. Gittiğimde kendi evimde gibi hissederim. Özellikle İran sınırındaki yerleşim bölgelerimizdeki vatandaşlarımızın İran’daki dostları ile yakın ilişkileri vardır.

Dahası, “Ülke” olarak sınır sorunumuzun olmadığı ve asırlardan beri sulh içinde yaşadığımız bir ülkedir. İnsani ilişkilerimiz dışında ticari ilişkilerimiz de oldukça fazladır.

Türkiye ile İran arasında siyasi bir anlaşmazlık söz konusu ise, bunu yaratan da siyasilerdir, çözecek olanlar da….

O halde…

ABD istedi diye bütün bunlardan vazgeçecek miyiz?

Hayır, vazgeçmememiz gerekir. Hatta daha da destek vermek boynumuzun borcu olmalı. ABD’nin dünya üzerindeki emperyalist etkisini kırmak için gerekli olan budur.

Geçtik onu, Türkiye’nin “Olmak ya da olmamak” sorunudur.

Çok açık ifade ediyorum…

Bırakın ABD kendi oyununu oynamaya devam etsin. Biz ülke olarak ayakta durabileceğimiz tüm dünyaya gösterelim.

Bu iktidar eğer bunu yapamıyorsa, elbette yerine gelecek ve yapacaklar da bulunur.

Canımız asla çıkmayacağına göre, umutlar da tükenmek bilmez…

Sadece akılımızı kiraya vermeyelim ve haysiyetimizi ayaklar altına almayalım…

 

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA