Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

SON DAKİKA


googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
GÜNER KARABULUT

PİYASA CANLANIYOR 

Bu haber 29 Ekim 2018 - 11:44 'de eklendi ve 23 kez görüntülendi.
PİYASA CANLANIYOR 

Piyasa canlanıyor derken aklınıza çarşı pazar gelmesin sakın, oralar şimdilik derin uykuda ve nasıl bir canlanma gelecek bilinmiyor.

Son günler de dolar düşüyor gibi görünse de yükseldiği vakit yapılan zamlar geri alınacağı sanılmasın çünkü, alınan borç paranın nasıl ödeneceğini hesaplamayan iktidarın, gelen kâr’ın nasıl geldiğini hesaplamayan vatandaşı olur. Olan yine sabit gelirliye olur ve zorluğu onlar çeker. Alıp satanlar girdi maliyeti arttıkça üzerine zam yaparak durumu kurtarma yoluna gider ama sabit gelire sahip olan işçi, memur ve emekli tayfasının böyle bir şansı maalesef yoktur.

Onların gözü hükümette, hükümetin gözü de onların cebinde olur genelde.
Peki canlanan piyasa hangisi? derseniz, yine bir mahalli seçim yaklaşıyor. Milletvekili olamayan memleket sevdalıları “Yurdun her yerine hizmet etme şansım olmadı, bari Belediye işinde hizmet edeyim” deyip, takım elbiseyi ve gravatı kapan düştü Ankara yollarına. Asıl şamata Ankara yoluna düşmeden oluyor. Çünkü önce aday etrafına ne kadar çığırtkan bulmuş o önemli. O çığırtkanlığı yapacak olanlar ne sayıda oy toplayabilecek? bu da önemli ama  bundan daha da önemlisi ise basın. Basın mutlaka destek vermeli ki başarı şansı yüksek olsun. Ben memleketimden biliyorum ki basın destek vermez ise o adayın işi çok  zor. Gazeteci milleti çok sever kirli çamaşırları ortaya sermeyi. Onlara ağzınızda kuş tutsanız yaranılmaz ama kuş tutmaya gerek yok, hizmet edeceğinize ikna olsunlar yeter aslında.

Birde işin maliyet kısmı var, reklam ve diğer giderler için. Parti Genel Merkezleri elbet belirlediği adaya para verir ama belirlenme safhasına gelene kadar da  para lazım. Artık sponsor mu bulur, köyde dededen kalan tarlaya mı göz diker o aday adayının meşrebine kalmış.  Çığırtkan, para ve medya desteğini temin eden düşer Ankara yollarına. Parti Genel Merkezinde gördüğü herkes ile toka yapıp mutlaka yanak yanağa gelip, teşkilattan sorumlu kişi ile baş başa bir görüşme yapar. Ona, parti içindeki diğer aday olma ihtimali olan kim varsa hepsine bir kulp takar ve kendisinin ne mübarek bir zat olduğunu izah eder. Öyle bir anlatır ki diğer aday olma ihtimali olanlar partiden ihraç edilse, o memleket   parti için deli divane olacak. Kendini parlatayım derken daha dün arkadaşım dediği insanları orada satar ve büyük ümitler ile kendisi aday gösterilsin diye bekleme bölümüne geçer. Bu eşi doğumda olan baba adayının hastane koridorunda beklemesinden daha vahim bir durumdur. Hamama giren terleyecek elbet.
Milletvekili seçiminde her şey daha kolaydı. Vekil seçilmek isteyen memleket sevdalıları, aday adaylığı parasını denkleştirip, parti hesabına yatırıp bekleme safhasına geçmişti. Elbette Ankara ziyaret edilip lidere ve parti kurullarına ne kadar bağlı biri olduğu reklamı yapılarak. Parti kuruluş felsefesi mi? Efendim, parti görüş ve felsefesi “Lider ne derse o olur” şeklinde özetlenmiştir. Yani bunu tek adamlık olarak algılayıp bölücülük yapmanın alemi yok. Hem tek adamın karar vermesi demek, her şeyi bir kişi düşünsün, diğerleri memleket işlerine devam etsin diyerek, fedakar bir durum sergilenmiş olup adı da ileri demokrasidir.

Geçen seçimlerde oluşturulan ittifaklar yerel seçim de geçerli olmayacak gibi bir durum var. Hatta “Cumhur İttifakı bitti” diye bir söylenti var ama bendeniz o konu hakkında biraz şüpheliyim. Neden derseniz; bir parti emeklilik konusunda yaşa takılan vatandaşlara çözüm bulacağını daha dört ay önce seçim beyannamesine almış olacak, daha sonra ittifak bitti denildiği halde kendi vaadi olan bu konudaki  teklife, hükümet ile beraber red oyu verecek. Vaad eden parti ile kanun geçmesin diye red veren aynı parti. Anlaşılır gibi değil  çünkü ilk turda evet veren vekiller,  grup başkan vekili görevden alınmak sureti ile ikinci turda hayır oyu vermek zorunda kalmıştır. Bu ne “Bilgelik” veya bu ne çelişkidir. Politikanın kurnazlığı bitmez ama bizler, oy kullanan seçmenler olarak, bu şekilde saman altından su yürütenlere  prim vermesek ve bir temizlik harekatı başlatma cesaretine sahip olsak daha iyi olmaz mı?

 

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA