GENÇLERBİRLİĞİ SOYUNMA ODASINDA KAVGA ÇIKTI

GENÇLERBİRLİĞİ SOYUNMA ODASINDA KAVGA ÇIKTI

SUMUDİCA: “BUGÜN KAZANMAYI HAK ETTİK”

SUMUDİCA: “BUGÜN KAZANMAYI HAK ETTİK”

MESUT BAKKAL: “BATACAKSAK İKİMİZ DE BATACAĞIZ”

MESUT BAKKAL: “BATACAKSAK İKİMİZ DE BATACAĞIZ”

JULİEN HASTALIĞINA FRANSIZ KALMADI

JULİEN HASTALIĞINA FRANSIZ KALMADI

OKULLARARASI HENTBOL GENÇ KIZLAR MÜSABAKALARI TAMAMLANDI

OKULLARARASI HENTBOL GENÇ KIZLAR MÜSABAKALARI TAMAMLANDI

PRAG, ÇEK CUMHURİYETİ İZLENİMLERİM I
  • BEYHANASMA
    • BEYHAN ASMA
    • BEYHANASMA@kayserihakimiyet2000.com
    • 11 Ağustos 2015 - 16:49:47

Çekçe bazı kelimeler Ano (Evet), Ne (Hayır), Dobry den/ Ahoj (Merhaba), Na shledanou (Hoşça kal), Prominte (Pardon), Prosim (Lütfen), Dekuji (Teşekkür Ederim), Kolik to stoji (Fiyatı ne?), Zachody/ WC/ Toalety (Tuvalet). Hitler’i bile etkileyen, kültür başkenti yapmayı planladığından bombalatmadığı, orta Bohemya’da Vltava Nehri üzerindeki Prag her yıl 4 milyon civarında turist ağırlıyor. Prag, Rönesans, Gotik ve Barok mimarisindeki binaların sıralandığı şirin sokakları, eski şehir meydanının ihtişamlı havası, her yanı süsleyen heykelleri ve akşam kaleden yansıyan ışıkların altında tekne gezintisi yapılabilen Vltava nehriyle, Avrupa’nın en romantik ve güzel şehirlerinden biri.
Özellikle, bir yandan tarihe yolculuk yapıp bir yandan da her dakika rotantizmi yaşamak isteyen aşıklara hitap eden bu şehir, dans, müzik, eğlence, tarih ve doğal güzelliği bir arada sunmasıyla da dünyanın her tarafından turist çekiyor. Öyle ki Prag sokaklarını dolaşırken Çek’lerden çok turistlere rastlanıyor. Şehrin sakinleri kenti turistlerin gezintisine bırakmış gibi her taraf fotoğraf çektiren, kafelerde oturup kenti izleyen, müzelere girmek için sırada bekleyen turistlerle dolu. Nitekim bir milyonluk kente yılda dört milyon turist geldiği düşünüldüğünde, bu manzaranın normal olduğu görülüyor. Günün her dakikası devinimin devam ettiği şehirde, gezilmek için birçok mekan bulunuyor, ancak her noktasını görebilmek ve ruhunu hissedebilmek için Prag’ın yürüyerek gezilmesi gerekiyor.Dünyanın her tarafından turist çeken bu şehirde, kenti simgeleyen iki önemli tarihi yapıda, bir zamanlar Osmanlı’ya karşı oluşan ön yargıların izlerine de rastlanıyor. Ülkenin başkenti Prag, Rönesans, Gotik ve Barok mimarisindeki binaların sıralandığı şirin sokakları, eski şehir meydanının ihtişamlı havası, her yanı süsleyen heykelleri ve akşam kaleden yansıyan ışıkların altında tekne gezintisi yapılabilen Vltava nehriyle, Avrupa’nın en romantik ve güzel şehirlerinden biri.
ŞEHRİN SİMGESİ TARİHİ KALE…
Şehir turuna başlamak için en uygun nokta Prag’ın simgesi olan tepedeki Prag Kalesi… Buraya çıkmak için fayton tarzında ya da 1950’li yıllara ait arabalar tercih edilebilir. Ancak özellikle zilini çalarak ilerleyen eski tramvayın tekerleklerinin tıkırtıları arasında caddeler arasından tepeye tırmanmak ayrı keyif veriyor. Tepeye çıkıldığında konukları ilk olarak kalenin önündeki kraliyet bahçesi karşılıyor. Kalenin büyük giriş kapısında ise Çek askerler ile dev heykeller bekliyor. Kale, içindeki saray ile mimarisi ve büyüklüğüyle göz kamaştıran katedral, müzeler, Romanesk manastır, Altın sokak ve çeşitli galerilerin olduğu binalardan oluşuyor. Turistlerin içeri girmek için uzun kuyruklar oluşturduğu kalede, her mekânı ayrıntılarıyla görmek isteyen birinin en az yarım gününü harcaması gerekiyor.
Kalede en dikkat çeken yapı, uzun yıllar inşaatı tamamlanamayan, Çek Cumhuriyeti’nin en büyük katedrali Aziz Vitus. Yapımına kral IV. Charles’in ”dinde daha güçlü olma” isteğiyle 1344 yılında başlanan ancak inşaatı 1929’da tamamlanan Gotik ve neogotik tarzdaki katedral, 124 metre uzunluğu ve 33 metre yüksekliğiyle de dünyanın beşinci büyük katedrali. Çevresindeki çirkin suratlı ejderha heykellerinin de yapıyı kötü ruhlardan koruduğuna inanılan katedralde, yağmur oluğu görevini de üstlenen bu heykellerin çirkinliğinin, bunları yapan heykeltraşın çok çektiği kayınvalidesini resmetmesinden kaynaklandığı belirtiliyor. Şato izlenimi de veren kalede, Orta Avrupa’nın en eski kilisesi St. George ile savaşta kocası ölen kadınların kullanımına açılan huzurevi de ilgi görüyor. Bir zamanlar ünlü yazar Kafka’nın da çalıştığı Altın Sokak ise kalenin en popüler yeri. Surların üstüne yapılmış küçük odalardan oluşan sokakta, bir dönem simyacılar gezermiş. Hayran olmamak içten bile değil.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz