POLİSE ATEŞ EDEN 3 KİŞİ KOVALAMACA SONRASINDA YAKALANDI

POLİSE ATEŞ EDEN 3 KİŞİ KOVALAMACA SONRASINDA YAKALANDI

KOLUNA ‘YURTTA SULH KONSEYİ’ DÖVMESİ YAPTIRAN BİR KİŞİ YAKALANDI

KOLUNA ‘YURTTA SULH KONSEYİ’ DÖVMESİ YAPTIRAN BİR KİŞİ YAKALANDI

KAYABAĞ HALI SAHA FUTBOL TURNUVASI DOSTLUK VE KARDEŞLİK TURNUVASININ ŞAMPİYONU

KAYABAĞ HALI SAHA FUTBOL TURNUVASI DOSTLUK VE KARDEŞLİK TURNUVASININ ŞAMPİYONU

DÜNYAM HASTANESİ’NİN ACI GÜNÜ

DÜNYAM HASTANESİ’NİN ACI GÜNÜ

KOCASİNAN’IN SOKAK OYUNLARI ŞENLİĞİ ERKİLETLİ ÇOCUKLARI MUTLU ETTİ

KOCASİNAN’IN SOKAK OYUNLARI ŞENLİĞİ ERKİLETLİ ÇOCUKLARI MUTLU ETTİ

PRAG’DA NAZIM HİKMET VE SLAVİA KAFESİ
  • BEYHANASMA
    • BEYHAN ASMA
    • BEYHANASMA@kayserihakimiyet2000.com
    • 17 Ağustos 2015 - 17:49:44

Nazım Hikmet, Uluslararası Barış Ödülü’nü almak için geldi bu masal şehre 1956-58…
Slavya kahvesine oturup şiirlerini yazarken nasıl bir duygu fırtınasıyla savruluyordu acaba?
Jean Paul Sartre, Pablo Neruda gibi dünya edebiyatının devleriyle dost olmuştu artık.
Demir parmaklıkların ardında geçen 12 yıl, açlık grevleri, saldırılar, hastalıklar ve korkular, hepsi gerilerde kalmıştı. Ama gerilerde kalan çok değerli anıları ve sevdikleri de vardı.
Birçok uluslararası kongreye katılıyor, Moskova’dan Berlin’e, Prag’a geziyordu.
Yapıtları çeşitli dillere çevriliyor, kitapları yayınlanıyordu. Ama vatanından binlerce kilometre uzaktaydı. Ya Münevver Hanım ve minik oğlu Memet? 31 Kasım 1956. Prag’a akşam, yavaş yavaş çöküyor. Masal şehri ortasından bölen Vltava Nehri ağır ağır akıyor. Slavya kahvesindeki yuvarlak tahta masada oturan iri yapılı adam, Şarl Köprüsü’nün üstündeki heykeller kadar yalnız! Yazmaya başlıyor:

Külahlı kuleler Pırağ şehrinde,
Ağarınca akşamın üzerinde
Düşe giren dünyalar aydınlanır
İstanbul’da bir Memet var
Altısına bastı bu yıl.

20 Aralık 1956. Gri bir sabaha gözünü açan Prag yavaş yavaş uyanıyor. Dışarda sulusepken yağmaya başlayan karı seyrederken dalıp yine gidiyor iri adam.
Pırağ’da bir yandan ağarıyor ortalık
Bir yandan da kar yağıyor
Sulusepken
Kurşuni
Pırağ’da ağır ağır aydınlanıyor barok;
Huzursuz, uzak
Ve yaldızlarında kararmış keder.
Ölen bir yıldızdan uçup gelen kuşlara benziyor.
Dördüncü Karl Köprüsünde heykeller. Kont Lazansky’nin Prag tiyatrosuna gidenlerin buluşmaları için yaptırdığı 126 yıllık bir kahve burası. Kimler gelip geçmedi buradan kimler… Prag’ın aristokratları, yazarlar, müzisyenler, şairler, özgürlüklerin ateşli savunucuları, sosyal hayatın ve bağımsızlığın temsilcileri… Kesik sigara dumanın altında okunan gazeteler, uzun sohbetler, yazılan duygu yüklü şiirler. Slavya kahvesi bir dönem de milliyetçilik akımlarını simgeler. Kahvenin bir yanında Çek ulusal mücadesinin simgesi olan Ulusal Tiyatro var. Çeklerin ünlü yazarı Vaclav Havel ilk eşi Olga’yla da burada tanıştı. Duvarlarında geçmişin izlerini taşıyan fotoğraflarla dolu. İlk gözüme çarpan Hillary Clinton’la Vaclav Havel’inki oldu. Yeniden zaman tüneline dalalım. Ve 16 Ocak 1969. Zaman tünelinde çıktığım yolculuğun son durağındayım. Sovyet tanklarının paletlerinden çıkan gıcırtılar bir anda çığlıklarla karıştı. Jan Palach bir ateş topu gibi Ulusal Müze’nin merdivenlerinden koşarak iniyor. Kaldırıma yığılıyor. Rus tanklarının Prag’a girişini protesto etmek için kendini yakıyor. Düştüğü yerde milyonların ziyaret ettiği bir özgürlük anıtı var. Charles Köprüsünün hemen altındaki köprünün hemen ayağında, Národní divadlodurağının karşısındaki Slavia Kafede Nazım Hikmet’in çok duygu yüklü küçük bir portre fotoğrafını da görebilirsiniz.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz