KAYSERİSPOR: 2 – ATİKER KONYASPOR: 1

KAYSERİSPOR: 2 – ATİKER KONYASPOR: 1

KAYSERİ’DE İSTİKLAL YÜRÜYÜŞÜ RÜZGARI

KAYSERİ’DE İSTİKLAL YÜRÜYÜŞÜ RÜZGARI

DEPLASMAN FATİHİ MELİKGAZİ BELEDİYESPOR

DEPLASMAN FATİHİ MELİKGAZİ BELEDİYESPOR

TURGUTLUSPOR- ERCİYESSPOR :2-0

TURGUTLUSPOR- ERCİYESSPOR :2-0

MAZOT HIRSIZLARI ‘TIKAMA’ İLE YAKALANDI

MAZOT HIRSIZLARI ‘TIKAMA’ İLE YAKALANDI

PUŞKİN VE GOGOL’ÜN ESERLERİNDE “EMEK”
  • BEYHANASMA
    • BEYHAN ASMA
    • BEYHANASMA@kayserihakimiyet2000.com
    • 5 Mayıs 2016 - 14:46:34

Metinlerarası  diyalog ve anlama bir saygı, ulaşabildiğim ve anlayabildiğim metinlerle bir dostluk, eserlerinin ruhumdaki izlerini kağıda dökebildiğim oranda sarsıla sarsıla dile gelen bir mutluluk olacak bu yazı benim için…Puşkin’in önemli eserlerinden Dubrosvki‘de romantik bir aşk hikayesiyle Puşkin’in sıklıkla ele aldığı özgürlüğe dayalı halk ayaklanması konusu işlenir. Dubrovski‘de en çok konuşulanlardan biri emekle-inancın Dubrosvki’nin karakterinde oluşturduğu farklı hallerin ve aşkın içine düşürdüğü mizahi-gerçekçi ifadelerin, ve bunların insanca ifadesidir. Dubrovski‘de Puşkin, soylular ve sınıflar arası emek’e dayalı çekişmeyi ara temalarla işlemiştir. Puşkin’in Yüzbaşı’nın Kızı adlı eserinde karakter Grinev’in 17 yaşında ve derin bir kişilik olması,  karakterler ve dönemin ayaklanmalarla harmanlanmış halini yansıtması bakımından önemlidir. Puşkin’in yapıtlarıyla toplumsal gerçekçilik ekolü ile ortalığı bulandıran bir yazar olması,  yazarlığın taraf olunduğunda daha anlamlı olduğunu düşünenler için, Puşkin’e dair olumlu düşünceleri yaratmayı kolaylaştırır. Puşkin geleneğini sürdüren hiciv ustası Gogol’a gelindiğinde, emekçi memur tiplerinin yaşantılarının öne çıktığını, ancak bunu yaparken, diğer memurlarla olan yaşantısal farklılıkları da mizahi trajik dille anlattığını görürüz. Değerli hocam Aydın Süer’in belirttiği gibi;  klasik Rus edebiyatına memur emekçi tipi, gerçekçi bir biçimde ilk kez Puşkin’le, Menzil Şefi öyküsünün başkahramanı memur Vırin’i anlatırken kullandığı şu tanımlamayla girer: “Menzil Şefi ne demektir? Rütbesiyle kendisini yalnızca dayaktan koruyabilen- o da her zaman değil- on dördüncü dereceden bir çilekeş” Bu öyküdeki Vırin, ‘küçük adam’ kavramının Rus edebiyatında ilk kez kullanıldığı öyküdeki emekçi tiplemesinin ismi olmuştur aynı zamanda. Gogol’un öyküsü Palto ile XIX. yüzyıl Rus edebiyatının ağırlıklı konusu olan küçük adam teması hızlanır, edebiyatın vurgusu ezilmiş, acı çeken, haksızlığa uğrayan küçük insanlar üzerine kaymaya başlar. Gogol’dan sonra gelen Rus yazarlarının hemen hepsinde bu öyküden esinlenmeler göze çarpar. Rus edebiyatıyla ilgili tartışmalarda,  Dostoyevski’nin “Hepimiz Gogol’un paltosundan çıktık” dediği dile gelir hep. Gogol, güç şartlarda yaşayan, var olan sistemin önemsemediği baş emekçi karakterAkakiy Akakiyeviç’in yeni bir palto almak için çırpınışının ve paltoya sahip olduğu gün onu çaldırınca aklını kaybedişinin hikâyesini anlattığı Palto‘da, Çarlık Rusya’sında yaşanmakta olan emekçi sınıfını net bir şekilde ortaya koyduğu için hem övülür; hem de Rusya gerçeğinin aksayan yönlerini gözler önüne serdiği için de acımasız tepki alır. Palto‘da, karakter Akakiy Akakiyeviç’in ölümüyle, onun değersizliğinin o coğrafyada nasıl tanımlandığını gösteren şu satırlar beni hep düşündürmüştür:

“Akakiy Akakiyeviç toprağa verildi ve Petersburg onsuz kaldı; sanki bu kentte böyle biri hiç var olmamıştı. Davasına kimsenin sahip çıkmadığı, kimsenin yakınlık göstermediği, bir iğnenin ucuna yerleştirdiği sıradan bir sineği bile alıp mikroskop altında incelemeyi ihmal etmeyen doğa bilimleri uzmanlarının dahi dikkatini çekmeyen bir yaratık, ömrünün son günlerinde de olsa palto biçimine bürünmüş ışıl ışıl bir misafir tarafından ziyaret edilmiş, yoksulluk içinde geçen kasvetli yaşamı bir an için bile olsa renklenmiş, sonra da çarların ve dünyadaki diğer tüm hükümdarların üzerine çöken felaket onun da karşısında belirmiş, yıllarca dairedeki arkadaşlarının acımasız alaylarına sabırla katlanan 14.dereceden küçük memur Akakiy Akakiyeviç, bir hiç uğruna bu dünyadan sessizce göçüp gitmişti.”

(Gogol, Palto, syf. 33)

Gogol’un emeğe olan değeri, payı anlatırken kullandığı dilindeki gerçekçi hava, onun kendi yaşamında da küçük memur rolünü edindiği zamanlara verilebilir. Gogol’un memur tiplerine olan yaklaşımı, olaylara ve karakterlere eleştirel yaklaşamaması, olumsuzluklara ve haksızlıklara karşı olumlu bir çaba gösterememesidir. Bunun en büyük gerçeği de şüphesiz Gogol’ün güçlü dinsel inanışlarının etkisiyle kişilerin kaderinin hiçbir biçimde değiştirilemeyeceğine inanmış olmasıdır.

 

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz