KAYSERİSPOR 10 KİŞİ KALDIĞI MAÇTA BJK İLE PUANLARI PAYLAŞTI:1-1

KAYSERİSPOR 10 KİŞİ KALDIĞI MAÇTA BJK İLE PUANLARI PAYLAŞTI:1-1

BEŞİKTAŞ ŞEHİTLERİ ANDI

BEŞİKTAŞ ŞEHİTLERİ ANDI

KIZ ARKADAŞLARINI DÖVERKEN KEŞFEDİLDİ, DÜNYA 3.’SÜ OLDU

KIZ ARKADAŞLARINI DÖVERKEN KEŞFEDİLDİ, DÜNYA 3.’SÜ OLDU

GENÇ YEŞİLAY ÜYELERİ MADDE BAĞIMLILIĞI İLE MÜCADELE EDECEK

GENÇ YEŞİLAY ÜYELERİ MADDE BAĞIMLILIĞI İLE MÜCADELE EDECEK

ŞEHİT OSMAN BÖRKLÜOĞLU ANILDI

ŞEHİT OSMAN BÖRKLÜOĞLU ANILDI

RUH HALİNİN ZEKÂNIN KULLANIMINA ETKİSİ
  • BEYHANASMA
    • BEYHAN ASMA
    • BEYHANASMA@kayserihakimiyet2000.com
    • 2 Kasım 2015 - 17:06:55

Akıl kelimesi gibi Arapça asıllı olan zeki kelimesi; parlak ateş, parlaklık ve keskinlik anlamlarına gelmektedir. Diğer yandan, her ruh ve zekâ sahibi varlık aynı zamanda şuur ve akıl sahibi olmayabilir. Hayvanlar, kendi aralarında farklı olmak üzere, belli bir zekâ düzeyine sahip, fakat akıldan yoksundur; dolayısıyla zekâları insan zekâsından tabii ki farklıdır.
İnsanın kendisini ve kendisini çevreleyen evreni beş duyusuyla algılayıp anlamlandırması zekâ ile olur. Yeni durum ve olaylara intikal etme, anlama, öğrenme, analiz ve sentez etme yeteneği, beş duyunun ve sezginin belli bir verimlilikle kullanılması, dikkatin ve düşüncenin yoğunlaştırılması, ayrıntılara dikkat edilmesi zekânın varlığıyla olur.
İnsan zekâsı, insan ruhunun çatısı altında şuur, akıl, vicdan, sezgi, his ve hafıza gibi fakültelerin tek tek her biriyle birlikte çalışmaktadır (Şuur, temelini insan zekâsının oluşturduğu, sadece insana özgü bir uyanıklık ve algılama hali olarak tarif edilebilir.). Bu et-tırnak birlikteliğinden dolayı, indirgeyici veya soyutlayıcı yaklaşımlarla insan zekâsını analiz etmek mümkün değil. İnsan zekâsının, insanın mahiyetindeki diğer manevi fakültelere doğrudan bağlı olması, bizi, zekâ kavramının tek bir tarifi olamayacağı sonucuna götürüyor ve insan zekâsı, hayvan zekâsı, -gerekiyorsa- yapay zekâ gibi farklı zekâ tarifleri yapmamızı gerekli kılıyor. Zekâ ile düşünme yeteneği, düşünme ile de kişinin ruh yapısı (veya benliği) arasında kuvvetli bir münasebet söz konusudur.
Çok zeki olduğu halde, çocukluktan itibaren aldığı terbiyenin ruh yapısı üzerindeki olumsuz etkileri sebebiyle sosyalleşememiş, tutuk ve ürkek kalmış, kendine güvensiz bir ruh halinde yaşayan kişilerin rahat ve takıntısız düşünce geliştiremedikleri, dolayısıyla zekâlarının gereğini yerine getiremedikleri görülmüştür. Bu konuda Einstein’ın çocukluk dönemi tipik bir örnek teşkil eder: Okulda kendisine “utangaç Jean” manasına gelen “Biedermier” lakabını takmışlardı. Sorulan herhangi bir soruya karşılık olarak yanlış bir şey söylememek için, ancak uzun bir düşünme süresinden sonra cevap veriyordu. Hatta bir ara aile içinde, zekâsının geriliğinden korkulmuştu. Okuldaki durumu, annesinde, bir yakınına yazdığı mektupta şunları belirtme ihtiyacı ne yapacağımızı bilmiyorum, gerçekten pek bir şey öğrenemiyor” Bu durum, Einstein’ın ilk ve orta öğrenimini, baskı atmosferinin hâkim olduğu katolik bir eğitim müessesesinde yapmasından kaynaklanıyordu (1880’li yılların Almanyası’nda sadece dini okullar vardı). Einstein, hatıralarında, okuldaki eğitmenlerin tavrından ‘çavuş baskısı” olarak bahsedecek, hocaların ise “teğmenler” gibi davrandığını belirtecektir.

Bu misalde de görüldüğü gibi bir kimse, şahsiyetinin zedelendiği veya sağlıklı gelişme imkânı bulamadığı böyle bir durumda, çok zeki dahi olsa, bu problemin üstesinden gelemeyebilir. Burada, insanın ideal sahibi olması onun şahsiyetini geliştirecek, kendisine güvenini artıracak, sonuçta kendisini daha hür hissetmesini ve daha rahat ifade etmesini sağlayacaktır.
Bu durumun tersi de görülebilir. Kendine aşırı güvenen ve dağınık düşünen, kuvvetli analizler yapabildiği halde, bunlara sentez düşüncesiyle yaklaşma arzusu veya sabrı gösteremeyen kişiler de vardır. Bunlar hayatlarında genellikle bir sonuca gitmeyi düşünmezler. Tenkit ağırlıklı konuşurlar. Bunda, dikkatlerinin yüksek oluşunun, doğuştan getirdikleri huy ve mizaçlarının, aldıkları terbiyenin rolü vardır. Diğer yandan, zeki olduğu halde sürekli tutarsızlıklar sergileyen, hareketleri akıllıca olmayan insanlar da vardır ki, bu, onların benliklerindeki itminan zayıflığına bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz