709377.T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ.25.11.2017

709377.T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ.25.11.2017

BÜYÜKŞEHİR SON 3 YILDA 343 OYUN PARKI YAPTI

BÜYÜKŞEHİR SON 3 YILDA 343 OYUN PARKI YAPTI

SADECE CİNSEL ŞİDDETE MARUZ KALAN KADINLARIN ORANI YÜZDE 15,3

SADECE CİNSEL ŞİDDETE MARUZ KALAN KADINLARIN ORANI YÜZDE 15,3

İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ OSMAN ELMALI: ÖĞRETMENLİK BİLGELİKTİR

İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ OSMAN ELMALI: ÖĞRETMENLİK BİLGELİKTİR

YENİ İL SAĞLIK MÜDÜRÜ BENLİ, GÖREVİ KILIÇ’TAN DEVRALDI

YENİ İL SAĞLIK MÜDÜRÜ BENLİ, GÖREVİ KILIÇ’TAN DEVRALDI

SABIRLA OKUNMASI GEREKEN GERÇEKLER-1
  • EMRAHBEKÇİ
    • EMRAH BEKÇİ
    • EBEKCi@kayserihakimiyet2000.com
    • 21 Şubat 2016 - 15:38:22

Sene 2012’yi gösteriyordu. Daha Büyük Orta Doğu Projesi (BOP) ve Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bölgesi ile müşterek bir gelecek ve ilerleme için ortaklık (GBOP) (Partner for Progress and a Common Future with the Region of the Broader Middle East and North Africa) taze taze konuşulmakta idi.

Milli bir fikir işçisi olarak, siyasete angaje olmamış düşüncemi hep stratejik konulara yoruyordum. 2012 başında atılacak siyasi ve ‘’Stratejik Derinlik’’ adımlarının yanlış olması halinde ‘’Traji vahim bir derinlik’’ halini alacağını puslu gelecekte net bir fotoğrafını çekenlerdenim.

Tüm olan ve bitenleri yakından takip edip, medya ve uluslar arası strateji kuruluşlarını yakinen okuyor. Elimden geldiği kadarı ile gelecekte olması gereken hadiseleri yazılarıma taşıyordum.

Ve yine çok önemli bir yazı kaleme aldım. Sene 2012 ve tüm bu olayların başlamadığı günlerden 3 gün önce ‘’YEŞİL SAVAŞA ADIM ADIM’’ başlıklı düşüncelerimi kaynakları ile dile getirdim. Yazılarımın bulunduğu internet siteleri ve basılı gazete ile dergiler tenkitler almaya başladı. Akabinde yazılarım bir bir internet sitelerinden kaldırıldı..(!)

Kime zararım vardı ki..?

Korkulacak biri de değildim..(!) Düşüncenin harfler ile buluşmasından kim korkar ki..?

**

Konu uzun gelelim günümüzü de ilgilendiren hadiselere. 2012 senesinde Tunus başta olmak üzere sıralı diğer ülkelerin karışacağını ve rejimlerinin sırası ile değişeceğini teker teker yazdım. Hatta İran Cumhurbaşkanı Ahmedi Nejad’ı dahi bir yazımla uyardım ‘’Ahmedi Nejad’a Açık Mektup’’.

‘’Yeşil Savaşa Adım Adım’’ başlıklı yazımın konusu, CIA’ya stratejik arge hizmeti veren “RAND Cooperation” adlı bir düşünce (think-tank) kuruluşu tarafından,“Sivil Demokratik İslam: Ortaklar, Kaynaklar ve Stratejiler” başlıklı  88 sayfalık kapsamlı bir raporun içeriği idi. Rapor günümüze kadar yaşanan tüm hadiseleri derin ve net bir şekilde tarif etmekteydi.

Örnek olarak birkaç bölümünü buraya taşımak istiyorum:

“İslam ve Müslümanlar, Batı demokrasisi değerlerine ve küresel düzene uyumlu hale getirilemezse, medeniyetler çatışması olasılığının yüksek olduğu” tezinden yola çıkılan bu raporda, İslam coğrafyasının nasıl denetim altına alınacağına dair bir strateji öneriliyordu. Raporda dünya Müslümanları; köktendinciler, gelenekçiler, modernler (ılımlı İslam) ve laikler olmak üzere dört gruba ayrılmıştı.

Köktendinciler: İslam’ın şiddetten kaçınmayan, yayılmacı ve saldırgan yorumunun temsilcileridirler. Demokratik değerleri ve Batı kültürünü reddederler. Batı’ya, özellikle ABD’ye, düşmanlık hisleri beslemektedirler. Katı İslam yasa ve ahlak değerlerini uygulayacak otoriter bir devlet yönetiminden yanadırlar. Geçici taktik düşünceler hariç, bu grubu desteklemek bir seçenek olamaz. Deniliyor.

Gelenekçiler: İslam dininin kurallarına sadakatle bağlı olmakla birlikte, saldırgan ve şiddet yanlısı değildirler. Köktendincilere kıyasla daha ılımlı görüş taşırlarsa da, çağdaş demokrasileri ve Batı değerlerini gönülden kucakladıkları söylenemez. Bu gurup da, demokratik İslam’ın örneği ve geçiş vasıtası olmak için uygun düşmez. Bu grupla ilişkilerde, barışçı bir görüntü vermek en iyisidir.

Modernistler (Ilımlı İslam); İslam’ın günümüzdeki katı anlayış ve uygulamalarında kapsamlı değişiklik yapılması konusunda eylemli bir arayış içerisindedirler. Hz. Muhammed dönemindeki uygulamaları değişmez esas olarak kabul etmekle birlikte, o günlere ait sosyal ve tarihi koşulların bugün artık geçerli olmadığının da farkındadırlar. Temel değerleri; bireysel vicdanın üstünlüğünün yanı sıra, eşitlik ve özgürlüğe dayalı toplum anlayışıdır. Bu değerler çağdaş demokratik esaslarla bağdaşmaktadır. İslam dünyasının, küreselleşmenin bir parçası olmasını da arzu ederler. Bu nedenlerle ılımlı İslam, demokratik İslam’ın örneği ve esas vasıtası olmak için en uygun olanıdır. Deniliyor du.(Devam Edecek)

 

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz