Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
wezEo.png
wezEo.png

SON DAKİKA


googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
wem8j.png
ALİ RIZA NAVRUZ

SEÇİLMİŞ HAYATLAR

Bu haber 11 Nisan 2019 - 12:17 'de eklendi ve 18 kez görüntülendi.
SEÇİLMİŞ HAYATLAR

Deli dolu günler, hayat güzeldi,
Kahkahalarıyla günler geçerdi,
Ellerim uzanmaz dokunamam ki,
Özlediğim simdi çok uzaklarda”

Şimdi Nilüfer kızın diliyle bir şeyler imâ ettiğimi düşünecek şu kırık satırlarımı okuyanlar. Aslında ne kahkahalarıma dayalı günler geçirdim ve ne de bir özlediğim var çok uzaklarda. Fakat nedense bu şarkıyı dinlerken ruhum titredi birden. Üşüdüm mü? Onu da bilmiyorum. Yalnızım, yapayalnızım ya bu günler belki de ondandır bu üşüyor gibi oluşum. Tutunamıyorum sıcaklığına hiçbir sevginin. Hatta tuz bile olamıyorum salamurasına. Başımı kaldırsam anında göz göze geleceğim, elimi uzattığımda da dokunabileceğim kimim var ki? Anlamsız ve amansız fırtınalar esiyor sanki parkın bankında bu gün…

Yaaaaa sakın yanlış anlamayın beni. Zaman zaman böyle duygu yağmurları altında ıslanmakta hoş oluyor hani. Duygusallık anlamında her gün bir yerlere göçmek ve farklı vadilere konmak da gerekiyor sanki diyorum. İşte bu sözlerimin parantez içi anlamı; itiraftır… Nedense toplum olarak çoğu kez içsel fırtınalarımızı naftalinleyip kaldırıyoruz kilitli sandıklara. Yaşıyor olarak gösterebildiğimiz her durumsa; bizlere dayatılan yaşam tarzımız oluyor. Açıkçası bu duruma seçilmiş hayatlar diyebiliriz. Bazan kaçarız, sürgün kovalar bizi. Bazan da bir başlangıcın sonu olur seherler.Dünden sonrası gün için; “bu sefer” diyemeyiz işte.Yani senaryo bellidir, kareler oynayıp dururuz bildik filmlerden. Dahası mı? Dahasından ötesi çekip de çıkaramayız arzularımızı göksel çıplaklığın içinden. Çünkü efendiiiim, seçilmiş hayatları yaşıyoruz; umarsızca, arsızca…

Çocuğu arasam da akşam eve gelirken şöyle irilerinden birkaç kilo kestane alsa keşke… Önce şöyle birer çizik atmalıyım tam orta yerlerine; kalbime atılan gibi. Sonra tepsiye dizip koy sobanın fırınına, ohhhhh! Babaannem derdi ki; “kestane kebap yemesi sevap.” Gerçekten sevapsa, ailecek sevap kazanacağız bu gece desenize!..

 Her köşe başından görün bana ey düşlediğim hayat; hiç gelmesen de!..

-.-

 

 

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA