Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
İHSAN GÖRÜCÜ

SELAM, SELAMET VE DUA İÇERMEYEN İLETİŞİM, BOŞ RİTÜELLER !  

Bu haber 18 Şubat 2019 - 13:40 'de eklendi ve 40 kez görüntülendi.
SELAM, SELAMET VE DUA İÇERMEYEN İLETİŞİM, BOŞ RİTÜELLER !  

Bölgemizdeki yaşayan insanlar bir yerden ayrılırken ‘Allah’a ısmarladık’ derler. Bu, geride bıraktıklarını en güvendiği  merciye emanet ediyor demektir. Hem onları sevdiğini hem de her gücün üstünde olan Allah’a güvendiğini ifade etmektedir

‘Allah’a ısmarladık’ sözü.

‘Allah’a ısmarladık’ diyen kişi, Allah’ı hayatına karıştırıyor ve O’nun hükümranlığının mutlak olduğunu kabul ediyor;  ayrıca Allah’ın, hayatının her aşamasında, her detayında müdahil olmasından hoşnut oluyor demektir.

Arap bölgesindekiler bunun yerine ‘fi emanillah’ der, bu söz de bölgemizdeki ‘Allah’a ısmarladık’ anlayışın aynısı  sayılır.

Dünyanın her yerinde yaşayan Müslümanların ise alemşümul selamlaması vardır ki bu en güzelidir. Girerken, çıkarken,  kavuştuğunda ve ayrılırken, yürürken, karşılaştığında ‘Selamün aleyküm cevaben ve aleyküm selam ya da daha hususi olarak  Esselamü aleyküm cevaben de ve aleyküm selam derler. (Selamün aleyküm sözüne karşılık olarak yine Selamün aleyküm de  denilebilir.)

Bölgesel olarak, Allah’a ısmarladık ya da alemşümul olarak Selamün aleyküm yerine ‘kendine iyi bak’ tevazudan uzak ve  kendini beğenmiş bir ifadedir. Hele selam yerine ikame olunan “bye”, “hadi bye”, “çav” ya da telefonda “kapattım”, “öptüm”

gibi ifadelerin hiçbir derûnî ve aşkın çağrışımları yoktur. Allah’ı ve ahiret gününü daha az hatırlatan sözü değil Allah’ı  ve hesap gününü daha fazla hatırlatan daha fazla tefekküre sevk eden ifadeler kullanmak Müslümanın Müslümana yapacağı en

güzel hatırlatmadır.

EN ZEVKLİ ZAHMET

Kardeşini sırtlayıp dağa çıkarmakta olan bir adama: “Yükün ağır” demişler. Adam cevaben: Bu benim yüküm değil  kardeşimdir demiş. Bilgeye birinin sana gerçek kardeş olduğunu nasıl anlarsın? demişler. Cevaben: -Kaygımı taşır, halimi

hatırımı sorar, eksiğimi gediğimi kapatır, hatalarımı bağişlar, bana Allah’ı hatırlatır, demiş. Peki demişler senin O’na  karşılığın ne olur? Gıyabında dua ederim, demiş.

Allah yolunda kardeşlik ellerin gözlerle ilişkisine benzer: Gözler yaşardığında eller yaşlarını siler. El  ağrıdığında gözler onun için yaş döker.

Son olarak; Hasan-ı Basri r.a. derki: “Akranarınızla dostluğunuzu sürdürün. Zira vefakar bir dost ışık veren  lambaya benzer. Sen onun ışığını ancak dünyan karardığında idrak edersin.”

ALLAH’IM! Bizleri senin rızan için birbirlerini seven, senin gölgenden başka herhangi bir gölgenin olmadığı o gün  gölgelendirdiğin kullarından eyle!.

HAYT HUYTTAN OLUŞAN PERİFERİ SİYASETİ MİLLETE SÖKMEDİ DESENE KISACA!

Milletle başedilemeyeceğini anladı ve “YAPMADIĞIMIZI BIRAKMADIK.” arkadaş diyor, millete göbeğini kaşıyan adamlar  diyerek aşağılayan milleti karalamacı ve aşağılamacılık duayeni kalem. Muhalif silahşörden daha keskin kalemşör;

Erdoğan’ı devirmek için güvendikleri ama ellerinde patlayan konuları tek tek sıralayan bir itiraf yazısı yayınladı. İşte  milleti aşağılama şampiyonu, millete gayz ve kin kusan herifin yazısından bir kesit. Nelere umut bağlamadık ki… “Ayakkabı

kutusuna” güvendik…“Kesin gider, bu öyle böyle bir kutu değil” dedik…Kutuyu yakalayan polis, savcı, yargıç gitti, bu  kaldı…“Bharara” dedik…“Türk yargısı yapamadı, Amerikan savcı yapar” dedik ki… Bharara gitti… “Beyzbol sopası” umut oldu…

Obama resimde elinde beyzbol sopası ile görününce “Sopayı gösterdi ya, bu iş bitmiştir” demiştik… Trump da giderse, üç ABD  başkanı göndermiş olacak… “Fuat Avni’ye” güvendik… Koştuk… “Fuat Avni diyor ki gidiciymiş” dedi muharrir…Gerçekte olmayan  adamı yakaladılar… Bu kaldı… “Abdullah Gül’e” güvendik arkadaşlar… Siyasi tarihte en uzun süre “bir şey yapacakmış gibi  yapan adam” oldu… “Bülent Arınç” bile umut oldu, “Her şeyini biliyor götürür” dedik, bir de baktık ki o konuşuyor, Bülent  Arınç duygulanmış ağlıyor… “Dolara” güvendik… Kuru soğana güvendik, turpa güvendik… Dikkat edin… Güvendiklerimiz  arasında her şey var, CHP yok…

Sayın tetikçi, Güvendikleriniz arasında bulunan 15-20 TL ye satılmaya çalışılan patlıcanlar da size kaldı herhalde  sanırsam diye devam ediyor muhalifi başka yazar.

Ayakkabı kutularında yakalanan paraları da yakalayan polislerin koyduğu ispatlandığı için buharlaşıp kepaze  oldular vesaire. Bunlar kasaba siyaseti değil koskoca bir devletin varlık yokluk yani beka sorunu yaşatıldığı, başına  sarılan çorapların atılması ile ilgili tarihi ve ibretamiz aşağılık yapıp etmeler olduğu için değinmek zorunda kaldık.  Çıkar gözetiliyorsa, yapılacak bir işte pazarlık yapılıyorsa o iş Allah CC için ve millet için hiç değildir.

 

 

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER