CİLT BAKIMI VE TEMEL MAKYAJ KURSUNA BÜYÜK İLGİ

CİLT BAKIMI VE TEMEL MAKYAJ KURSUNA BÜYÜK İLGİ

KAYMOS’TA TUNCAY SABUNCU BAŞKAN SEÇİLDİ

KAYMOS’TA TUNCAY SABUNCU BAŞKAN SEÇİLDİ

ÖZHASEKİ: KAYSERİ-ANKARA ARASI 1 SAAT 15 DAKİKA OLACAK

ÖZHASEKİ: KAYSERİ-ANKARA ARASI 1 SAAT 15 DAKİKA OLACAK

MÜSİADDA, ORAN KALKINMA AJANSI MALİ DESTEK PROGRAMI TANITILDI

MÜSİADDA, ORAN KALKINMA AJANSI MALİ DESTEK PROGRAMI TANITILDI

KAR HAVUZUNA ATLAYARAK, SOĞUĞA MEYDAN OKUDULAR…

KAR HAVUZUNA ATLAYARAK, SOĞUĞA MEYDAN OKUDULAR…

SENİN DİNİN SANA…
  • İBRAHİMPEKBAY
    • İBRAHİM PEKBAY
    • ibrahimpekbay@kayserihakimiyet2000.com
    • 5 Şubat 2018 - 14:43:26

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’a, Vatikan ziyareti nedeniyle La Stampa yayın yönetmeni Molinari sorar…

“Bir inanç insanı olan Papa ile buluşacaksınız. Siz de inançlı birisiniz. Bu sizin kişiliğinizde ne kadar etkili?”

Erdoğan’ın yanıtı şöyle olur: “Benim için dindarlık her şeydir, ondan taviz vermem. Dinimin bana emrettiği her şey benim için bir ilktir.”

Sorum şu…

Bu cevap, şahsınız için mi geçerli yoksa yönetim tarzınız için de mi geçerli? Şahsınız için geçerli ise ve kararlarınızı verirken, davranışlarınızı düzenlerken devlet yönetimini etkilemeyecekse mesele yok. Ancak din kurallarını devlet yönetimine de uygulayacaksınız, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluş ilkelerine, demokratik düzene, insan haklarına, hukukun üstünlüğü ilkesine taban tabana zıttır.

İslam dinine mensup Müslüman kitlenin bu konudaki davranışının ne olması gerektiği, Kuran’da Kafirun Suresi ile açıklığa kavuşmuştur. Siz ki İHO mezunu olarak bunu çok iyi bilmeniz ve davranışlarınızı buna göre belirlemeniz gerekmez mi? Unuttuysanız ki mümkün değil, sure aynen şöyle…

“Rahman ve Rahîm Allah’ın adıyla…
1. De ki: “Ey nankör kâfirler!
2. Kulluk etmem sizin kulluk ettiğinize.
3. Siz de ibadet etmezsiniz benim ibadet ettiğime.
4. Kul değilim sizin taptığınıza,
5. Ve ibadet edenler değilsiniz benim ibadet ettiğime.
6. Sizin dininiz size, benim dinim bana!”

Demek ki neymiş?

İnsanların inançları üzerinden hareket edemezsiniz. Ama insanlar arasında adaletli davranabilirsiniz. Herkesin inancı herkese ve saygı göstermek zorundasınız.

XXX

SURİYE YÖNETİMİ İLE GÖRÜŞME…

CHP’nin 36. Olağan kurultayında konuşan Kemal Kılçdaroğlu, dış politika ve Suriye konusununu söz ederken, iktidara şöyle bir çağrı yaptı…

“Açık ve net bir çağırıyı yapmak istiyorum. Suriye hükümeti ile temasa geçiniz. Suriye’de toprak bütünlüğü sağlanacaksa, akan kan duracaksa Suriye devletiyle hükümetiyle derhal ilişki kurmak gerekiyor. Benzer ilişkiyi Irak merkez hükümetiyle kurmak gerekiyor.”

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın bu öneriye verdiği cevap aynen şöyle…

“Verdiği akla baktığınız zaman Suriye’nin teröristbaşı, başındaki kişiyle, bize görüşme tavsiye ediyor. Bu ne menem bir iştir? 1 milyon insanın ölümüne neden olmuş olan bir kişi ile bizi bir araya getirme gafletinde, cehaletinde bulunacak bir adam. CHP’nin baştan itibaren yaklaşımı ne millidir, ne yerlidir. CHP’nin yaklaşımı tamamıyla terör örgütlerine benzer bir yaklaşımdır. YPG’nin yaklaşımı neyse CHP’nin yaklaşımı odur. PYD’nin yaklaşımı neyse, CHP’nin yaklaşımı da odur. PKK’nin yaklaşımı neyse aynı şekilde CHP’nin yaklaşımı da odur.”

Öneriye “…Bu ne menem bir iştir…” diye başlayan cevaba, “…Bu ne menem bir cevaptır…” diye yanıt vermekte bir sakınca görmüyorum.

Çünkü…

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın, Suriye’de şu anda mevcut olan ve bir çok ülke tarafından da kabul gören devlet yönetiminin başındaki kişiye, yani Beşar Esat’a terörist diyerek kapıları kapatması, hiç de akılcı bir dış politika davranışı değil.

Eğer güney komşumuz ülkenin toprak bütünlüğüne önem veriyorsak ve bu konudaki söylemlerimizde samimi isek, neden görüşülmesin? Geçmişte PKK ile görüşmediniz mi? PYD ile görüşmediniz mi?

Dahası, şu anda Suriye’de mevcut devlet yönetimin başındaki kişi, var olan destekçileri ile yasal hükümeti oluşturuyorken…

Eğer Suriye’de %50+1 ile Beşar Esad destekleniyorsa, ki biz bunu bilmiyoruz, Suriye yönetiminin legal olmadığını nasıl düşünebiliriz?

Bir gün…

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’a, bir devlet çıkıp da siz sadece %50+1 i temsil ediyorsunuz, sizinle görüşmeyiz deme hakları olur mu?

Hayır olmaz, olmadığı gibi sizi kabul etmemelerini de biz millet olarak kabul etmeyiz. Böylesi bir davranışı, hem devletimize hem de milletimize karşı hakaret olarak kabul ederiz.

ABD, Suriye’de Beşar Esad’ı yönetimden göndermek istiyorsa ve gücü de yetiyorsa, kendi bileceği iş. Lakin bizim komşumuz olarak onların toprak bütünlüğü ve istikrarı ülkemin yararına olan bir görüşmeyi gerektiriyor ise, bu görüşmenin yapılması, şahsınızın tercihine bırakılamaz.

Kaldı ki siz, Beşar Esad ile ABD’nin kuyruğuna takılıp papaz olmuş iken.

Eğer çatışmayı ve akan kanı durduracak ise bu görüşme, zorunlusunuz. Şahsi ihtirasınız uğruna şehit kanı sizi ileride boğar, bilmiş olun…

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz