ERÜ İLAHIYAT FAKÜLTESINDE MEZUNIYET SEVINCI

ERÜ İLAHIYAT FAKÜLTESINDE MEZUNIYET SEVINCI

7 PARTİ TEMSİLCİSİ BİRLEŞTİ, PARTİ STANTLARINI GEZDİ

7 PARTİ TEMSİLCİSİ BİRLEŞTİ, PARTİ STANTLARINI GEZDİ

ÜNİVERSİTELER ŞEHİRLERİN DİNAMİKLERİNDEN

ÜNİVERSİTELER ŞEHİRLERİN DİNAMİKLERİNDEN

MELİKGAZİ’DEN 3 AYRI SEMTTE 3 ADET TAKSİ DURAĞI

MELİKGAZİ’DEN 3 AYRI SEMTTE 3 ADET TAKSİ DURAĞI

YAHYALI’DA YAZ SPOR OKULLARI TÖRENLE AÇILDI

YAHYALI’DA YAZ SPOR OKULLARI TÖRENLE AÇILDI

SEVGİ, BAŞARI, ZENGİNLİK
  • ALİÖZKANLI
    • ALİ ÖZKANLI
    • aliozkanl@kayserihakimiyet2000.com
    • 11 Haziran 2018 - 12:04:25

Bir kadın, evinden çıkar ve uzun beyaz sakallı üç yaşlı adamın, evinin önünde oturduklarını görür. Onları tanımaz.
“Ben sizi tanımıyorum ama aç olmalısınız.” der.“Lütfen içeriye gelin ve bir şeyler yiyin.” Adamlar sorar:
“Evin erkeği içerde mi?”
“Hayır.” der kadın. “O dışarıda.”
“Öyleyse içeri gelemeyiz.” diye cevap verirler.
Akşam olup kadının kocası eve geldiğinde, kadın başından geçenleri kocasına anlatır. “Git onlara söyle, ben evdeyim içeri gelebilirler.” der. Kadın dışarı çıkar ve onları içeri davet eder. “Hepimiz aynı anda içeri girmeyiz.” derler. Kadın niçin giremeyeceklerini öğrenmek ister. Yaşlı adamlardan bir tanesi açıklar:
“ Onun adı zengin.” der ve bir arkadaşını gösterir. Bir diğerini işaret ederek “O da başarı, ben ise sevgi” dedikten sonra ekler:
“Şimdi içeri gir ve kocanla konuş, hangimizi evinizde istersiniz?”
Kadın içeri girip söylenenleri kocasına anlatır. Adam duyunca neşelenir. “Çok güzel!” der. “Madem öyle, zengini içeri çağıralım ve evimizi zenginlikle doldursun.” Karısı itiraz eder: “Canım, niçin başarıyı çağırmıyoruz?” Bu sırada konuştuklarını evin diğer köşesinde bulunan çocukları duyar. Zıplayarak gelir ve kendi fikrini söyler. “Sevgiyi çağırsak daha iyi olmaz mı? Evimiz sevgiyle dolar!” “Kızımızın önerisini dikkate alalım.” der adam karısına. “Dışarı çık ve sevgiyi bizim misafirimiz olması için davet et.”
Kadın dışarı çıkar ve yaşlı adamlara sorar:
“Hanginiz sevgi ise lütfen içeri gelsin ve misafirimiz olsun.” Sevgi ayağa kalkar ve eve doğru yürümeye başlar. Diğer iki yaşlı adam da onu takip ederler. Kadın şaşırmış bir şekilde zengin ve başarıya sorar:
“Ben sadece sevgiyi davet ettim, siz niye geliyorsunuz?”
Zengin ve başarı bir ağızdan cevap verirler:
“Eğer zengini ya da başarıyı davet etmiş olsaydın diğer ikisi dışarıda kalırdı, ama sen sevgiyi davet ettin. SEVGİ nereye giderse biz de oraya gideriz.”
Sevenler sevdiklerini gönüllerinden ve dillerinden düşürmezler. Bir olay karşısında aynı duyguları paylaşır, âdeta iki beden de bir yürek haline gelirler. Seven insan sevdiğine hayrandır, onu taklit etmeye başlar. Sevgiyle acılar tatlılaşır, sevgiyle dertler şifa bulur, sevgi zindanları gül bahçesine çevirir, sevgi karanlığı aydınlığa döndürür, nâr (ateş) nûr olur. Sevgi ile kederler sevinç, üzüntüler neşe ve sevinç olur. Aç bir kuş, susuz bir çiçek neyse, sevgisiz çocukta odur. Sevgi pırıltıları yüreklerde ışıldamalıdır.
“Sevgi, evin sağ direği, saygı sol direği, güven ise evin çatısı gibidir.” İnsanın gönlü sevgilerle dolmalı. Sevgi Irmağı şiirimde duygularımı şöyle dile getirdim:
Gönlüme doluyor sevgi ırmağı,
İplikleri yavaş yavaş çözerim.
Coşkunca çağlıyor sevgi ırmağı,
Sevgileri yudum yudum içerim.

Sevgisiz gönüller çorak bahçedir,
Bu bahçede pembe güller yetişmez.
İnsanın sevgisi umman içredir,
Gönüllerde sevgisizlik gelişmez.

Sevgi, ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygudur. Sevgi ile her sorun çözülebilir. Değil insana, hayvana ve bitkiye bile sevgi ile yaklaşırsan onunla daha iyi bir iletişim kurabilirsin. Bugün kişilerin sorunlarının kaynağı sevgisizliktir. Bir çocuğa doğduğundan itibaren sevgi ile yaklaşıp ve her zaman karşısındakine sevgi göstermesini öğretirsek, büyüdüğü zaman çevresindekilere sevgi ile bakıp, sevgi ile davranacaktır. Sevginin öğrenildiği ilk yer aile ortamıdır. Bu daha sonra okul ve arkadaş ortamında yeşerir ve büyür. Sevgi ile büyüyen çocuklar ileride mutlu bir genç olur. Sevginin anlamını bilelim ve sevgiden uzak durmayalım.
SU FIÇISI VE KARINCA
* Bir karınca su fıçısının içine düşer. Birinci kişi odaya girer, fıçıya bakar ve fıçıda bir karınca görür. Karıncaya, “Su fıçımda ne işin var senin?” diyerek onu öldürür. Bu bir bencillik örneğidir.
İkinci kişi içeri girer, fıçıya bakar ve fıçıda bir karınca görür. Karıncaya, “Evet, çok sıcak bir gün, karıncalar için bile sıcak. Hiçbir şeye de zarar vermiyorsun. Haydi, fıçımda otur bakalım.” der. Bu da hoşgörüdür.
Üçüncü kişi içeri girer, fıçıya bakar ve fıçıda bir karınca görür. Ne kızmak gelir aklına ne de hoşgörülü davranmak. Fıçıdaki karıncayı görünce hemen bir avuç şeker uzatır. İşte bu da “SEVGİ”dir.
İnsan kalbi geçici sevdalarla yetinmez, sınırlı aşklara yanaşmaz. Sevdiği her şeyi önce sonsuz zamanlarda varsayarak sever. Bağlandığı her şeyi hiç gitmeyecekmiş, hiç bitmeyecekmiş gibi sever. Ardına düştüğü her emelin ucunda sonsuzluk aşkı vardır. Kalbinde yaşadığı her hayalin sonu sınırsızlık hevesine dayanır. Gayeler, ümitler, hayaller, telaşlar, arayışlar sonsuz aşkın birer gölgeleridir. “ Sevgisiz ve amaçsız yaşam, baharsız bir yıl gibidir.”

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz