Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
ALİ RIZA NAVRUZ

ŞİİR ÜZERİNE BİR SÖYLEŞİ

Bu haber 16 Mart 2019 - 14:22 'de eklendi ve 31 kez görüntülendi.
ŞİİR ÜZERİNE BİR SÖYLEŞİ

/Seyide Daloğlu Anadolu Lisesi/

*Sanset Herdem- Alperen Şen-Hasan Hamza…* 

**Eserlerinizden de bahsederek kendinizi biraz tanıtabilir misiniz bize?

**1954 yılında Kayseri’nin Bünyan İlçesine bağlı Burhaniye köyünde/mahallesi doğdum. Şiirlerimde halk, divan ve modern Türk şiirinin şekil ve konu özelliklerinden yararlanmaya çalıştım. Şiirin bütün unsurlarıyla birlikte bulunmasına inandığım içindir ki şiirde öz ve biçimi dengede tutma konusunda oldukça titiz sayılırım. Hüzünlü geceyi ve parıltılı gündüzü mor düşlerimle süsleyerek şiirimdeki zaman dilimini belirlemiş oluyorum. Şiirim için seçtiğim kelimeler gerek terim ve gerekse değişmeceli anlamıyla şiirde tam yerini buluyordur diye düşünüyorum. Ya da öyle söyleniyor bana…  

Yaklaşık olarak 40 yıldır şiirle koyun koyuna gibiyim. Bu birliktelikten; “Sızı”- “Kozmik Rüzgârı”- “Sınırsız Düşlerin İdamlık Yüreği”- “Ve aynı Rüzgârla Savrulduk(Ortak)”- “Amir Hükmüne Rağmen”- “Öksüz Uykular Bıraktım Yatağıma”- “Bet Beniz Arasında”-“Deliban” ve “Mor Taflan Çığlığı” (toplu şiirler) olmak üzere 9 şiir kitabım oluştu. Ayrıca; “Benden Bana Mektuplar”- “Mısralarda Doğan”- “Ellerin Olamıyor”- “Setenönü ve Aydemir Doğan”-“Şahsım ve Eserlerim Üzerine…”-Kitap Yazıları”-Biyografik Deneme”-Düş Ardı Gidişler” isimli 8 deneme kitabım ile, “Edebiyat Harcı”- “Hasan Âşık Hayatı ve Şiirleri” isimli 2 adet araştırma kitabım yayınlanmış bulunmaktadır. İlesam üyesiyim.

Gerek şiirlerim gerekse de yazılarım çeşitli Sanat-Edebiyat Dergilerinde ve antolojilerde zaman zaman yayınlanmaktadır. Yurdun çeşitli yörelerinde yapılan şiir etkinliklerine de katılmaktayım…

*Şiir yazmaya başlamanız nasıl oldu Ali Rıza Bey?

**Öncelikle rahmetli anamın ninnileri, sonra köy türkülerimiz, ardından halk hikâyelerimizin arabesk motifleri… Daha sonrasında ise Nazmi Toker Ortaokulundayken Haydar Şengül Hocam! “Eyvah ne yer ne yar kaldı/ Gönlüm dolu âhuzâr kaldı” şeklindeki dizelerle şiire girdiğinde tüylerim diken diken olurdu sanki o anda. Bütün bunlara ben bir dağı kemiren fare diyorum yine de… Aslolan herhalde şu koskoca yürektir ki Veysel’e şu dizeleri söyletmiş: “Güzelliğin on’par etmez/ Bu bendeki aşk olmasa…”

*Örnek almış olduğunuz şairler var mıdır -özellikle- arayış döneminizde?

**Şiirimdeki kendi tarzımı ve üslubumu yakalayıncaya kadar geçen ilk 8 yıl hececi şairler hayranlığı ve onların yazım tarzından, tekniklerinden etkilenme yıllarımdır. Sonraki 8 yıl tarzım ve üslubum konusunda arayış dönemi… Daha sonraki yıllar kendi nefesimle ney’imi öttürebildiğim zaman dilimi… Bunca zaman şiirle hemhal olununca herhalde kuzeyde yosun tutan mor kayaların gizine bir nebzecik de olsa erişir insan. Erişir de Mevlana’ca seslenir dört bir yana: Aranmak ne hoştu gönül bezminde/ Kapımızda çalmadan gir yazardı/ İspinoz yan bakar Azra ağlardı/ Azıya gem aldı düş atı şimdi/ Vakit ikindi…

*Şiirle/yazıyla ilgili yeteneğinizin olduğunu nasıl keşfettiniz?

**”Şiir;insanın kendi anadili çalgısında söylenen bir türküdür” sözü çok da yerini bulan bir sözdür bence. Şunu unutmamalıyız ki her insanda şiire karşı bir yaklaşım söz konusudur. Sanat psikolojisi ilmi bu yaklaşıma “içgüdü” diyor galiba. Bu anlayışa göre de sanatın, edebiyatın, şiirin temelinde bastırdığımız, ya da farkına varamadığımız duygular vardır. Bu duygulardır ki çoğu zaman içimizdeki çocuğun sesi olarak ortaya çıkar. Bu iç sesimizin ortaya çıkmasında genellikle ailemizin, ya da okul dönemlerinde öğretmenlerimiz teşviki sebep olur. Bendeki bu yetiyi daha çok hocalarım keşfettiler ve beni bu konularda parlattılar diyebilirim. 

*Şiir sizce neyi ifade ediyor ve hayatınızdaki önemi nedir desem?

**Gözlerinize çılgın öpüşler bırakmaktan daha güzel bir duygu düşünebiliyor musunuz? Ya da saçları çözük bulutların titreşimine kapılmanın hazzını? Sonuç da katran kanatlarında zamanı kovalarken Deliban’ca bir hayatı yaşamanın mutluluğunu tatmamak elde değil, hem de şiir tadınca… Şiire sessiz çığlıklarımızın dizelere yansımasıdır desek yerinde bir söz etmiş oluruz sanırım. Şiir güzelliktir. Gördüğümüz yahut da hissettiğimiz her güzelliğe “şiir gibi” deyişimiz de bunun açık ifadesidir.

NOT: Söyleşinin devamı 22.03.2019 Cuma günü…

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER