709377.T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ.25.11.2017

709377.T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ.25.11.2017

BÜYÜKŞEHİR SON 3 YILDA 343 OYUN PARKI YAPTI

BÜYÜKŞEHİR SON 3 YILDA 343 OYUN PARKI YAPTI

SADECE CİNSEL ŞİDDETE MARUZ KALAN KADINLARIN ORANI YÜZDE 15,3

SADECE CİNSEL ŞİDDETE MARUZ KALAN KADINLARIN ORANI YÜZDE 15,3

İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ OSMAN ELMALI: ÖĞRETMENLİK BİLGELİKTİR

İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ OSMAN ELMALI: ÖĞRETMENLİK BİLGELİKTİR

YENİ İL SAĞLIK MÜDÜRÜ BENLİ, GÖREVİ KILIÇ’TAN DEVRALDI

YENİ İL SAĞLIK MÜDÜRÜ BENLİ, GÖREVİ KILIÇ’TAN DEVRALDI

SORULARLA BİLİNMEYEN MASONLUK-15
  • SÜLEYMANKOCABAŞ
    • SÜLEYMAN KOCABAŞ
    • suleymankocabas@kayserihakimiyet2000.com
    • 16 Şubat 2016 - 18:31:01

“1903 yılında, bütün dünyadaki masonlar, müşterek bir hasımla mücadele etmek mecburiyetindedirler. Yıkılması icap eden bu hasım,  Papalık’tır.” (A.g.e., s. 124 – Milletlerarası Brüksel Mason Konveti, s. 43’den)

“1904 yılında, bütün Lâtin memleketlerinde sivil kuvvetlerin karşısında düşman olarak rahip tayfası bulunmaktadır. Papalık’a karşı mücadele sosyal bir zarurettir. Bu masonluk için daimi bir vazife teşkil etmektedir.” (Caro Y.  Rogriguez, Tarih Boyunca Masonluk, İstanbul, 1999, s. 89 – Fransız Büyük Şark Locası, Eylül 1885)

Avrupa kamuoyu, “dinlere karşı olmak” yönünden masonluğa duyduğu büyük alerji papaların yukarıdaki aforozlarından kaynaklanmış, bu bizim toplumumuzu da aynı yolda etkilemiştir.

2-Türkiye masonlarının görüşleri karşısında duyulan alerji:

Türkiye masonlarının “dine şüpheli vi spekülatif yaklaşımları” da, kamuoyumuzda din konusunda masonlara karşı olmak tavrını  takviye etmiştir.

Türkiye’nin masonlarından olarak, Dönme  vatandaşlarımızın kurduğu Şişli Terakki Lisesi Müdürü Mehmet Ali Haşmet’in görüşleri: “Ademin evlatlarını birbirine düşüren, şuur ve vicdanlara kelepçe vuran dini dogmatizmi korumak ve yaşatmak vazifesiyle kendini mükellef tutan din bekçilerini   kökünden kazıyarak, düşünüş ve inanış tarzımızda bizi geniş bir hürriyete kavuşturan  laik zihniyetler, benim görüşüme göre, masonluğun bir yavrusudur.”(M. Raif Ogan, Bütün Gizli Talimatlarına Göre Türkiye’deki Masonluk İçyüzü ve Sırları, İstanbul, 1950, s. 69)

Yine “Türkiye masonlarından” olarak İstanbul’un ünlü liselerinde felsefe öğretmenliği yapan Cemil Sena’nın “Allah Fikrinin Tekamülü” isimli kitabı, Müslümanları rencide edecek özellikler taşıyan bir kitaptı.  Kitapta, Allah mefhumunun izahı, dinlerin kendi “ilahı izahı” dışında izahlar taşıyor, Allah fikri “Evrim teorisi” nin kurucusu Charles Darvin’in “Biyolojik Darvinizmi” nin “Sosyal Darvinizm” e uyarlanarak , “ilahi kaynak”lı olmaktan ziyade, “insan fikrinden çıkmış ve tekamül etmiş” bir fikir olarak sunuluyor, kitabın sonuç değerlendirmesinde, insanı “şüphe” ve “lâdinilik” e götürecek şu görüşlere yer veriliyordu: “Biz, bize karışmayan bir Allah’a karışmayalım. Ve mümkün olursa onu işimize de karıştırmayalım. Ancak bu suretle ilahi  kudretin azamet ve ulviyetini ispat eden bir meziyet ve liyakat kazanırız. Müspet ilim maneviyatla uğraşmaz ve demokratik bir idarenin yegane vasfı  lâdini oluşudur. Bütün bunlar, ne Allahsızlık ne de dinsizlik demektir. Eğer bir Allah mevcut ise o bizden kendisini düşünmemizi, kendisine minnet etmemizi değil, bizzat kendimizi düşünerek kendimize hizmet etmemizi ister.  Binaenaleyh her insan görünmeyenden ziyade görünene koşmalı.  Müspet  bir ilim ve medeniyetin  ahlak ve faziletlerini en ilahi bir din gibi benimsemelerdir.  Her cemiyet mazinin derinliklerinde kalan büyüklerini  içtimai (sosyal) hafıza  te’lih (Tanrılaştırma)  etmiş olduğuna göre  bugünün cemiyeti de  kendi büyüklerini daha  ş’eni (kötü, yasak iş) olarak te’lih  etmeye mecburdurlar.  Binaenaleyh bu günün mabutları , ibadet  istemeyen, mabet istemeyen, bizim olan ve bizden olan büyüklerdir. İşte bu itibarladır ki, büyüklerimizi laik mabutlar diye tasvir edebiliriz ve etmeliyiz.” (Cemil Sena, Allah Fikrinin Tekamülü, Taassup Düşmanları ve Laiklik Kahramanları, İstanbul, 1956, s. 276)

Sena’nın sonuç değerlendirmesinden anlaşılan, insanın “kendi merkezli bir din” oluşturması, yani bir nevi “kendisini tanrılaştırmışı” anlaşılmaktadır   ki, bu, masonluk ve masonlara yönelik, “ Nihai tahlilde masonluk, bütün dinleri ortadan kaldırarak,  insanın kendisinin ‘mabut” olduğu bir dünya düzeni hayallemektedir” görüşüne doğruluk kazandırabileceği  kanaatindeyiz.

3-Seküler – laik felsefe aksiyonerlikleri: Sekülarizm, “Yönetimde din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması” olarak tarif edilen Laisizmin felsefesidir. Reform ve Rönesans hareketlerinin getirdiği “Avrupa Aydınlanması” denilen ortamda doğan bu felsefi akımın amacı, dinin ve dinin etkilerinin sosyal hayatın yanında giderek insan hayatından çıkarılarak, bu hayatların yalnızca  “İnsan merkezli” denilen “bilimin ve aklın verileri” ne göre yeniden tanzimidir.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz