ENDONEZYALI ÖĞRENCİLERDEN KUR’AN ZİYAFETİ

ENDONEZYALI ÖĞRENCİLERDEN KUR’AN ZİYAFETİ

PTT’NİN 177’NCİ YIL DÖNÜMÜ ETKİNLİKLERİ KUTLANDI

PTT’NİN 177’NCİ YIL DÖNÜMÜ ETKİNLİKLERİ KUTLANDI

İL VE İLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜKLERİNE YENİ PERSONEL

İL VE İLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜKLERİNE YENİ PERSONEL

KÜLTÜR ŞEHRİNE YAKIŞIR REKOR

KÜLTÜR ŞEHRİNE YAKIŞIR REKOR

KAYSERİ TİCARET ODASI AB BİLGİ MERKEZİ İKLİM HAFTASINI KUTLUYOR

KAYSERİ TİCARET ODASI AB BİLGİ MERKEZİ İKLİM HAFTASINI KUTLUYOR

SORULARLA BİLİNMEYEN MASONLUK-17
  • SÜLEYMANKOCABAŞ
    • SÜLEYMAN KOCABAŞ
    • suleymankocabas@kayserihakimiyet2000.com
    • 18 Şubat 2016 - 16:16:52

 

“Dinsizin küfrü, dindarın sevabı ve cennetle cehennemi de bizi alâkalandırmaz; dinle uğraşan çıkarsa da onlara ‘birader senin bileceğin iştir ve Allah’la aramıza bizi değil, hiçbir kimseyi koyamayız’ deriz. Israr ederse ona da: Bizi terk etmesini rica ederiz…” (A.g.e., s. 20 – Büyük Şark Dergisi, s. 39’dan)

“Masosluğun hususi bir din olduğu tarzında pek çok söylentiler vardır. Topluluğumuzun ne maksatla böyle kötü bir zan altında bulundurulduğunu burada tafsilen izaha lüzum görmüyoruz. Bunun sebeplerini daha ziyade masonluğun maksat, gaye ve bünyesi hakkında yeter derecede bilgiye sahip olamamakta buluyoruz…

Masonluk bilakis üyelerinden, insan varlığının mutat (alışılmış) ahlâki gayesine aykırı olmamak şartıyla, kabul etmiş bulundukları ve edecekleri herhangi bir din ve inanca tam bir bağlılıkla bağlanmalarını açıkça istemektedir. Masonluk aynı zamanda bütün din ve inançlar arasında hiçbir fark gözetmez ve mukayese (kıyas) dahi yapmaz.” (Necdet Egeran, Gerçek Yüzüyle Masonluk, İstanbul, 1992, s. 116)

“Masonluk, akılcı, ilerici ve Batı medeniyetçisi bir hür demokrasi müessesesidir (kurum). Dogmatik hiçbir inanca yer vermediği gibi, taassupların ve peşin hükümlerin tamamen karşısındadır. Ancak dini olmayan, Allah’a inanmayan, vicdanı teessüs (kurulma) etmemiş bulunan kişileri masonluk kendi topluluğu içine almaz. Kutsal kitapları kişisel yüce ahlâkın ana kaynağı kabul eder.” (A. g.e., s. 182)

“Masonluk, iki anlayışa karşıdır: Biri tamamen dogmatik, körü körüne bir inanışa bağlı mutaassıp din anlayışı, diğeri yine dogmatik bir taassupla müspet bilimlerin materyalist anlayışına…Düzenli masonlukta (Dünya masonluğunun merkezi İskoç Locasından onay almış masonluk)  Kainatın Ulu Mimarı’na ve ruhun ölmezliğine inanmış olmak masonluğa kabul olunması için temel şarttır.” (A.g.e., s. 10)

“Masonluk, devlet, din ve aile ile ilgili olan münasebetlere müdahale suretiyle içtimai (sosyal) hayattaki farkları ortadan kaldırmaya çalışmaz… Şurası da şüphesizdir ki, masonluk ne bir hükümet idaresi şekliyle ne bir dinle ne de bir felsefe sistemiyle asla birleşmemiştir ve talimatının esası daima fikir hürriyeti, en iyinin ve en pürüzsüz hakikatin aranması olmuştur.” (A.g.e., s. 114)

“Masonluğun  prensipleri İslâmiyet’e  aykırı düşmek şöyle dursun, onunla büyük bir yakınlık gösterir. Masonluk akla, bilgiye baş yeri veren, Allah’la kul arasında aracı tanımayan ve İslâm’ın peygamberi  Hz. Muhammed’in hayatı boyunca talim ettiği eşitlik, hürriyet ve adalet prensiplerinin daima tatbikini ve halka indirilip yayılmasını telkin eden bir felsefesi vardır. Dinler arasında ayrıcalık yapmaz; bütün dindarları, inanç sahiplerini, aynı ülküde, Allah’ın varlığı ve birliği ülküsünde birleştirir. Kardeşliği esas alır. Kıyamet gününe, ölüm sonrası hayata inanır.” (Sabahattin Arıç, Masonların Dünyası, İstanbul, 1966, s. 92 – 93)

4- Anti masonlarınMasonluğu “Tanrı tanımaz ve dinsiz” olarak değerlendiren görüşleri: : Türkiye’de masonlara yönelik olarak yapılan  ithamların başını General Cevat Rıfat Atilhan çekmiş, masonları konu alan pek çok kitabında onlardan hep “İslâmiyet ve Türklüğü yıkmaya çalışandırlar… Allahsızdırlar, Yahudiliğe ve Siyonizme hizmet ederler vs.”” ana teması ile bahsetmiştir.  Şunlar, Atilhan’dan vereceğimiz bir örnektir:  “Bugün farmasonluk yeni bir din şeklinde memleketimizde günden güne ilerliyor. Bize ait ne kadar mukaddesat varsa hepsini yıkarak, gözlerimizi yıldırarak, en hurda fırsatlarda çeşitli tezyifler (maskaraya alma) yaparak kendi bâtıl mürteciin mürtecii (gerici), büyücü ve kabalist (Kabala, Tevrat’ın mistik tefsiri kitabı) dinini yaymak istiyor…

Bütün münevverleri, iş adamlarını, zengin kimseleri ağına düşürmekle meşguldür… Hayırdan, faziletten, insaniyetten, hürriyetten ve daha birçok iyi şeylerin maskesine bürünen bu bâtıl ve müfsit (bozan, fenalaştıran) din, sayıp döktüğü bütün bu nimetleri yalnız sadece kendi mensuplarına layık ve müstahak  görür. Parasız, fakir ve masum kimseleri yanına bile yaklaştırmaz.

O, bütün maneviyatı yıkarak cümlemizi kendi bâtıl imanına ve bu sayede Yahudi’ye esir yapmak istiyor. Kendi ayıbını örtmek, maksadını gizlemek için fırsatlar icat ediyor ve en masum hareketlere ve hislere bile irtica damgası vurarak seslerimizi kendi Yahudi yaygarası içinde boğmak istiyor…

O bağırıyor, biz susuyoruz… Mürteci onlar, terakkiperver bizler iken o bize mürteci diyor, biz kendimizi müdafaa edemiyoruz… Bizi sindirmek için, kendi mürteci dinlerini yaymak için ellerinden gelen her şeyi fazlasıyla yapıyorlar.” (Cevat Rıfat Atilhan, Masonluk Nedir, İstanbul, 1972, s. 83 – 84)

Diğer bir kısım anti mason kitaplar yazan Türklerin görüşleri:

“Masonluk, düpedüz dinsizlik demektir. Masonların, her dinleri kabul ederiz demeleri,…masonluğun her dinden üstün bulunduğu kanaatini çevreye yaymak içindir.

Mason Allah’a düşman olduğu gibi her kuvvete ve fazilete düşmandır… Özellikle ruhanilere!…Çünkü, bunları kendilerinin eline geçip hâkim olamazlar. Farmasonlar için tek Allah mevcuttur: Menfaat!” (Hasan Cem, Dünya’da ve Türkiye’de Masonluk, İstanbul, 1976, s. 27)

“Çok kere masonlar, masonluğa sempatisi olanlardan veya görünüşe aldanan bir gafilden şunu duyabilirsiniz:

‘Allah’a inanmayanı masonlar aralarına almazlar. Her din mensubu, kendi inancını muhafaza ederek mason olabilirmiş.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz