709377.T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ.25.11.2017

709377.T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ.25.11.2017

BÜYÜKŞEHİR SON 3 YILDA 343 OYUN PARKI YAPTI

BÜYÜKŞEHİR SON 3 YILDA 343 OYUN PARKI YAPTI

SADECE CİNSEL ŞİDDETE MARUZ KALAN KADINLARIN ORANI YÜZDE 15,3

SADECE CİNSEL ŞİDDETE MARUZ KALAN KADINLARIN ORANI YÜZDE 15,3

İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ OSMAN ELMALI: ÖĞRETMENLİK BİLGELİKTİR

İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ OSMAN ELMALI: ÖĞRETMENLİK BİLGELİKTİR

YENİ İL SAĞLIK MÜDÜRÜ BENLİ, GÖREVİ KILIÇ’TAN DEVRALDI

YENİ İL SAĞLIK MÜDÜRÜ BENLİ, GÖREVİ KILIÇ’TAN DEVRALDI

SORULARLA BİLİNMEYEN MASONLUK-18
  • SÜLEYMANKOCABAŞ
    • SÜLEYMAN KOCABAŞ
    • suleymankocabas@kayserihakimiyet2000.com
    • 19 Şubat 2016 - 14:49:46

Bu, hiç utanmadan uydurulmuş koca bir yalandır. Çünkü masonlar din tanımaz. Tarihin seyrini takip ettiğinizde, hiçbir peygambere ve dine inanmayan masonluğun nasıl bir arayış içinde olduğu görülmüştür.” (İzzet Gün – Yalçın Çeliker,  Masonluk ve Masonlar, İstanbul, 1068, s. 112)

Bir yabancı yazar Rogriguez de Şili Mason Cemiyeti Anayasa’sından şunları aktarır: “Masonluk, dünyada mevcut dinler ve devletlerin anayasaları ile ilgilenmez. Yüksek mevkiinden dolayı o, üyelerinin dinî inanç ve siyasi tercihlerine hizmet etmelidir ve eder. Bu sebepten ötürü toplantılarında bu mevzularla ilgili tartışmalar yasaktır. Masonluk, üyelerinin dini inanç ve siyasi düşüncelerine eşit ölçüde hizmet eder.” Rogriguez, bunları yorumlarken şunlardan bahseder: “Mason anayasasının dinle ilgili maddeleri bunlar olmakla beraber, gerçek hiç de öyle değildir, yani söylenenlerin tam aksidir.” )Y. CaroRogrriguez, Tarih Boyunca Masonluk, İstanbul, 1999, s. 88)Rogriguez, masonluğun ahlakı üzerinde dururken de “Masonluğa göre neticeye ulaştıran her yol meşrudur.” (A.g.e., s. 170)

5- Tarihe ismi ve kimliği “dinsiz , Tanrı tanımaz ” olarak geçen birçok filozofve düşünürün mason olması:

Bunlara bir örnek verilirse, Fransız düşünürü ünlü Voltaire’nin ünlü bir mason olmasından bahsedebiliriz. “Fransız İhtilalinin laisizm aksiyonerliğini fikirleri ile Voltaire hazırladı” denilir. Masonluğun da ana reaksiyonu Laisizm olduğundan Voltaire, masonlar tarafından çok sevilen ve yayınlarında en çok bahsedilen ve adına localar açılan birisi olmuştur.

Voltaire’ye yönelik masonik bir kayıt: “Voltaire’nin akılcılığına benzeyen dinsiz bir Tanrı anlayışını (Deizm) benimseyen masonluk, ihtilal öncesi Fransa’da  özellikle hür düşünceli aydınlar arasında hızla yayılan bir akımdı.” (StephenKhıght, Biraderlik Masonların Gizli Dünyası, İstanbul, 1966, s. 35)

6- Masonların “atölye çalışmalarından olarak” denilerek, buralarda verilen konferans ve seminerlerde en çok din, Allah, ruh, dogmatizm, taassup  vb. gibi ilahiyat konularının işlenmesi:

Bu soruları cevaplandıran yazar olarak ben, bütün masonik yayınları ve özellikle dergilerini incelediğimde, aynı zamanda adlarına “atölye” denilen localarda verilen konferanslar ve yapılan diğer çalışmalarda en çok işlenen konuların bunular olduğunu, bir örnek olarak bunlardan ruh konusu işlenirken, bunun “ölümlü veya ölümsüz mü olduğu?” konusunda tam bir müspet sonucu varamadan ve çoğu kez dinlerin ruha bakış açıları ile ihtilaf halinde bir çok görüşlere rastladım. “Kafa karıştıran” denilen bu görüşler, “dinlerin samimi müminleri” denilenlerce “müspet” e yorumlanmadığı görülür.

       7-Masonların “Kainatın Ulu Mimarına inanırız” demeleri etrafında yapılan spekülasyonlar:

Masonları kamuoyunun gözünden en çok düşüren ve onların kendilerini kamuoyuna kabul ettirmek için üzerinde en çok durdukları konuların başında “Tanrı tanımazlık” gelir. Kendilerine yönelik anti masonların sürekli tekrarladıkları bu tezi çürütmek için atağa geçen masonlar ise, kendilerinin “Dinsiz ve Tanrı tanımız” olarak tanımlanamayacaklarını, bunlara inandıklarını söylemişler ve yazmışlardır.

Bununla ilgili olarak bir masonun  söyledikleri: “Masonluk, hiçbir inanç sahibi olmayanı kabul etmez. Masonlar, Tanrıya ve ruhun bekasına inanırlar. Ancak taassubun her türlüsünü ret ederler. Menşei (kaynağı) ve  kurucusu muhterem olan her dininin inananlarına hürmet ederler. Menşeileri belli, yayıcıları muhterem olan her çeşit inanç sahibini sinesinde toplamakla Masonluk bir nevi  değişik inançları birleştirip insanları tek Tanrı yolunda ve önünde toplamağa çağırır.  Bunun içindik ki, her düşünce ve inanış sahibinin kolaylıkla kabul edebileceği bur yolu bulmuş ve çeşitli inanç sahibi olan müntesiplerini ‘Kainatın Ulu Yaratıcısı’ yöneltmiştir. Görülüyor ki Masonluk  dirsizlik değildir.” (Mithat Gürata, Masonluk Nedir Ne Değildir?, Ankara, 1976, s. 23)

Masonlar, “masonların dinsiz olmadıkları” na yönelik olarak kendilerini savunurlarken, her locada üç büyük din İslamiyet, Hristiyanlık ve Museviliğin üç kutsal kitabının bulunduğunu, mason olacak birisi masonluğa girme merasimi (terkis) sırasında hangi dinden ise  o dinin kitabını el basarak yemin ettiği üzerinde dururlar.

Spekülatif masonluğa geçildiğinde, yemin, masonlarını ana yasası olan “Anderson Yasası” üzerine el basarak yapılırdı. Daha sonra, dinsizlik suçlamalarını “şeklen” de olsa akim bırakmaya yönelik olarak, üç kutsal kitap konulmaya ve bunlar üzerine yemin edilmeye başlardı. Türkiye’deki mason localarında bu gelenek 1976’ya kadar sürmüş, bu tarihte üç kitap kaldırılarak yeniden AndersonYasasına el basma yemin geleneğine dönülmüş, daha sonra bu da kaldırılmış. (Murat Özgen Ayfer, Özgür Büyük Mason Locası Nereden Nereye?, Mason dergisi, Şubat 2004, Sayı . 127, s. 66)

Masonlar kendi Tanrı anlayışlarını, “Dinsiz ve Tanrı tanımaz olmadıkları” ndan bahisle  “Kainatın Ulu Mimarı” na inanmakla izah ederler.

“Kainatın Ulu Mimarı” nın, ilahi dinlerin anladığı “Allah” anlamına gelip gelmediği devamlı tartışma konusu olmuştur. Bu konuda genel kanaat, masonların kendilerine özgü bir Tanrı  anlayışı olup, buna bir örnek Müslümanların Allah inancına  benzemediği üzerinde durulmasıdır.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz