ENDONEZYALI ÖĞRENCİLERDEN KUR’AN ZİYAFETİ

ENDONEZYALI ÖĞRENCİLERDEN KUR’AN ZİYAFETİ

PTT’NİN 177’NCİ YIL DÖNÜMÜ ETKİNLİKLERİ KUTLANDI

PTT’NİN 177’NCİ YIL DÖNÜMÜ ETKİNLİKLERİ KUTLANDI

İL VE İLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜKLERİNE YENİ PERSONEL

İL VE İLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜKLERİNE YENİ PERSONEL

KÜLTÜR ŞEHRİNE YAKIŞIR REKOR

KÜLTÜR ŞEHRİNE YAKIŞIR REKOR

KAYSERİ TİCARET ODASI AB BİLGİ MERKEZİ İKLİM HAFTASINI KUTLUYOR

KAYSERİ TİCARET ODASI AB BİLGİ MERKEZİ İKLİM HAFTASINI KUTLUYOR

SORULARLA BİLİNMEYEN MASONLUK-19
  • SÜLEYMANKOCABAŞ
    • SÜLEYMAN KOCABAŞ
    • suleymankocabas@kayserihakimiyet2000.com
    • 21 Şubat 2016 - 16:33:29

“Kainatın Ulu Mimarı” konusunda masonlar, kendi aralarında  da büyük tartışmaların yaşandığı ve hatta bu sebepten bölünmelerin olduğu üzerinde dururular. Kimi masonlara göre, “Kainatın Ulu Mimarı” ndan kasıt, ilahi dinlerin tek Tanrı inanıcına benzer bir inanca sahip olmak yanında, kimilerine göre, bunun dışında bir şey olup, bu, kainatın kendi “iç dinamikleri” ve “disiplini” ile izah edilir ki, bu bir “enerji”, bir “evrim” olabilir. Bu konuda masonlar, giderek bu ikinci görüşe meyletmişlerdir.

Masonlardan Murat Özgen Ayfer, masonluğu anlatan kitabında,  “Liberal Masonluk” ta giderek değişim yaşandığı, “materyalizme kayan masonluk” dediği dönemde, “Kainatın Ulu Mimarı” dan anlaşılanın  “Evrimin Doruğu” olduğu  üzerinde durur: “Liberal masonlukta ‘Evrenin ulu Mimarı’, her masonun, kendi düşüncelerine, kendi inançlarına, kendi sezgilerine göre tam ve kesin bir vicdan özgürlüğü ile tanımlanıp yorumlanabileceği bir yüce ilkedir. İstenirse bu yüce ilke, ’evrimin doruğu’ olarak da nitelendirilebilir. Böylelikle Liberal Masonlukta ‘Evrenin Ulu Mimarı’ kavramı, herhangi bir dinin ya da dinsel görüşün tekeline sığamayacak bir ülkü olarak benimsenir. Bundan dolayı da Liberal Masonluk’ta ‘Evren’in Ulu Mimarı’ na kişisel nitelikler verilmesinden ve özellikle bu kavramın kesin tanımlanmalara bağlanılmasında kaçınılır.” (Murat Özgen Ayfer, Masonluk Nedir ve Nasıldır?, İstanbul, 1972, s. 296)

Kimi görüşlere göre ise, Kainatın Ulu Mimarı, Madde ve Kainattaki  enerji etkileşimleri, kimine göre “dar anlamda” , dünyaya hayat verdiği için “Güneş” dir. Güneş de masonların sembolleri arasındadır.

8-Masonlarn bizzat kendilerinin “Masonluğun din olduğu” nu açıklamaları:

Masonlar, içinde toplandıkları ve faaliyet gösterdikleri localarına “Atölye” ve “Mabet” de derler. “Atölye” den kasıt, burada “fikir ve düşünce üretimi” yapmaktır. İnsanlığın geleceği, bu üretilen fikir ve düşüncelere göre yönlendirileceği için, bunların “emel= ülkü” ye dönüşmesi babından olarak localara “Ülkü Mabedi” denilmiştir. Kutsal dinlerde “mabet”, Allah’a ibadet edilen yer (camii, kilise, sinagog) demektir. Masonlukta “Ülkü Mabedi” ile kastedilen, bu “kutsal mabetler” yerine kendi mabetleri “İnsanlık Mabedi” ni koymaktan ibret bir mabet anlayışı olmuştur ki, bundan hareketle, masonların kendi kaynakları yanında, daha birçok kaynakta masonluğa “geleceğin dini” ve atta hatta hazırda ise, “bazı düşünce ve eylemlerin din haline getirilmesi” olarak değerlendirilmiştir. Bu cümleden olarak bazı masonik görüşler şöyledir:

“Masonluk bir felsefe ekolüdür. İnsan kişiliğinde var olan ve geliştirilebilecek bütün erdemleri insanlar arası ve toplumlar arası ilişkilerde temel alarak, bunları günlük yaşama yansıtmayı isteyen uygulamalı bir felsefe sistemidir. –Teoizmve  Konçüfyanizmin birleşmiş hali gibi-

Masonluk  bir anlamda Hümanist bir dindir.  Sınırlı, isteyen ve  cezalandıran, hükmeden ve tarif edilen bir Tanrı değil, tıpkı Tao ve  Nirvana tanımlarına benzeyen, bizatihi kendi kavramı için dahi  daima aramayı sınırsız teşvik eden bir yüce varlığı, ‘Evrenin Ulu Mimarı’ ifadesiyle anlatmaya çalışan bir dindir. Mason kendini ve gerçeğini ararken Ulu Mimar tanımına kendi öz varlığında  yaklaşabildiği ölçüde Masonlaşır,  özdeşleşebilirse o zaman Mason olur. İbadet, ruhban sınıfı, Ulu Mimara erişmek için gerekecek şekli hiçbir zorunluluk olmadığından, dinden arınmış bir tanrısal sisteme sahiptir. Bir akıl ve ahlak dinidir –Kant’ta olduğu gibi-……

Toplayıcı bir tanımlama ile  masonluğu tarif edersek: Dinlerin, felsefi düşünce sistemlerinin bilimin verilerine dayanarak günümüzün şartlarında ayrı ayırı vermeye çalıştıkları hazineleri insanın akıl ve duygu ile örülmüş yapısına en uygun  bir karışım ve yeterli ölçüde veren bir din, filozofi sistemi ve yaşama sistemidir.” (Kardeşlik, Hazırlayan: İzmir Nur Locası, 1986, s. 142 – 143)

Bu cümleden olarak bir diğer masonik görüş de şöyledir: “Masonluğun faydalandığı kaynaklar…, Her felsefeden, her dinden, her çeşit bilim dalından faydalanmış ve fakat,  hiç birinin patentine girmiş olması karakteristiğidir. Bu haliyle bir felsefe, bir din, bir mezhep, bir cemiyet, bir parti, bir okul, bir araştırma laboratuvarı… gibi sıralayabileceğimiz  dış âlemde mevcut hiçbir müessese ile benzerliği yoktur… Daha başka bir deyimle her mason bir insanlık ideali misyoneridir.” (Hüsnü Aydıner, Masonluğun Gerekçe, Perspektif ve Stratejisi, Türk Mason Dergisi, I Ekim 1972, Sayı: 9, 34)

Diğer bir kısım görüşler:

S.S.M. Ward: “Mistisizm ekolünde yeterli derecede organize olan Farmasonluğu bir din gibi anlaşılmaya aday görüyorum… Cesurca ilan ediyorum ki, Farmasonluk bir dindir.” (Martin Short, Masonların İçinden, İstanbul, 1987, s. 92)

İngiliz masonlarından W.L. Wilmshurst: “Bir birader ya da çoğu, eğer arzu ediyor ise, yasal olarak  Masonluğun din olduğunu ifade edebilir. Ama bu inancını mason olmayanlara açıklamak zorunda değildir.” (A. g.e., s. 93)

Avusturya Üstat –ı Âzamı  JohnCockburn: “Farmasonluğun dini titri inkar edildiği takdirde, o zaman bu oluşumu dinler federasyonu  olarak görmek gerekir, çünkü Farmasonluk bütün dinlerin birleştiği bir inançtır.” (A. g.e., s. 92)

Yukarıda yazılanlardan anlaşılan, masonluk ve kendisinin  bir din oluşu karşımıza bir “Eklektizim” ve  bir “Esperanto” olarak çıkmaktadır. Belli bir dine ve felsefi düşünceye dayanmaktan ziyade, bunlardan kendilerine göre “olumlu” fikir ve düşünceler alarak, bunları “akıl ve bilim” ile yoğurarak bütün insanlığın ona inanacağı ve böylece amacı insanlar arasında “kardeşlik” tesis etmeye yönelik yeni bir “din olgusu” yaratmak olduğu anlaşılmaktadır.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz