ENDONEZYALI ÖĞRENCİLERDEN KUR’AN ZİYAFETİ

ENDONEZYALI ÖĞRENCİLERDEN KUR’AN ZİYAFETİ

PTT’NİN 177’NCİ YIL DÖNÜMÜ ETKİNLİKLERİ KUTLANDI

PTT’NİN 177’NCİ YIL DÖNÜMÜ ETKİNLİKLERİ KUTLANDI

İL VE İLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜKLERİNE YENİ PERSONEL

İL VE İLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜKLERİNE YENİ PERSONEL

KÜLTÜR ŞEHRİNE YAKIŞIR REKOR

KÜLTÜR ŞEHRİNE YAKIŞIR REKOR

KAYSERİ TİCARET ODASI AB BİLGİ MERKEZİ İKLİM HAFTASINI KUTLUYOR

KAYSERİ TİCARET ODASI AB BİLGİ MERKEZİ İKLİM HAFTASINI KUTLUYOR

SORULARLA BİLİNMEYEN MASONLUK-28
  • SÜLEYMANKOCABAŞ
    • SÜLEYMAN KOCABAŞ
    • suleymankocabas@kayserihakimiyet2000.com
    • 2 Mart 2016 - 17:24:57

Komünistler ise, Menderes hükümetinin 1951’deni “Büyük Komünist Tevkifatı” ve sürekli komünizm düşmanlığı sonucu onlara göz açtırmaması sebebiyle darbeye Menderes hükümetinin yıkılması için aktif destek vermişler, Cumhurbaşkanı Bayar, darbenin sebeplerini izah ederken bunu neredeyse büyük ölçüde “komünist tahrik” e atfetmesi bu sebepten olmuştur.

Amerikan, Mason ve komünist desteğinden anlaşılan, 27 Mayıs Darbesinin biraz da “Soğuk Savaş Dönemi” nin tezahürleri sonucu, bunların emelleri doğrultusunda “Türkiye’yi yeniden dizayn” etme projelerinin  varlığı olarak karşımıza çıkmaktadır.

Darbe yapıldıktan sonra, 27 Mayıs Darbesi –Masonluk ilişkisine yönelik ilk olarak en çok dikkati  çeken  durum, darbenin yapıldığı gün  Türkiye’de sokağa çıkma ve bütün kongrelerin iptali yasağına rağmen, İstanbul’da Hilton otelinde, “Uluslararası Mason Konvayı (Toplantısı)” nın yapılması olmuştur. “Bu toplantı, önceden planlandığı için yapıldı” denilen toplantı ile 27 Mayıs  Darbesi arasında ilişki kurmak isteyenler, darbenin neden darbe gününe denk getirildiği, yasaklara rağmen neden yapıldığı, darbeden sonra Türkiye’nin geleceğine yön verecek olan kararların bu toplantıda mı alındığı yönünde görüşler ileri sürmüşlerdir.

Uluslararası Mason toplantısının yapılmasına izin veren, İstanbul’a hakim darbe yönetiminin üç önde gelen generalinin mason olduğundan bahsedilir. Bunlar şunlardır: İstanbul Valisi Tuğgeneral Refik Tulga, İstanbul Belediye Başkanı Korgeneral  ŞefikErensü,  Sıkıyönetim Komutanı Orgeneral  Fahri Özdilek. (İlhami Soysal, Türkiye’de ve Dünyada Masonluk ve Masonlar, İstanbul, 1978, s. 392)

Masonlar, tarihlerinde, bulundukları her ülkede  ortaya çıkan siyasal ve sosyal değişmelere genelde kendilerini de uydurmuşlar, bunlardan yana görünerek aksiyon olayları ve liderlerine yaklaşmak suretiyle ve özellikle  onlara “hulul etmek” i esas alan geleneksel tavırlarıyla, bu aksiyonerlik ve liderlikleri kendi fikir ve emelleri doğrultusunda yönlendirmek için “muhlisane metotlar” kullanmada mahir olmuşlar, bunun bir örneği 27 Mayıs 1960 Darbesi günlerinde Türkiye’de de  yaşanmıştır.

Masonların kendi belgelerinden  olarak, bir belge de  daha darbeden bir hafta sonra, 3 Haziran 1960’da “Darbeyi tasvip”e yönelik olarak ve hem de darbenin ana gerekçelerinden denilen “Hürriyet argümanı” na vurgu yapılarak şunlardan yer almıştı: “ Yurdumuzda yok edilmeye  çalışılan hürriyetin yeniden elde edilmesi ve ilelebet yerleştirilmesi için  ordumuz tarafından  girişilen milli hareketin (darbenin)  ve zaten bizim benimseyip  telkin ettiğimiz  umdeler olan kardeşliğin ve insan haklarının korunması için  başlayan çalışmaların  insanlara bu fikri öğreten ve bu yolda yetişmelerini isteyen  cemiyetimiz tarafından tasvip edilmiştir” denilirken, müteakip günlerde  de hep yine,  “Hürriyet argümanın” na vurgu yapılmaya devam edilerek, “Milli Hareket,  Masonluğun tam istediği hürriyet havasını getirmiştir  ve masonluk bundan büyük memnuniyet duymuştur” denilmiştir. (Celil Layiktez, Türkiye’de Masonluk Tarihi,  C. II,  1957 – 1970, İstanbul, 2011, s. 80 – 82).

Masonluğun yine 27 Mayıs Darbesi ve Rejimine “adaptasyonu” ndan olarak, darbenin yapıldığı gün bile Üstat –ı Azamları olan Başbakan Menderes’in  müsteşarı Ahmet Salih Korur, tutuklanıp hapse konulunca, onunla birlikte diğer 9 DP’li masonun da mason kayıtlarından isimleri silinmiş (masonluktan ihraç anlamında), Türkiye Masonlarının üstad-ı azamlığına  12 Haziran 1960’da Kemalettin  Apak getirilmiştir. (A.g.e., s. 81)

27 Mayıs Darbesi – Mason ilişkisine  yönelik bir gerçek de, darbe yapıldıktan sonra ülkeyi yönetmek için darbeye aktif olarak katılan cunta elemanlarından   kurulan  38 kişilik  Milli Birlik Komitesi’nin  (MBK) genç subay üyelerinin (darbe, askeriyenin alt kademesinden  geldiği için komitenin çoğunluğunu üsteğmen – albay arasındaki subaylar teşkil ediyordu) “Masonluk ve Masonlara düşman” oldukları üzerinde durulması olmuştur. Bu sebepten  bunlar tarafından İstanbul’daki mason locası basılarak  arşivine el konulmuş, bu, adı gecen komitenin yaşlı üyeleri tarafından bir daha yapılmaması için tenkit edilmiş, el konulan mason arşivi  Türk Ocağı’nın  Ankara Operadaki  Genel Merkezinin kütüphanesine bırakılmış, Adalet Partisi Genel Başkanı Süleyman Demirel’in mason olduğuna dair belge bu arşivde bulunarak kamuoyuna, onun partiye genel başkanı olmasını önlemek için servis edilmiştir.

Yine 27 Mayıs Darbesi –Mason  ilişkisinden  olarak, masonlar, MBK’nin  bütün genç üyelerine masonluk teklifi yapmışlar, ret cevapları almışlar, kendisine de teklif yapıldığından (Hatıralarında anlattığı üzere Hürriyet Gazetesi sahibin 33 dereceli  mason ve üstat –ı azam Erol Simavi’ nin teklif yapması, Hürriyet, 4 Mayıs 1988))  bahseden  Albay Alpaslan Türkeş, hatıralarında, 14’lerin MBK’den tasfiye ile yurt dışına sürülmelerinin  7 sebebini sıralarken, altıncı sebebinin, masonlarla takışmaları olduğundan bahsederken şunları yazar: “27 Mayıs’tan sonra komite üyelerine zaman zaman mason olmaları teklifi yapılmıştır. Fakat bizim grubumuzdan (14’ler)  hiç kimse böyle bir şeye yanaşmamıştı. Ayrıca bazı genç kurmay subaylar hiç kimseden emir almaksızın kendiliklerinden İstanbul Mason Locasını aniden basmış ve içeride bulunan evraklara el koymuşlardı. Bu olay masonları ürkütmüş bulunuyordu.”(Alpaslan Türkeş, 1944 Milliyetçilik Olayı, İstanbul, 1968, s. 113).

27 Mayıs Darbesi- Mason ilişkisine yönelik bir diğer gerçek ise, Masonların 27 Mayıs 1960 – 24 Eylül 1961 zaman diliminde kapsayan “27 Mayıs Dönemi” nde   bu rejimin bütün önemli kademelerine sızarak, buralarda kendi fikir ve emellerinin gerçekleştirilmesine  yönelik aktif faaliyetleri olmuştur. Bu cümleden olarak en başta, “Darbenin başı ve lideri” denilen   MBK, Devlet ve Hükümet Başkanı Orgeneral  Cemal Gürsel’in Çankaya  Köşkündeki  ikametgahı en üst düzeyde masonik kadrolaşmaya sahne olmuştu. Devlet Başkanı  Gürsel’in Genel Sekreteri Nasır Zeytinoğlu ve Başyaveri Hava Kur. Alb.  Agasi Şen masondu. (Hasan Cem, Dünya’da ve Türkiye’de Masonluk,  İstanbul, 1976, s. 496). Kendisi zaten, “Liderlik kabiliyetinden yoksun” ve  “Yurt ve dünya meselelerinde bilgisi zayıf” denilen Gürsel’in bu ehliyetsizlik ve liyakatsizliği sebebiyle neredeyse bütün kararları ve faaliyetlerine  masonların yönlendirmeleri damgasını vuruyordu.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz