KAYSERİSPOR: 2 – ATİKER KONYASPOR: 1

KAYSERİSPOR: 2 – ATİKER KONYASPOR: 1

KAYSERİ’DE İSTİKLAL YÜRÜYÜŞÜ RÜZGARI

KAYSERİ’DE İSTİKLAL YÜRÜYÜŞÜ RÜZGARI

DEPLASMAN FATİHİ MELİKGAZİ BELEDİYESPOR

DEPLASMAN FATİHİ MELİKGAZİ BELEDİYESPOR

TURGUTLUSPOR- ERCİYESSPOR :2-0

TURGUTLUSPOR- ERCİYESSPOR :2-0

MAZOT HIRSIZLARI ‘TIKAMA’ İLE YAKALANDI

MAZOT HIRSIZLARI ‘TIKAMA’ İLE YAKALANDI

SORULARLA BİLİNMEYEN MASONLUK-6
  • SÜLEYMANKOCABAŞ
    • SÜLEYMAN KOCABAŞ
    • suleymankocabas@kayserihakimiyet2000.com
    • 5 Şubat 2016 - 15:55:03

Fransa, I.Napolyon’dan (1769-1815) III.Napolyon’a (1808-1873), masonluğu, Osmanlı bürokrat ve aydınları üzerinde “nüfuz” kurmanın yanında, Osmanlı Devletinin Arap vilayetlerini sömürgeleştirmek için de kullandı. “Mısır’da ilk kez 1747’de sadece Avrupalıların üye oldukları loca kurulmuştur. 1798’de Fransa işgali sırasında yeni localar kurulmuş ve yerli memurlar baskıyla buralara sokulmuşsa da ordu çekilince localar kapatılmıştır.” (Orhan Koloğlu, Abdülhamid ve Masonlar, İstanbul, 1971, s. 77)
III. Napolyon zamanında Arap dünyasında masonluk yeniden canlandırıldı. “Fransız Büyük Doğusu’nun (Grant Oriental) Cezayir ile ilgili yazışmalarında kurumun kolonileştirme amacıyla kullanılmasına ilişkin örnekler vardır.” (A.g.e., s. 241)
Mısır ve Cezayir’den sonra FransızKoloniyalizminin göz diktiği üçüncü Osmanlı vilayeti Suriye-Lübnan olmuştu. Fransa, burada da localar açarak “Osmanlı’nın mirasından kendisine ayrılan alan” olarak gördüğü Suriye-Lübnan’a bunlar vasıtasıyla hulul edip yerleşmeye çalışacaktır.
Büyük Devletlerden, masonluğu kullanmada İtalyan örneğine de bakılacak olunursa, o da sömürgecilik ve yayılmacılık politikası uğurunda masonluğu kullanmaya soyunmuştu. İtalyan yazar A. Lacovella’nın ifadesiyle, “Öyle bir inanış vardı ki, masonluktan yararlanarak, İtalya Doğudaki etki alanını daha da genişletebilecekti.” (Angelo Iacovella, Gönye ve Hilal, s. 9)
İtalyanların masonluğu kullanmalarının en bariz örneği, Osmanlı Vilayeti Trablusgarp’ı işgal planları sırasında görüldü. Jön Türkler, 24 Temmuz 1908 İhtilaline zemin hazırlamak uğrunda Makedonya’da bulunan İtalya’ya bağlı localarla da sıkı işbirliği yapmışlar, buralarda “Evrensellik, kardeşlik, ülkelerin toprak bütünlüklerine saygı göstererek barış içinde bir arada yaşama” nutukları atılmış, Jön Türkler, bunlara kanarak İtalyan masonlarının İtalya’nın göz diktiği Trablusgarp’ın işgalini önleyecekleri ümidine kapılmışlardı. Oysa ki gelişmeler bunun aksini gösterdi.
İtalyanlar, Trablusgarp’a asker çıkartıp, Türk-İtalyan Harbi’nin başladığı 29 Eylül 1911’de İtalya MaşrıkıÂzamı Ferrari, yayınladığı bir bildiride, işgal lehine tavır alarak şunlardan bahsediyordu: “Vatanın renkleri (bayrak) Trablusgarp’a doğru yelken açıyor. Yöneticilerin icraatı hakkında, tüm biraderlerin, her zaman saygılı olan kişisel düşünceleri ne olursa olsun,- ülkenin, büyüklük, güçlülük ve özgürlük idealini her şeyi yeğleyen- masonluğun görevi sivil egemenlik ve insancıl gelişme mücadelesinde görev alan üç renkli bayrağımızın zafer güneşiyle kucaklaşmasını umarak, dingin bir ruh ve sağlam bir vicdanla, olayların gelişmesini beklemektir.”(Orhan Koloğlu, Abdülhamid ve Masonlar, s. 286)
Harbin önlenmesi için çok güvendikleri İtalyan masonlarından bekledikleri desteği göremeyen İttihatçılar, masonlara ateş püskürüyorlardı. Görgü tanığı büyük İslâm âlimi Meclis-i Mebusan’da Afyon mebusu, Kâmil Miras, Talat Paşa’nın EmanuelKarasso’yu (İtalya’ya bağlıMacedoniaRizorta locasının üstat –ı azamı) şöyle sıkıştırdığından bahseder: “İtalyanlar Trablusgarp’ı işgal ettikleri sıralarda idi. Talat Paşa çok heyecanlanmıştı. Meşhur farmason Yahudi Karasso’nun boğazını sıkacak kadar hiddetlenmişti,
Talat Paşa, ağız dolusu küfürler savuruyordu. Karasso zehirli bir yılan gibi bükülüp duruyordu. Talat ona tokat atar gibi sordu:
‘Hani İtalyan mason kardeşlerimiz nerede? Hiçbirinin sesi çıkmadı! Utanmaz herifler! Maskara herifler! Sizin masonluğunuz maskeden başka bir şey değil!’ dedi ve Karasso’nun yüzüne tükürdü.” (Cevat Rıfat Atilhan, Masonluk Nedir?, İstanbul, 1972, s. 65)
General Atilhan da kendi görüşlerini şöyle anlatır: “Afrika’daki vatan parçası Trablus, yurdun en temiz ve kahraman ve sâdık evlatlarının memleketi idi. Oraya çoktan göz koymuş olan İtalyanlar, bu emellerine siyonistler ve farmasonlar yardımıyla muvaffak oldular. Şöyle ki: 33 dereceli mason ve Yahudi MetrSalem, İtalya’ya gitti. Roma Belediye Başkanı 33 dereceli mason ve koyu Yahudi Nathan idi. Bu iki mason baş başa vererek planlar hazırladılar. İtalyan hazinesi MetrSalem’e on binlerce altın ödedi.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz