KAYSERİSPOR: 2 – ATİKER KONYASPOR: 1

KAYSERİSPOR: 2 – ATİKER KONYASPOR: 1

KAYSERİ’DE İSTİKLAL YÜRÜYÜŞÜ RÜZGARI

KAYSERİ’DE İSTİKLAL YÜRÜYÜŞÜ RÜZGARI

DEPLASMAN FATİHİ MELİKGAZİ BELEDİYESPOR

DEPLASMAN FATİHİ MELİKGAZİ BELEDİYESPOR

TURGUTLUSPOR- ERCİYESSPOR :2-0

TURGUTLUSPOR- ERCİYESSPOR :2-0

MAZOT HIRSIZLARI ‘TIKAMA’ İLE YAKALANDI

MAZOT HIRSIZLARI ‘TIKAMA’ İLE YAKALANDI

SÜLEYMAN DEMİREL’İN MASONLUĞU MESELESİ MASONLAR ARASI KAVGA – BÖLÜNME-11
  • SÜLEYMANKOCABAŞ
    • SÜLEYMAN KOCABAŞ
    • suleymankocabas@kayserihakimiyet2000.com
    • 4 Ocak 2016 - 17:42:53

Bilgiç ve taraftarları, Demirel ve taraftarlarına nazaran “oyunun kurallarını koyma ve oymada” da çok zayıf kaldılar. Demirel, daha işin başından beri kurallarını koymuş, oyununu çok iyi oynamıştı. Demirel’i destekleyenlerden Mehmet Turgut’un yazdıkları: “Demirel’in büyük artistik kabiliyetinin de rolü büyüktür. Hatta belki de bu, en önemli bir faktördür. Çünkü Demirel girmek istediği kaba girmekte, uymak istediği kalıba uymakta ve oynamak istediği rolü benimseyip oynamakta benzerini bulmak mümkün değildir. Hareketlerini ayarlamakta, sözlerini zamana ve havaya uygun şekilde söylemekte ve istediği role konsantre olmakta onunla hiç kimse yarış edemezdi.” (Mehmet Turgut, Siyasetten Portreler, s. 295)
Demirel’in genel başkan olması öteden beri gönlünde yattığı halde, Gümüşpala ölünce adaylığını erkenden açıklamaması, politikada oynadığı bir taktik rolün gereği idi. “Bilhassa politikada, zaferin ilk defa ortaya çıkanlara hayretmediği, sonradan gelip ganimet gibi üzerine oturanların malı olduğu bilinmekte idi. Bu bakımdan Demirel, ortaya çıkmakta, ileri atılmakta acele etmiyordu… Zamanı gelince avının üzerine atlayacaktı.” ( Mehmet Turgut, Siyasetten Portreler, s. 290). Demirel, bu politik taktik gereği Gümüşpala ölünce kendisine yapılan genel başkanlık teklifine hayır demiş, adaylığını ancak seçime iki haftalık bir zaman kala açıklamıştı. Bilgiç ise, kendisi de Demirel’e genel başkanlık teklif ettiği halde, onun kabul etmeyip açık kapı bırakması karşısında genel başkanlığın partide çok sevilen kendisinin kucağına düşeceği gerekçesiyle bunu erkenden açıklaması aleyhine fena bir puan olmuş, ona karşı bu oyunu genel başkanlıkta tek güçlü rakibi olacak Demirel onu ”erkenden yıpratmak” için böyle bir senaryonun oynanmasına yol açmıştı.
2-Eski Demokratların Demirel’i istemesi: Eski Demokratların da AP’ye yeni genel başkan seçiminde büyük roller oynayacakları kesindi. Onların hesabı, tıynetlerini uygun seçilecek yeni genel başkan vasıtasıyla kendilerine af çıkarılması için ümide kapılmalarından ileri geliyordu. Sonra, Adalet Partisi, daha kurulduğu günden beri, “DP’nin ve DP misyonunun devamı bir partiyiz” propagandası yaparak DP’nin mirasını sahip çıkan bir parti olmuştu. Madem AP , DP’nin devamı ise, onun başına, mirasını eni iyi şekilde temsil edecek liyakatte birisinin gerilmesi gerekirdi ki, bu sebepten de uygun bulunan aday Demirel olmuştu.
Demirel de erkenden, Eski Demokratlardan “okey” almadan AP’ye genel başkan olamayacağını biliyordu. Bunun için, Eski Demokratların yatmakta olduğu Kayseri Cezaevi, Demirel’in sık sık uğrak ve ziyaret yeri olmuştu. Demirel bu ziyaretlerinde “Demokratların yaşayan en büyük ve etkili başı” denilen, Bayar’a olan ziyaretine büyük önem veriyor, ona zengin hediyelerle geliyor, ondan lehine mutlaka bir mesaj koparmak istiyordu.
Hatıralarında, Demirel’in “kendisini görmek için geldiği” nden bahseden Celal Bayar (Celal Bayar, Kayseri Cezaevinde Bir Yıl Dönümü, İstanbul, 1999, s. 331) en sonunda Demirel’in kendisinden koparmak istediği mesajı almıştı. Demirel, Bayar’ın yabancısı değildi. Su İşleri Müdürlüğünden başarılı hizmetlerini biliyordu. Demirel masondu. Bayar için de “Ben mason değilim” demesine rağmen “o masondur” diyenler vardı (Prof. Dr. Toktamış Ateş’in görüşleri) Masonlar arasındaki dayanışma ve yardımlaşma gereği “Dul kadının oğluna yardım” esastı. Bayar’ın Demirel’e “olur” vermesi bunlara bağlandı.
Demirel, Bayar’dan genel başkanlık olurunu alınca, bunu gittiği her yere yaydı. Bayar da cezaevinde kendisini ziyarete gelenlerin sordukları soruları cevaplandırırken hep Demirel’i işaret etti. O günlerin “hızlı DP –AP’lileri” Kayserili hemşehrilerim Atıf Gözübüyük, Ziya Silahtaroğlu ve Mustafa Kılnamaz’ın bana anlattıklarına göre, cezaevinde Bayar’ı her ziyaretlerinde ‘Halimiz ne olacak Paşam?” diye sorduklarında Bayar onlara, “ Bir zamanları Şu İşleri Müdürü vardı ya! Onu biliyor musunuz? Bu işi götürürse o götürür” demişti. Hemşehrilerim, Bayar’ın Demirel’in lehine olan bu telkinini her tarafa yaymaya başlamışlardı.
Alpaslan Türkeş’in AP’ye Genel Başkanlığı Meselesi
Türkeş’in hatıralarında anlattıklarına göre, bu teklif kendisine AP’lilerden ve özelikle teşkilattan sorumlu genel başkan yardımcısı Bilgiç’ten gelmişti. Türkeş, Saadettin Bilgiç’in kardeşi Said Bilgiç’le dostluk ve dava ilişkileri vardı. Bu ilişkiler, Said Bilgiç’in Menderes döneminde kurduğu Türk Milliyetçiler Derneği faaliyetleriyle başlamış, Menderes’in bu derneği kapatması milliyetçiler arasında büyük üzüntüye sebep olmuştu.
Yakın arkadaşı İsmail Hakkı Yılanlıoğlu ile Saadettin Bilgiç’in evinde Gümüşpala daha ölmeden, birkaç kez görüştüğünden bahseden Türkeş, ondan “AP’ye kaydol, seni genel başkan yapalım” dediğinden ve hatta birçok ilin AP il başkanından bile bu yolda teklifler aldığından ve 22 Mayıs 1963 Darbe girişiminin ortaya çıkması ve kendisinin de bununla ilişkilendirilmesi sebebiyle, işin suya düştüğünden bahseder. (Hulusi Turgut, Türkeş’in Anılar, s. 366 – 367)

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz