709377.T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ.25.11.2017

709377.T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ.25.11.2017

BÜYÜKŞEHİR SON 3 YILDA 343 OYUN PARKI YAPTI

BÜYÜKŞEHİR SON 3 YILDA 343 OYUN PARKI YAPTI

SADECE CİNSEL ŞİDDETE MARUZ KALAN KADINLARIN ORANI YÜZDE 15,3

SADECE CİNSEL ŞİDDETE MARUZ KALAN KADINLARIN ORANI YÜZDE 15,3

İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ OSMAN ELMALI: ÖĞRETMENLİK BİLGELİKTİR

İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ OSMAN ELMALI: ÖĞRETMENLİK BİLGELİKTİR

YENİ İL SAĞLIK MÜDÜRÜ BENLİ, GÖREVİ KILIÇ’TAN DEVRALDI

YENİ İL SAĞLIK MÜDÜRÜ BENLİ, GÖREVİ KILIÇ’TAN DEVRALDI

SÜLEYMAN DEMİREL’İN MASONLUĞU MESELESİ MASONLAR ARASI KAVGA – BÖLÜNME-12
  • SÜLEYMANKOCABAŞ
    • SÜLEYMAN KOCABAŞ
    • suleymankocabas@kayserihakimiyet2000.com
    • 5 Ocak 2016 - 16:46:12

İşin esasına bakılırsa, Türkeş’in siyasi hayata AP’den atılma isteği yok değildi. 27 Mayıs 1960 Darbesine aktif destek verdiği için 38 kişilik Milli Birlik Komitesine o da girmiş, 13 Kasım 1960 Darbe İçinde Darbe ile 14 Milli Birlik Komitesi üyesi ile Komiteden ihraç edilerek yurt dışına sürülmüş, Komitenin kalan 23 üyesi 1961 Anayasası gereği siyasi hayatlarına Tabii senatörler olarak devam ederlerken, 14’ler de yurda dönüşlerinde kendi siyasi hayatlarını devam ettirmek için siyasi partilerde bir yer ararlarken kimi CHP, kimi Türkiye İşçi Partisine kaydolmuştu. Türkeş de 22 Şubat 1963’de yurda dönünce kendisine bir melce ararken fikriyatı ve davasına ey uygun bulduğu AP’ye girmek cabası içine girmiş ve hatta genel başkanlığına bile oynama başlamıştı.
Türkeş’in AP’ye genel başkan olması için özellikle Eski Demokratların “olur” unu alması şarttı. Hatta bu uğurda “nabız yoklamak” için Kayseri’ye bile geldiğinden ve cezaevinde yatan Eski Demokratlarla görüşmek istediğinden bahsedilir. Hemşehrim Avukat İ. Necdet Çetinok’un bana anlattıklarına göre, Türkeş’in cezaevinde Demokratlarla görüşüp görüşmediği bilinmediği halde, Kayseri’den Ankara’ya şu intiba ile dönmüş: “Eski Demokratlar AP’ye genel başkanlık seçiminde üç gruba ayrılmışlar: Bilgiç’i destekleyenler, Demirel’i destekleyen Bayar’ın yakın arkadaşları ve Demirel’e oynayan masonlar.”
Türkeş’in bırakınız Eski Demokratları, AP’leri bile ikna edip genel başkan seçilmesi mümkün değildi. Çünkü, 27 Mayıs darbesi ile demokratları deviren birisi olarak biliniyordu.
Türkeş, siyasi hayatına Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi Genel Başkanı seçilerek devam etti.
Amerika’nın Demirel’e Oynaması
O yılların iç siyasi konjonktürü yanında dış siyasi konjonktürü de Demirel’in AP’ye genel başkan seçilmesine uygun bir atmosferde idi. 1963 Aralığında başlayarak 1964 yılı boyunca artarak devam erden “Kıbrıs Meselesi”, dış politikada İnönü Azınlık Hükümeti’nin başlıca meselesi olmuştu.
Kıbrıs Meselesi, Türk ve Rum nüfusu ortaklık oranını göre 1959 – 60’da imzalanan Londra ve Zürih Antlaşmaları ile kurulan “Kıbrıs Cumhuriyeti” Cumhurbaşkanı Başpiskopos Makaryos’un “Kıbrıs Anayasası” nı Rumlar lehine değiştirmeye kalkışmasına Kıbrıslı Türkler ve Türkiye’nin karşı çıkması sonucu, isteklerini zorla kabul ettirmek ve adada Türk varlığını yok etmek için 1963 Aralık ayı Noel günlerinde harekete geçen Rumlar, Türkleri katliama başlamışlar, 1964 yılı boyunca bunlar giderek artmış, Haziran 1964 ayı başlarına gelindiğinde Rum saldırıları dayanılmaz hale gelince Başbakan İnönü, Zürih Antlaşmasında yer alan “Türkiye’nin müdahale hakkı” nı kullanarak, Kıbrıs’a çıkarma yapma kararı alıp ve bunu Amerika’ya bildirince, Amerikan Başkanı Lyndon B. Johnson 6 Haziran’da Başbakan İnönü’ye yazdığı mektupta buna karşı çıkması iyi olan Türk –Amerikan ilişkilerinin bozulmasına yol açmıştı.
Johnson’un İnönü’ye mektubu çok sertti. “Sayın Bay Başkan” diye başlayan mektupta, Kıbrıs gerginliğinin Türk- Türk Yunan savaşana ve hatta daha geniş boyutlara varan savaşlara yol açacağı (Sovyet Rusya’nın da buna dahil olması ihsası) ve bu durumda müttefiki Amerika’nın Türkiye’ye yardım etmeyeceği, Amerika’nın Türk ordusuna verdiği silahların Kıbrıs’ta kullanılamayacağı ve Kıbrıs’a çıkmanın hemen durdurulmasını istiyor, bunun üzerine Kıbrıs’a çıkarma için yola çıkmış donanmamız geri dönüyordu.
Başbakan İnönü’nün de aynı sertlikle Johnson’a bir mektupla cevap vermesi ve üstelik de, “Amerika’dan görülen düşmanlık” denilerek, dış politikada “Türkiye’nin eksen değişikliği” ne gitmesini yönelik İnönü’nün beyanatlar vermesi, Amerika’nın “Onu gözden çıkarması ve Türkiye’nin başına yeni bir başbakan aranması” na yorumlandı.
İnönü, Amerika hakkında “İttifak içinde (NATO ittifakı) Amerika’nın önderliğine inanıyordum. Şimdi ise bu inancımı kaybettim” (Hikmet Bila, Sosyal Demokrat Süreci İçinde CHP ve Sonrası, İstanbul, 1976, s. 228) derken eksen “değiştirmek” e yönelik olarak da Time dergisine verdiği demecinde “Yeni bir dünya kurulur, Türkiye bu dünyada yerini alır” demesi Amerika’yı onun aleyhine iyice mahiple etmişti.
İnönü Hükümeti ile Amerika’nın ilişkilerinin AP Genel Başkanı Ragıp Gümüşpala’nın öldüğü günlere denk gelmesi, adı geçen devletin Türkiye’ye İnönü’nün yerine yeni bir başbakan tayini konusunda elini kuvvetlendirmiş, kendisine yakınlığı sebebiyle Demirel’in genel başkanlığına oynayan Amerika, genel başkanlık seçimlerinin yaklaştığı günlerde Türkiye’ye “ülkelerin başına adam tayininde uzman” denilen General Powel’i Türkiye’ye göndermiş, Powel, görüştüğü birçok kişi ve kuruluşlara Demirel’in seçilmesini empoze etmiş, o seçildikten sonra ülkeyi terk etmiştir. Bütün bu olup biteler, “İnönü’yü gözden çıkaran Amerika; Türkiye’nin başına Demirel’i hazırladı ve AP’ye Genel Başkan seçtirdi” değerlendirme ve yorumları yapılmıştır. (Metin Toker, İsmet Paşayla 10 Yıl, C. 4, s. 141)
“Demirel, Türkiye’de Amerikan yararlarının temsilcisi olarak seçilmiş bir adamdı ve doğrusu bu ya 12 Mart’a uzanan bir çizgi içinde Amerikan yararlarının yılmaz bir savunucusu faturaları bol bol ödemiştir.” (Kurtul Altuğ, 27 Mayıs’tan 12 Mart’a, s. 371)
Başbakan Demirel’in “Amerikan lehine faturaları bol bol ödemesi” biraz aşırı iddiadır. Türkiye’nin hayati çıkarları söz konusu olduğunda Başbakan Demirel yerine göre tavır alması ve direnmesini de bilmiştir. Başbakan Menderes Döneminden beri gelen Türkiye’deki dağınık ve düzensiz, neyin ne olduğu belli olmayan Amerikan üslerine el atıp bunları bir düzene koyması yanında, Amerika’nın istediği “haşhaş ekimi yasağı” nı yerine getirmemesi , giderek onun da Amerika’nın gözünden düşmesine sebep olacaktır ki, bundan dolayı 12 Mart 1971 Darbesine Amerika’nın destek verme sebeplerinden birisi olarak da Başbakan Demirel’in bu halleri gösterilir.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz