PROF. DR. KARATAY: “EN SAĞLIKLI YİYECEK PASTIRMA”

PROF. DR. KARATAY: “EN SAĞLIKLI YİYECEK PASTIRMA”

DİREKSİYON HAKİMİYETİNİ KAYBETTİ…ÇOCUKLARI EZDİ

DİREKSİYON HAKİMİYETİNİ KAYBETTİ…ÇOCUKLARI EZDİ

SURİYELİ SAĞIR KARDEŞLER GÜVERCİNLERİNİN SESİNİ DUYMAK İSTİYOR

SURİYELİ SAĞIR KARDEŞLER GÜVERCİNLERİNİN SESİNİ DUYMAK İSTİYOR

ASDEP DARA DÜŞENİN AİLESİ OLUYOR

ASDEP DARA DÜŞENİN AİLESİ OLUYOR

YILDIZ: MÜFTÜLERE NİKAH YETKİSİ LAİKLİKLE ALAKALI DEĞİL

YILDIZ: MÜFTÜLERE NİKAH YETKİSİ LAİKLİKLE ALAKALI DEĞİL

SÜLEYMAN DEMİREL’İN MASONLUĞU MESELESİ MASONLAR ARASI KAVGA – BÖLÜNME-9
  • SÜLEYMANKOCABAŞ
    • SÜLEYMAN KOCABAŞ
    • suleymankocabas@kayserihakimiyet2000.com
    • 1 Ocak 2016 - 15:53:38

Eski Demokratlar, Demirel’e dargınlıkları sebebiyle 1970’de AP’nin parçalanması ile kurulan Demokratik Parti’ye aktif destek verdiler. Hatta, partinin isminin AP’yi tasfiye ile eski Demokrat Parti’nin mirasına daha iyi sahip çıkmak için onların başı Celal Bayar tarafından telkin edildiği üzerinde duruldu ve Bayar Demokratik Parti’ye aktif destek vermeye başladı. Bütün bu olup bitenler, eski Demokratların Demirel’in genel başkanlığına oynamalarıyla bir şey kazanamadıklarına yorumlandı. Tabii ki, bunlar olup biterken Demirel’in de kendine göre bir hesabı olmuş, kendi iktidarında kendi desteği ile giderek güçlenecek olan eski Demokratların kendisini bile tasfiye ederek kontrolü tamamen kendi ellerine alabilecekleri korkusundan kaynaklanıyor, aldığı tedbirlerle buna meydan vermek istemiyordu.
5-Sermaye çevreleri ve masonik basının Demirel’i desteklemesi: “Demirel’i sermaye çevrelerinin ortaya attığı bir gerçektir. O zamanların ünlü Hürriyet’i, Demirel’i gökten zembille AP Genel Başkanlığına indirmekte büyük gayret göstermiştir.” (Kurtul Altuğ, 27 Mayıs’tan 12 Mart’a, İstanbul, 1976, s. 371)
Demirel’in “sermaye çevreleri, işadamları ve para babaları” tarafından desteklenmesi normaldi. Onun ideolojik yapısı ve kariye onlar için uygundu.
“Masonik Hürriyet Gazetesi” inin desteklemesine gelince: Gazetenin patronu Erol Simavi zaten masondu. Mason localarının “planı” gereği Demirel’in AP’nin başına oturtulması kararı alınınca, Demirel’i kamuoyunu pompalamak ve onun lehine bir atmosfer yaratmak için bu işe soyunan gazetelerin en başında Hürriyet yer almış, “planın bir parçası” olarak bu görev ona masonlar tarafından verilmişti. O günlerde Hürriyet’in Demirel’e aktif desteği gün gibi biliniyordu.
Hürriyet’in aktif desteğine yönelik olarak yıllar sonra, gazetenin içinden önemli itiraflar gelecek, 1980’li yıllarda gazetenin genel yayın yönetmenliğini yapan Necati Zincirkıran, yazdığı hatıra kitabında bunu ayrı bir bölüm olarak “Süleyman Demirel’i Nasıl Başbakan Yaptık?” başlığı altında bu itirafını dillendirecektir. Zincirkıran, “aşırı derecede milliyetçi” dediği Bilgiç’e kendilerinin de karşı çıktıklarından bahisle, Demirel’e oynadıkları hakkında şunları yazar: “ Adnan Menderes’in su müdürü, Barajlar Kralı Süleyman Demirel’in AP Genel Başkanlığına adaylığını koyduğunu büyük haber olarak veriyorduk. O gün yer yerinden oynadı. Türk halkı umut olarak aradığı yeni bir adı böylece duymuş oldu. Sürekli bastırmamız üzerine Demirel 1964 Kasımında AP Genel Başkanı seçildi. 40 yaşında var, yoktu… Genel Başkan seçildikten sonra Koalisyon hükümetinde (Suat Hayri Ürgüplünün başbakanlığındaki hükümet) önce başbakan yardımcısı oldu. 1965- 69 ve 1973’e kadar Türkiye’ye çok iyi hizmet verdi. Türkiye’de büyük bir kalkınma yarattı.
Gazete, gücünü bir kez daha kanıtlamıştı… Sedat Simavi ve Haldun Simavi’nin yürüttüğü bu politikanın doğruluğuna bugün biraz daha hak veriyorum.” (Necati Zincirkıran, Hürriyet ve Simavi İmparatorluğu, İstanbul, 1994, s. 121 – 128)
Hürriyet, Demirel adaylığını koyduğu günden itibaren seçilene kadar tam bir “Demirel’in gazetesi” statüsünde çıkmıştı. Baş sayfası baştan başa onu öven haberlerle dolu idi. Zincirkıran’ın itiraf ettiği üzere Demirel’in AP’ye genel başkan adayı olduğu haberini ilk veren gazete Hürriyet olmuş, halkı ona sempatik hale getirmek için onun “Barajlar Kralı” olduğu haberleri de yine ilk defa Hürriyet’in manşetlerinden verilmişti. Bu arda, Demirel’i muhafazakar AP delegeleri ve kamuoyunu lanse için gazete muhabirleri Demirel’in köyü İslam köy’e kadar giderek anne ve basının taşra kıyafetli resimleriyle onlarla röportajlar yapıyorlar, annesinin ona “aptessiz süt emzirmediği” ni yazacak kadar “Müslüman bir aile” olduklarını ispatlamaya çalışıyorlardı.
6- Kemalist ve Solcu çevrelerin Demirel’e destekleri: Bu çevreler, AP’de iki güçlü genel başkan adalı Demirel ve Bilgiç arasında bir tercih yaparlarken Demirel’e oynadılar. Gazete ve dergilerde anlı- şanlı Marksist köşe yazarları bile Bilgiç’e “Gerici ve Turancı olmak”, AğabeyisininYassıadada yargılanması” ve “AP seçimleri kazansa bile iktidarın AP’ye Bilgiç’ten dolayı verilmeyeceği” ni yazdılar. (Mehmet Turgut, Hatıra Nev’inden Notlar, s. 181)
Aynı kalemşörler, Demirel seçildikten ve iktidar olduktan sonra da Başbakan Demirel iktidarını yıpratmak ve AP’yi bölmek için Demirel’in “Mason olduğunu”, Amerika ile ilişkilendirmek için “Morrison Süleyman” olduğunu, hatta Komünizmle mücadelesi sebebiyle “gerici” olduğunu yazmaya başlayacaklardır.
AP’nin İçinden ve Eski Demokratlardan Gelen Demirel’in Genel Başkan Olması İsteği
1-AP’nin içinden gelen istekler: Bu konuda özellikle AP’nin ağır topları denilenleri ikiye ayrılmışlardı. Her zaman göz önünde bulunan ağır topları ve hatta bunların içinde Demirel’in rakibi Saadettin Bilgiç bile daha işin başında Demirel’in adaylığını istemiş, kendi yazdıklarına göre, Demirel bu işte gevşek ve isteksiz davranınca adaylığını kendisi koymak zorunda kalmıştı. (Saadettin Bilgiç, Hatırları, s. 126)
Demirel’in işin başında gerçekten de bir “isteksizlik” i vardı. Zaten kendisini partiden “Şapkasını alıp kaçtıktan” sonra pasife almış, ardından müteahhitlik işlerine hız vermiş, bu satırların yazarının kanaatince, ona artık siyasetten çok “iş adamlığı” daha cazip gelmeye başlamış ve hatta bunun bir göstergesi olarak “Siyasete atılmasam Türkiye’nin en zenginlerinden olurdum” demişti. Demirel’i partideki en pasif zamanında siyasetin için daha aktif olarak iten büyük ölçüde “Masonik plan” olmuş, hatta bu sebepten “Pasif Demirel” için genel başkan seçilince “Aniden gökten zembille indirilir gibi indirildi” denilmiştir.
AP’nin içinden Demirel’in genel başkan olmasını istemeyen ve önce istedikleri halde daha sonra Başbakan Demirel’in istenilmeyen “Otoriter yönetimi” ne bakarak onu desteklemekten pişmanlık duyanlar vardı.
Demirel’in adaylığına karışı çıkan iki isim, Eski Demokratlardan ve Demirel’i yakından tanıyan Tahsin Demiray ve Beliğ Beler idi. Ali Naili Erdem, Demirel’in seçilmemesi hakkında Demiray’ın kendisine şunları söylediğini yazar: “Evladım, senden rica ediyorum. Başkan olarak Demirel’i seçmeyin. Demirel muhteristir… Seçilir de partinin başına geçerse zararlı olsa da onu kimse yerinden düşüremez. Ve onu ancak ölüm ayırabilir. Sen benden yaşça küçüksün ama, sen partimizin meclis grup başkanısın. Bu nedenle senden rica ediyorum. Demirel’i seçmeyin. Saadettin ihtirasın emrindeki adam değildir. Hata yaparsa, partiyi layıkıyla temsil edemezse, , kendisine git diyebiliriz. Ama bunları Demirel’e söyleyemeyiz.” (Ali Naili Erdem, Siyasetin Yollarında, s. 80)

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz