Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
wezEo.png
wezEo.png

SON DAKİKA


googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
wem8j.png
İBRAHİM PEKBAY

TANZİM SATIŞ MANAVI…

Bu haber 08 Şubat 2019 - 12:27 'de eklendi ve 224 kez görüntülendi.
TANZİM SATIŞ MANAVI…

Kafaya takmış bir kere…

Ülkenin dört bir yanına “Tanzim Satış Manavı” açacak.

Önce “Tazim Satış Mağazaları” olarak girdi konuya ama görülen o ki gelecek olan “Tanzim Satış Manavı” veya “Tanzim Satış Pazar Yarleri” olacak gibi…

Damat Bey, bu işleri “Ol” deyince olacak işlerden sanıyor galiba…

Mesela; bir masa, bir kasa ve bir de telefon, al sana müteahhit yazıhanesi. Yap binaları sat, çökerse de çöksün. Olmadı yapıyor gibi görün, paraları götür…

Elbette olay o kadar basit değil…

Türkiye’de “Tanzim Satış” denilince, ilk uygulamacısı Kayseri Belediyesidir. Dönemin Belediye Başkanı rahmetli Niyazi Bahçecioğlu tarafından kurulmuştu.

Daha sonra İzmir Belediyesi, Burhan Özfatura zamanında faaliyete geçirdiği “Tanzim Satış mağazaları” şubeli market zinciri idi…

Belediyenin olanakları kullanılırken, o dönemde tıkır tıkır işleyen Tarım Satış Kooperatiflerinden ürün temin edilir ve satılırdı. Sebze ve meyve çeşitleri, hallere girmeden doğrudan satış noktalarına getirilirdi.

Üretici, tanzim satışlara verdiği ürünün fiyatından memnun, alıcısı da elbette girdiler nedeniyle maliyeti yükselmeyen fiyatlardan memnun, mesut alışverişlerini yaparlardı.

O dönemlerde zincir mağazalar da şimdiki kadar çok değildi.

İşin doğrusunu söylemek gerekirse, pazarcılar ve manavlar, istedikleri gibi at oynatıyorlardı.

Zincir mağazalar (Marketler) çoğalmaya başlayınca da istedikleri gibi at oynatamadılar.

Bugün marketlerdeki yüksek sebze fiyatının sorumlusu olarak gösterilen, üstelik “Ahlaksızlık” ile suçlanan zincir mağazalarının durumu, anlaşılmamakta ve “Suçlu” olarak gösterilerek işin içinden sıyrılmaya çalışılmaktadır.

Sanılmaktadır ki emir-komuta zinciri içinde fiyat belirlenir…

Elbette amiyane tabirle, kazın ayağı öyle değil.

Bu konuda bir kaç günden buyana yazdığım gibi, fiyatları oluşturan faktörleri bir yana bırakıp da “Fiyatları yükseltiyorlar, stokçular” diye feryat figan etmenin hiç bir geçerliliği yoktur.

Örneğin mazota, elektriğe, suya, gübreye v.b. girdilerin fiyatlarına acımasızca zam yapacaksın, sonra da fiyatlar neden yükseliyor diye sorup, esnafı ahlaksızlıkla suçlayacak, ayar vermeye kalkacaksın…

Tanzim satış organizasyonuna da girsen, o kadar kolay olmadığını göreceksin.

Fiyatların makul ve tüketicinin bütçesine uygun olarak oluşmasının kuralları bellidir. Üretimi yeterli seviyeye  çıkaracak, maliyet girdilerinin fiyatlarını aşağı çekecek, hem üreticiyi hem de tüketiciyi memnun edeceksin.

Şimdi şu soruyu soruyorum…

Mal teminini kim yapacak ve tüketiciye sunum hizmetini kim verecek?

Elbette yerden tozacak, gökten de yağacak değil. Belli bir hizmet verilecek ve bunların da maliyeti olacak.

Eğer devlet, bu işleri yaparken harcayacağı maliyet unsuru paraları kendi hesabından, yani devlet kesesinden ödeyecekse, elbette fiyatlar bir miktar gerileyecektir de sonra o maliyetin ne şekilde kimin cebine yansıyacağı da alenen bellidir.

Tekrar edelim…

Ekonomi, kendi kuralları içinde yürür ve gelişir…

Emir-komuta zinciri içinde piyasa belirlenemez…

Namus ve şerefi ile ticaret yapan topluluğa “Ahlaksız” damgası vurmak neyin nesidir?

Diyeceğimiz bu kadar. Bir daha da demeyeceğiz zaten. 31 Mart günü vatandaş kendi kaderini belirleyecek.

 

DİP NOT: Pazartesi günü geçireceğim ufak bir operasyon nedeniyle bana bir kaç gün müsaade…

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA