KAYBOLAN KADINI AFAD VE JANDARMA BULDU

KAYBOLAN KADINI AFAD VE JANDARMA BULDU

DİŞ HASTANESİNDE PROTEZ LABORATUVARI AÇILDI

DİŞ HASTANESİNDE PROTEZ LABORATUVARI AÇILDI

KOCASİNAN BELEDİYESİ’NDE ÖNCELİK; İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ

KOCASİNAN BELEDİYESİ’NDE ÖNCELİK; İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ

TOMARZALI ÖĞRENCİLERDEN AFRİN’E MORAL MEKTUBU

TOMARZALI ÖĞRENCİLERDEN AFRİN’E MORAL MEKTUBU

ŞAMPİYON KAYSERİ OSB TEKNİK KOLEJİ

ŞAMPİYON KAYSERİ OSB TEKNİK KOLEJİ

TOLSTOY VE ‘İNSAN NE İLE YAŞAR’ (KÂİNAT OKUMALARI–3)
  • BEYHANASMA
    • BEYHAN ASMA
    • BEYHANASMA@kayserihakimiyet2000.com
    • 7 Haziran 2016 - 14:53:11

Bu kitapta Tolstoy insana bir şeyler öğreten, ders veren bazı hikâyeler anlatıyor “İnsan Ne İle Yaşar” da. Tolstoy, yaşamının son otuz yılında din, toplum, birey, özgürlük gibi kavramlar üzerine yoğunlaşmış ve bu konularda eserler vermiştir.
Yalnız bir sanatçı değil, bir hakikat arayıcısının en çarpıcı hikâyeleri bu kitapta bir araya gelmiştir. Bu kitap beklide gerçekle ilişkinizde bir başlangıç olabilir.
“Tanrı, insanları birbirinden ayrı ayrı yaşamalarını değil de birlik halinde yaşamalarını istediğinden fert olarak kendi ihtiyaçlarını değil de birbirlerinin ihtiyaçlarını görebilecek güçler bahşetmiştir yarattığına. Tanrı, görevi olmasına karşın yeni doğum yapmış bir annenin ruhunu, acıma duygusuna yenik düştüğü için alamadan dönen ölüm meleğini üç şey öğrenmesi için insan suretine büründürerek dünyaya gönderir: İnsanın içinde ne barındırdığını öğren. İnsana neyin verilmediğini öğren. İnsanın ne ile yaşadığını öğren. Bu üç bilgiyi öğrendiğinde, yani insanı tanıdığında melek yaratıcısının sonsuz merhametini de öğrendiği için tekrar göğe yükselir.” (İnsan Ne ile Yaşar, syf.26, Tolstoy,1868)
Tolstoy insanların özünde Tanrıdan gelen iyilik olduğunu ve bu durum her ne olursa olsun iyilik yapılması gerektiğini anlatır. “Peki, insanların içinde hiç mi kötülük yoktur?” diye bir soru akla geldiğinde ise yazarın başka bir öyküsüne göz atmak yeterli olacaktır. Aşağıdaki hikâyesinde de bu sorunun cevabını buluruz.
“Simon adlı bir tüccar ailesiyle küçük bir kasabada yaşıyordu. Durumları pek de iyi değildi. Kış gelmişti ve ısınacak bir deriye ihtiyaçları vardı. Adam ayakkabı tamirciliği yapıyordu. Bunu alabilecek kadar parası yoktu. Adam borç verdiği köylülerden parasını alırsa deriyi alabileceğini düşündü. Fakat köydeki kişiler Simon’a paralarının olmadığını söylediler. Simon çok üzüldü. Elindeki parayla bir meyhaneye girdi ve şarap aldı. Meyhaneden çıkışta; kilisenin önünden geçerken, çıplak bir adam gördü. Adamın üstüne bir şeyler giydirdi, adamı alıp evine götürdü. Adamın karısı başta bu adama yakınlık göstermedi; ama sonra adama alıştı. Adam geldiğinden beri ilk kez gülümsemişti. Simon buna çok şaşırdı. Adam, Simon’la birlikte ayakkabıcıda çalışmaya başladı. Adamın adı Michael’di. Bir gün dükkânlarına zengin bir adam geldi. Ayakkabı diktirmek istedi. Michael adama bakarak ikinci kez gülümsedi. Michael çok çalışkandı ve ustasını geçmeye başlamıştı; fakat bu adama, ayakkabı yerine terlik dikti. Simon bunu görünce çırağına çok kızdı. Biraz sonra zengin adamın yardımcısı geldi ve adamın öldüğünü, ayakkabı yerine terlik dikilmesi gerektiğini söyledi. Simon ve eşi buna şok oldular. Başka gün ise Simon’un evine ikiz kızları olan bir kadın geldi. Michael bunu görünce üçüncü kez gülümsedi. Kadın, Simon’un eşine bu kızların kendi öz kızları olmadığını söyledi. Kızları için ayakkabı diktirmek istedi. Michael kadın gittiğinde birden melek şekline girdi. Simon ve eşi şok oldu. Michael aslında kendisinin bir melek olduğunu, tanrıya karşı geldiği için cezalandırıldığını söyledi. Tanrının gerçekleri görmesi için ve bazı soruların cevabını bulması için, dünyaya gönderdiğini söyledi. Ve artık kendisi o soruların cevaplarını bulmuştu. Simon ‘un eşinin kendisine merhametli davranmasıyla sevgiyi anladığını, zengin adam dükkana geldiğinde; arkadaşı ölüm meleğini yanında görüp gülümsediğini ve ikiz kızları gördüğündeyse insanın tek yaşayamayacağını anlamıştı. Bunlardan sonra artık gitmesi gerektiğini söyledi ve kayboldu…” (İnsan Ne ile Yaşar, syf.14,Tolstoy, 1868) “İnsan Ne ile Yaşar “kitabının ilk baskısı çıktığında Tolstoy: Eseri ile ilgili düşünceleri “ Anladım ki; Allah insanların birbirinden ayrı ayrı değil, tek vücut halinde yaşamalarını istediğinden, her birine kendi ihtiyaçlarını değil; hepsi için gerekli olan şeyleri ilham ediyor.Anladım ki, insanlar kendilerini düşünerek yaşıyor gibi görünse de, gerçekte onları yaşatan tek şey sevgidir. Kim severse, Allah’a yaklaşır; Allah da ona yaklaşır. Çünkü o sevgiyi yaratandır ! olmuştur. (Victor Terras, Tolstoy ve Düşünceleri, 1970).

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz