TEMAD, DÜNYA ASTSUBAYLAR GÜNÜNÜ KUTLADI

TEMAD, DÜNYA ASTSUBAYLAR GÜNÜNÜ KUTLADI

AGÜ İNŞAAT BÖLÜMÜ ÖĞRENCİLERİNE SAHADA UYGULAMALI DERS

AGÜ İNŞAAT BÖLÜMÜ ÖĞRENCİLERİNE SAHADA UYGULAMALI DERS

SANAL GERÇEKLİK TIRI KAYSERİ’DE

SANAL GERÇEKLİK TIRI KAYSERİ’DE

681197.2’NCİ ANA BKM. FB.MD.LÜĞÜ MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI.18.10.2017

681197.2’NCİ ANA BKM. FB.MD.LÜĞÜ MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI.18.10.2017

ERÜ’DE GELENEKSEL EL SANATLARI SERGİSİ İLGİ GÖRÜYOR

ERÜ’DE GELENEKSEL EL SANATLARI SERGİSİ İLGİ GÖRÜYOR

TOLSTOY VE İSLAM DİNİ (KÂİNAT OKUMALARI–2)
  • BEYHANASMA
    • BEYHAN ASMA
    • BEYHANASMA@kayserihakimiyet2000.com
    • 6 Haziran 2016 - 15:44:38

Tolstoy geçmişin en eski sayfalarından bugüne dek uzanan yaşamın anlamını ve önemini belirtecek olan sorularla uğraşıyor her birine cevap arıyordu.
Aslında kendi iç çelişkilerini de dile getirirken mensubu olduğu toplumunda çelişkilerini içten samimi düşünceleriyle ifade ediyordu. “Ben kimim, nereden geldim, nereye gidiyorum?” (İnsan Ne ile Yaşar, syf.23, Tolstoy) Aslında hemen hemen bütün insanlığın ortak sorularıydı bunlar.
İnanç tüm insanlar için vazgeçilmez olan bir kavramdır. İnancı olmayan insanlar hayata başka anlamlar yüklerler. Yaşamı anlamsız görmek, hayatı tıpkı kurulmuş makine gibi anlamsızca yaşamaktır.
Yine de yaşamak, her zorluklara rağmen, uçurumun kenarında dolaşsak ta tozpembe dünyada gibi gerçeklerden uzak kendini kandırmaktır onlar için.
Tolstoy içinde bu acıları çok derinden hissediyordu.
Aradığı kaynağı bulmak için yaptığı çalışmalarda farklı farklı çıkmazlarla karşılaşan Tolstoy’un kimi zaman küçük bir çıngı ile umutları canlandı kimi zaman da ümitsizliğin karanlığına saplandı. Bu güne kadar bilimin aklın ona verdiği cevaplara bakınca aslında gördüğü şey kendi yaptığı sorunlardan başka bir şey değildi. Oysa bilim ve akıl ona hayattaki en küçük şeyi dahi bulmasını sunuyordu yaşamak için. Bu bilgi ise onun için sadece koca bir boşluktu, eğer sonunda yaşam bitip bir hiç olmaksa.
Çevresinde ilmine güvendiği bilgelere, din adamlarına yönelttiği sorularda onlarında kendinden farklı olmadıklarını görüyordu. Aldığı cevaplar sadece gereksiz bilgilerden ibaretti. Sanki her şey ve herkes ona kendisi gibi gözüküyordu. Peki ne yapmalıydı? Bu düşünceler ışığında yaşamına nasıl yön vermeliydi?
Hıristiyanlığın kendi içindeki yaşadığı çelişkiler Tolstoy’u daha çok aramaya itiyordu. “Sebepsiz dünyaya gelemezdim bir yaratıcı varsa o şimdi nerde ?” (İtiraflarım, syf. 44)
Yaşadığım sıkıntılar neden durmak bilmiyor, kaldırıp ellerimi açıp yalvardığımda bir an hissettiğim o ışık neden yok? Biliyordum ki Tanrı’nın mutlakıyeti kesin delillerle ispatlanamazdı. (Tanrı’ya Giden Yol, syf.56) Tolstoy ruhen çıkmazlar içindeydi. Bir ormanın içinde yapayalnızken yürürken yine Allah’ı aradığını biliyordu.
Evet, hala Allah’ı arıyorsa ki şimdi yaptığı gibi o zaman o vardır. Onun yok olduğunu düşündüğünde anlıyordu ki her şey de yok oluyor, hiçliğe bürünüyordu bunu anlamıştı. Onun varlığını düşündüğünde ise içinde parlayan ışıkla olan her şeyin de parlayan ışıkla çevresinde olan her şeyin de aydınlandığını görüyordu. “Yaratıcı öyle bir şeydir ki benim duygularımın, tasarılarımın değişikliğiyle onu anlıyorum. “ ( Konçerov’a Mektup, 1809)
Neden İslamiyet, Neden Muhammed? diye sorulduğunda ise Tolstoy: “her şeyin geçmişe döndükçe inançların ya bozulduğu ve ya da insanı tatmin etmediğini”, söyler. Yine bu mektuplarda Tolstoy’un görüşleri Konfüçiyizm, Musevilik, Hıristiyanlık şüphesiz ki içinde güzellikleri barındırıyor olmasıdır. Ama İslamiyetin derin kapsamlılığı akla, bilime, duyguya hitap edişi onu en mükemmel kılmasıdır.
İşte bu nedenle Muhammedilik diğer dinlerin üstündeydi Tolstoy için. Hala klasikleşmiş eserleri ile güncelliğini koruyan hakkında sayısız dünya dillerinde yazılan Tolstoy’un İslam ile ilgili bu görüşleri son derece merak uyandırıcı ve dikkat çekici bir durumdur, İslamiyet’in bütün insanlar için indirildiğini göstermektedir. .

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz