AGÜSPOR AVRUPA’DA “DALYA” DEDİĞİ MAÇTA KAYBETTİ…

AGÜSPOR AVRUPA’DA “DALYA” DEDİĞİ MAÇTA KAYBETTİ…

KAYMOK’TAN VALİ KAMÇI’YA ZİYARET

KAYMOK’TAN VALİ KAMÇI’YA ZİYARET

KAYSERİ VE ZHENGZHOU’DAN İYİ NİYET

KAYSERİ VE ZHENGZHOU’DAN İYİ NİYET

MELİKGAZİ İLDEM BÖLGESİNE BİR PARK DAHA KAZANDIRDI

MELİKGAZİ İLDEM BÖLGESİNE BİR PARK DAHA KAZANDIRDI

PAŞAYEVA:MUSUL VE KERKÜK BİZİMDİ.SENARYOLARLA ELİMİZDEN ALDILAR

PAŞAYEVA:MUSUL VE KERKÜK BİZİMDİ.SENARYOLARLA ELİMİZDEN ALDILAR

TOLSTOY VE KAZAKLAR (KÂİNAT OKUMALARI–10)
  • BEYHANASMA
    • BEYHAN ASMA
    • BEYHANASMA@kayserihakimiyet2000.com
    • 24 Haziran 2016 - 15:46:59

Kazaklar eserinde- Tolstoy’un ilk dönem yazarlık yıllarıdır- Kazaklar’ın yaşamlarını ve onlardan derin etkileşimini anlatır. Buna karşın Kazaklar’eserini Tolstoy külliyatının en sert eleştiren biri olarak görenler olduğu da belirtilmektedir. Tolstoy’un yarı otobiyografik eserlerinden biri olan Kazaklar, bir aşk hikâyesi olduğu kadar, yazarın hayatı boyunca edeple yaşadığı ruhsal durumunun da öyküsüdür. Kazaklar eserinde Tolstoy Kazakların ve Çeçenlerin kaba kuvvetine hayranlık duyar. Tolstoy’un Kafkaslar’da yirmi bir yaşında genç bir asker olarak deneyimlerini hikâyeleştirdiği, Puşkin ve Rousseau gibi ustalarına bir selam niteliğinde olan bu eser büyüleyici doğa tasvirlerini yazarın sade, zeki ve ihtişamlı diliyle birleştirir. Tolstoy’un Kazaklar’ ı ve İslam kültürünü övgüyle anlatması Rusya’da şok etkisi yaratır. Tolstoy’u okuduktan sonra Rus yazarlarının derin psikolojik yaklaşımından ders almamı, yazarlık yeteneklerimi bu yönde geliştirmemin gerektiğini hissediyorum.
Avul denilen köylerde yaşayan Müslüman Çeçenler ile Terek Kazakları arasındaki mücadeleyi etnografik özellikler de katarak eserin nesnel dünyası olarak kurgulamış olan Tolstoy, roman karakterlerinin toplumsal olarak kişilik arayışlarını anlatmaktadır. Burada aynı zamanda Kazakların adet ve göreneklerinden de övgü ile bahseder. Romanın otobiyografik özellikler de taşıdığı düşünülürse esasında bu arayışlar kişisel, kültürler arası sorgulama ve yanlış diyalog olarak da okunabilir. Eserin Tolstoy’un erken dönem eserlerinden birisi olduğu ve yazarın sonraki hayatında da derin gelgitler ve arayış içerisinde yaşadığı da dikkate alındığında Kazaklar romanı bu hayatın erken bir hulasası olarak da okunabilir. Henri Troyat Lev Tolstoy kitabında roman karakteri genç Olenin’i Tolstoy’un Kazaklar’daki alter egosu olarak betimler.
Tolstoy’un Kafkaslar hakkında duyduğu, okuduğu hiçbir şey onun Kazakların yaşadığı topraklarda gördüklerine benzemez. “Benim gördüklerim ve Kazaklar romanımda anlatmaya çalıştıklarım bambaşka bir Kafkasyadır.” der. “Buralarda ne akıntılı nehirler, fırtınalar, bataklıklar, ne Amalat Bek’ler, ne inançsız ne de canavar yürekli insanlar var,” diye yazar. “Burada insanlar adeta doğaya uyarak yaşıyorlar. Ölüyorlar, doğuyorlar. Tabiatın güneş için, bitkiler için, hayvanlar, otlar, ağaçlar için koyduğu yasalar neyse insanlar da o yasalara hiçbir değişiklik yapmadan uyuyorlar, itaat ediyorlar. Onların başka hiçbir yasası yok… Sanki, sadece basit bir Kazak olmak, doğaya yakın yaşamak, hiçbir canlıya kötülük etmemek, insanlara hep iyilik etmek, hak yola inanmak, yaratana itaat etmek. Ne güzel şeyler bunlar!…bütün bunları hayalimden geçirmek, eskiden aklımdan geçirdiğim saçmalıklar….örneğin alay komutanı olmak gibi… hayallerden daha mı aptalca geliyor size?” diye de mektuplarında Kazaklar ile düşüncelerini kaleme alır.
Tolstoy, Kazaklar’ın yaşamını anlatırken batı ülkeleri ve kendi yurdu arasındaki uçurumu birincil açıdan görmüş; bir vatansever ve insancıl kimliğiyle, Kazakların gelişmesi için tabandan değişikliğin başlaması gerekliliğine inanmış bu durumu da Kazaklar esrinde keskin bir dille anlatmıştır. O artık, sadece bir edebiyatçı değil, aynı zamanda da yurdunun bünyesinde yaşayan bütün farklı kültürlere sahip insanlarında sözcüsü olmuştur.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz