ENDONEZYALI ÖĞRENCİLERDEN KUR’AN ZİYAFETİ

ENDONEZYALI ÖĞRENCİLERDEN KUR’AN ZİYAFETİ

PTT’NİN 177’NCİ YIL DÖNÜMÜ ETKİNLİKLERİ KUTLANDI

PTT’NİN 177’NCİ YIL DÖNÜMÜ ETKİNLİKLERİ KUTLANDI

İL VE İLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜKLERİNE YENİ PERSONEL

İL VE İLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜKLERİNE YENİ PERSONEL

KÜLTÜR ŞEHRİNE YAKIŞIR REKOR

KÜLTÜR ŞEHRİNE YAKIŞIR REKOR

KAYSERİ TİCARET ODASI AB BİLGİ MERKEZİ İKLİM HAFTASINI KUTLUYOR

KAYSERİ TİCARET ODASI AB BİLGİ MERKEZİ İKLİM HAFTASINI KUTLUYOR

TOLSTOY’UN “HACI MURAT” EFSANESİ (KÂİNAT OKUMALARI–4)
  • BEYHANASMA
    • BEYHAN ASMA
    • BEYHANASMA@kayserihakimiyet2000.com
    • 16 Haziran 2016 - 15:44:39

Tolstoy 1857 yılında Kafkaslardaki Rus ordusuna gönüllü olarak yazılmış, burada çarpışmalara katılmıştı. O yıllarda, buradaki deneyimlerini birkaç öyküde ve “Kazaklar” romanında aktarmıştı. Tolstoy’un, yaklaşık elli yıl sonra Kafkasların efsanevi savaşçısı Hacı Murat’ı, romanının kahramanı olarak seçmesi, Kafkasların muhteşem güzellikteki doğasıyla çelişen bu trajik savaşı hiçbir zaman unutmadığını ifade etmiştir. Bazı Batılı edebiyat eleştirmenlerinin, Tolstoy’un Hacı Murat’ı ilkel, vahşi, barbar, çıkarlarını düşünen bir hain olarak gördüğü iddiası tartışılmıştır. Sanırım, Tolstoy, Hacı Murat’ı dindar olduğu ama fanatik olmadığı, zeki ve cesur olduğu ama hain olmadığı için romanına kahraman olarak seçmiştir. Islama olan derin sevgisi sayfalar arasında ve Hacı Murat’ın dilinde hissedilir. Tolstoy, Hacı Murat’ın trajik yaşamını ve ölümünü Kafkas kültürü ve efsaneleri eşliğinde betimlemiş, bu güçlü ve sağlam karakterli kahramana karşı hayranlık duyduğunu Tolstoy’un ölümünden bir sene sonra basılan son romanı Hacı Murat, hem savaş ve siyasetin doğası hem de iki farklı kültür ve dünya arasına sıkışıp kalmak hakkında bir hikâye olmuştur aynı zamanda. Tolstoy bu romanında, Rus – Kafkas savaşlarını incelerken savaşın şiddeti , yaşam sevgisi gibi konuları işler. Bu iki olay arasında bağlar kurar. Çoğu yerde savaşın gereksizliği ve acımasızlığını anlatmaya çalışır. Geçen olay 1840-50 yıllarıdır,hikayenin mekanı Tiflisdir. Gürcü ve Çeçen şehridir. Her iki taraftan da kayıplar olmakta yaşamlar son bulmaktadır. Tolstoy, bu hayatları ,yaşamak adına yapılanları kişilerin psikolojileri üzerinde değerlendirmekte ve romana psikolojik bir hava katmaktadır. Romanımızın baş kahramanı Hacı Murat’tır. Hacı Murat Çeçen asıllı ve yıllarca Ruslarla savaşmış düşmanları tarafından bile methedilen bir yiğit delikanlıdır.Şeyh Şamil’le yaşadığı büyük sıkıntılar, yıllar süren arkadaşlıklarını bitirmiş ve Hacı Murat Ruslara sığınmıştır.Ruslar, Hacı Murat’la Şamil arasındaki sorundan faydalanmak istemiş Hacı Murat’a çok iyi davranmıştır. Onu kendi evlerinde misafir edip çeşitli hediyeler vermiş Hacı Murat’ta bu sevgiye karşılık vermiştir elbet. Hacı Murat’ı balolarına tiyatrolarına götürmüş onlara kendi kültürlerini tanıtmıştır. Hacı Murat’sa kendi kültüründen kendi değerlerinden vazgeçmemiş gerektiğinde Ruslardan sözünü esirgememiştir. Yıllarca savaşan bu insanlar aslında birbirlerine ne kadar da yakındır. Hacı Murat kaldığı sürede kendi içinde fırtınalar yaşamakta yaptığı ihaneti sorgulamaktadır. Ruslarda ondan şüphelenmekte onun Şamil tarafından gönderilmiş bir casus olabileceğini düşünmektedirler. Bu yüzden Hacı Murat’ın kaçmaması için bütün tedbirleri alırlar. Şamil Hacı Murat’ın ihanet ettiğini duyunca onun ailesini esir eder. Bunun üzerine Hacı Murat da Ruslardan ailesini kurtarmalarını ister. Eğer kurtarmazlarsa onlara yardım etmeyeceğini söyler. Şamil ise eğer Hacı Murat Güze kadar geri dönmezse ailesini öldüreceğini ve kendisinin de öldürüleceğini ilan eder. Hacı Murat ailesini kurtarmak için önce Ruslardan kaçmayı sonrada gerekirse ailesi için ölmeyi bile göze alır. Plan üstüne planlar kurar. Müritlerinin istediğini yapar ve kaçmaya karar verir. Bir sabah ormana gezmeye çıkarlar yanlarında beş asker vardır. Askerleri öldürürler yalnız birisi kaçmayı başarır ve Hacı Murat’ın kaçtığını haber verir . Peşlerine yüzlerce asker düşer .Onları bir bataklıkta sıkıştırırlar Hacı Murat ve dört müridi yüzlerce askere bir iki saat dayanır hiç bir kurşunları boşa gitmez.Hacı Murat dinlenen atlarına binip kaçmayı düşündüğü sırada Kafkas asıllı olan Hacı ağa , Ahmet Han gibi Hacı Murat’ın düşmanı olan ve Ruslarla işbirliği yapan milis kuvvetler Ruslara yardıma gelir. Önce Hamzolo sonra Eldar ve daha sonra Hanefi ölür. Hacı Murat iki kurşun yarası alır fakat o yaralarına pamuk tıkamakta ve durmadan ateş etmektedir.Ölmeden Şamil’i oğlunu ve ailesini düşünür hepsi gözlerinden önünden geçer ve son bir kurşun.. Romanı tamamladıktan sonra, Tolstoy günlüğüne ‘devedikeniyle’ ilgili kısa bir not düşer. Yazar bu notta, sıcak bir yaz günü, yabani otlardan temizlenerek nadasa bırakılan ve üzerinde tek bir yeşil otun bile kalmadığı bölgeye özgü siyah topraklı tarlada yürürken yol kenarında Rusça’da “Tatar” adıyla da anılan üç saplı bir devedikeni gördüğünü anlatır. Saplardan biri kırılmış, toprağa bulanmış, beyaz çiçeği ise yere sarkmıştır. Öteki sap ta kırılıp çamura bulandığı için kapkaradır. Üçüncü sap ise yana doğru eğilmiştir ama üzerindeki tozlardan ötürü kapkara olsa da hala canlıdır ve kırmızı bir çiçeği vardır. Tolstoy günlüğüne : “Bu bana Hacı Murat’ı anımsattı. Bunu yazmalıyım. Çiçek yiğit Murat gibi yaşamı için sonuna kadar savaşıyor; tarlada tek başına kalmış ama yine de her ne pahasına olursa olsun yaşamını sürdürmeye çalışıyor.” diye yazar.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz