ENDONEZYALI ÖĞRENCİLERDEN KUR’AN ZİYAFETİ

ENDONEZYALI ÖĞRENCİLERDEN KUR’AN ZİYAFETİ

PTT’NİN 177’NCİ YIL DÖNÜMÜ ETKİNLİKLERİ KUTLANDI

PTT’NİN 177’NCİ YIL DÖNÜMÜ ETKİNLİKLERİ KUTLANDI

İL VE İLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜKLERİNE YENİ PERSONEL

İL VE İLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜKLERİNE YENİ PERSONEL

KÜLTÜR ŞEHRİNE YAKIŞIR REKOR

KÜLTÜR ŞEHRİNE YAKIŞIR REKOR

KAYSERİ TİCARET ODASI AB BİLGİ MERKEZİ İKLİM HAFTASINI KUTLUYOR

KAYSERİ TİCARET ODASI AB BİLGİ MERKEZİ İKLİM HAFTASINI KUTLUYOR

TOLSTOY’UN HACI MURAT ‘INDA KAFKASYA (KÂİNAT OKUMALARI–8)
  • BEYHANASMA
    • BEYHAN ASMA
    • BEYHANASMA@kayserihakimiyet2000.com
    • 21 Haziran 2016 - 15:28:14

Tolstoy romanın giriş cümlelerinde; araba tekerlerinin ezdiği devedikeni için günlüğünde yazdığı sözleri biraz değiştirerek şöyle der: “Devedikeninin vücudu adeta paramparçadır; bir parçası koparılmış, kolu kesilmiş, gözleri oyulmuştur ama o yine de etrafındaki tüm kardeşlerini yok eden insanoğluna teslim olmamıştır.” Yazar, “Bu nasıl bir güçtür? İnsan her şeyi ele geçirmiş, milyonlarca bitkiyi kesip yok etmiş, ama bu hâlâ direniyor” diye düşünür ve bu tablonun ona bir kısmını gözleriyle gördüğü,
bir kısmını tanıklardan duyduğu, bir kısmını da hayal ettiği eski bir Kafkas öyküsünü
anımsattığını yazarak romana başlar. Tolstoy, yirmi beş bölümden oluşan “Hacı Murat”’ta, kendisinin gözlemci olarak adlandırdığı bir anlatım biçimi kullanarak, perde arkasından art arda izlenilen sahnelerin oluşturduğu etkiyi eserine uyarlamaya çalışmıştır. Bu yöntem hiç kuşkusuz birbiriyle ahenkli karakterlerin yer bulunduğu bölümlerin uyumlu bir düzen içinde birbirlerini izleyerek aktarılması sonucu, Tolstoy’un objektif olabilmesini ve düşündüğünü direk aktarabilmesini sağlamıştır. Romanın ilk bölümü, devedikeniyle ilgili lirik girişin ardından Hacı Murat’ın 1861 yılının soğuk bir Ekim akşamında camide ezan okunduktan az sonra, Rus egemenliğine karşı direnmeyi sürdüren Çeçen köyü Mahket’e varışı ile başlar. Hacı Murat, Sado’nun evinde konaklamaya gelmiştir. Tolstoy, “ne haber?”, “haber yok” gibi Türkçe sözcük ve deyişlere yer vererek, misafire karşı davranış, söze başlamadan önce karşılıklı dua etme, ev sahibe hanımın misafirlere sessizce yiyecek getirmesi, misafir erkeklerin, gözlerini yere eğip, hizmet eden hanımlara bakmadan sessizce odadan çıkmalarını beklemeleri gibi ayrıntıları iletirken Müslüman Kafkas kültürünün özelliklerini sergilemiş, gerçek modern bir kültür havası yaratmıştır. Şeyh Şamil’in müritleri tarafından takip edildiği anlaşılan Hacı Murat’ın geldiğini öğrenen köylüler, onu yakalamadıkları için Şeyh Şamil tarafından cezalandırılacakları korkusuyla, gece yarısı cami yanında toplanmışlardır. Ev sahibi, Hacı Murat’ı uyandırır. Hiç uyumuyormuş gibi ayağa fırlayan Hacı Murat’ın çevikliği, her an çarpışmaya hazır oluşu çok etkileyicidir. Kaçarken köy çıkışında yolunu kesmeye çalışan köylülerin üzerine kararlılıkla atını sürmesi, onu takip ettiklerinde ise “Beni yakalamak mı istiyorsunuz, öyleyse neden duruyorsunuz öyle!” diyerek meydan okuması, köylülerin konuşmak istediklerini söylediklerinde ise tüfeğini ateşleyip karşılık vermesi onun yiğitliğini ve ününün halk üzerinde bıraktığı etkiyi gözler önüne sermektedir. Aynı zamanda bu bölümde Hacı Murat’ın Ruslara katılmaya karar verir. Vozdvijenskiy kalesinde, Kafkasya valisinin oğlu olan Kurin Alayı komutanı Prens S. M. Vorontsov’un evi çok güzel betimlenir. Tam bir Müslüman evidir. Vorontsovlar, kalede o’ güne kadar görülmemiş şaşaalı bir yaşam sürmelerine karşın, yokluk içinde yaşadıklarına inanmaktadırlar. Tolstoy, birbirini izleyen bu iki bölümde hiçbir yorumda bulunmadan günlerini biriç oynamakla geçiren soylu tabakayla köylerinden koparılarak Kafkaslarda savaşmaya getirilmiş Avdeyev gibi yiğit askerlerin yaşamları arasındaki uçurumu ortya koyar. Bahsi olan gece vakti, Prens S. M. Vorontsov’a Hacı Murat’ın Ruslara katılmaya karar verdiği haberi ulaşır. Tolstoy’un otuz kez yazmayı denediği ve yedi kez farklı kopyasını yazdığı V. bölümde Çar I. Nikolay, insanlara tamamen yabancılaşmış, kendisini yalnızca Rusya’nın değil, Avrupa’nın da ilahı olarak gören, kibirli, barbar, bir despot olarak betimlenir. Bölümde, Çar I. Nikolay’ın günlük olağan yaşamı anlatılmıştır. Çar, Kont Vorontsov’un, Hacı Murat’ı Kafkaslarda kullanmak isteyişini olumlu karşılamış, onun kendi taraflarına geçişinden yararlanılarak Çeçenistan’ın huzursuz edilmesi, askeri hatlarla sarılması emretmiştir. Çar I. Nikolay’ın bu isteği üzerine 1872 yılın da bir kış günü Çeçen köyüne yapılan baskın anlatılmaktadır. Rusların ilerleyişini haber alan Çeçenler her zaman olduğu gibi, köyü terk etmişlerdir. Tarihi mekanların yakılıp yıkılması anlatılır, O yıllarda fiziki saldırı dahil, her türlü kötülüğe karşı şiddete başvurmadan pasif direniş felsefesini benimseyen Tolstoy, tamamı ile onun düşüncesine zıt hayat süren Kafkasların,sürekli sert çatışmalara giren Hacı Murat’ı kendi düşüncesine uygun olarak eserinde yazmakta oldukça zorlanmıştır. Hacı Murat kişilik olarak, pasif direniş düşüncesinin aksine, tıpkı Tolstoy’un benzetme kurduğu devedikeni gibi, ömrü boyunca bağımsızlığından ödün vermemiş son nefesine kadar da bu uğurda Ruslara karşı kahramanca savaşmıştır.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz