Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

SON DAKİKA


googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
İBRAHİM PEKBAY

TÜNEL ve UCU…  

Bu haber 24 Eylül 2018 - 14:41 'de eklendi ve 18 kez görüntülendi.
TÜNEL ve UCU…  

Bazı deyimlerimiz vardır, anlatmak istediğinizi tek cümlede kabak gibi ortaya koyar…

Bak, yine bir deyim yazdım “Kabak gibi ortaya koymak” veya “…Ortada kalmak…”

Bu deyimi anlamak için, kabak sebzesinin yetişmesine, -özellikle de bal kabağının- incelediğinizde anlaşılır.

Sayın Ali Koç, Koç Holding Yönetim Kurulu başkan yardımcısı olarak, Hannover’de katıldığı toplantıda, dünyada yaşanan ekonomik sorunların da etkisi ile bir iniş yaşadığını ancak kriz var diyecek bir durum olmadığını belirtti ve “Ancak özel sektörün borç yapılanması nedeniyle endişelenmemek de mümkün değil. Türkiye yurt dışından gelecek yatırımcıya çok büyük potansiyel ve fırsat sunan bir ülke. Her anlamda baktığınızda geleceğe dair tünelin sonunda ışık var” dedi…

Bu bir tespit…

Doğru olduğu da “Kabak gibi” ortada elbette.

Ancak bu ifadenin içinde kullandığı “Tünelin sonundaki ışık” konusuna değinmek istiyorum…

Eğer girdiğiniz yol bir tünel ise, sonunda da mutlaka “Işık” görünür ve o ışığa kavuşursunuz. Tünel olmanın, tünelden geçmenin gereği ve sonucudur ışık…

Burada önemli olan, ışığı görmek için kat edeceğimiz yol ve zaman…

Örneğin, Türkiye’deki en uzun tünel, 14 bin 300 metre ile Ovit tüneli. Eğer hız sınırlaması konur da sürücüler hız sınırlaması kuralına da uyarlarsa, epey uzun sürer ışığı görmek…

Diğer bir önemli özelliği, eğer yeteri kadar aydınlatılamamış ise, demiryolu tünelleri gibi, oldukça canınızı sıkar çıkıncaya kadar.

Ömrünün 25 yılını demiryolu yolculuğu ile geçirmiş birisinin deneyimi ile konuşuyorum. Bir de pat diye girersiniz, ne kadar süreceğini bilmezsiniz. Çıkarsınız, Adana’ya giderken olduğu gibi, bir diğerine peş peşe girersiniz…

Türkiye, söz konusu ekonomik darboğaz tüneline yaklaşık 2006 yılında girdi, bir türlü çıkmak bilmiyor.

Sayın Ali Koç, tünelden geçiyor da sonundaki ışığı ne zaman göreceğiz, onu kestiremiyor.

Genel olarak değerlendirdiğinde, Koç Holding’in yönetiminin başarılı olduğunu anacak bunun tek başına yeterli olmayacağını vurguluyor, özel şirketlerin dış borçlarına da endişeli gönderme yapıyor…

Elbette Türk ekonomisinin kaptan köşkünde oturanlardan birisi. Elbette içinden geçmekte olduğumuz tünelin karanlığının gerginliğini onlar da yaşıyor. Çünkü tünel, yeteri kadar aydınlık değil, hatta bir çok yerinde göz gözü görmüyor.

Ayı da çıkabülüüü, kaya da düşmüş olabilüüüü…

Ancak, en korkunç olanı, girdiğimiz yerin tünel değil de dehliz olması…

Dehlize girdiğinizde çıkışı var mı, eğer varsa nereye çıkar, çıkınca neyle karşılaşırsınız, orasını kestirmek mümkün değildir.

Tünel ve ışık, birbirinin sonucudur ama ekonomimiz de kabak gibi ortada…

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA