ÖZHASEKİ: ÇATI ADAY DEDİLER, ORTADA BİNA YOKMUŞ

ÖZHASEKİ: ÇATI ADAY DEDİLER, ORTADA BİNA YOKMUŞ

CAFERBEY CAMİSİ ONARILDI VE BAKIMI YAPILDI

CAFERBEY CAMİSİ ONARILDI VE BAKIMI YAPILDI

KAYSERİ ÜNİVERSİTESİ İLK SENATO TOPLANTISINI YAPTI

KAYSERİ ÜNİVERSİTESİ İLK SENATO TOPLANTISINI YAPTI

ERÜ İLETİŞİM FAKÜLTESİ 2017-2018 MEZUNLARINI VERDİ

ERÜ İLETİŞİM FAKÜLTESİ 2017-2018 MEZUNLARINI VERDİ

3600 EK GÖSTERGE İLE MEMUR EMEKLİ OLACAK GENÇLER İŞ BULACAK

3600 EK GÖSTERGE İLE MEMUR EMEKLİ OLACAK GENÇLER İŞ BULACAK

TÜRKİYE NEREYE GİDİYOR?
  • EMRAHBEKÇİ
    • EMRAH BEKÇİ
    • EBEKCi@kayserihakimiyet2000.com
    • 21 Mart 2018 - 12:46:13

Türkiye küreselleşme cenderesi içerisinde kimlik arayışına sürüklenmiş, mazisinde yer alan ve sesi çıkmayan metfunları günah keçisi ilan ederek, yeni kimliğini oluşturmaya çalışan bir ülke yürüyüşünde ilerliyor…
Ülkemizde ‘Siyasal İslam’ öyle bir hale gelmiş durumdaki, ‘Tarikat ve Cemaatlere’ uğramayan; hatta Cuma namazında imam yoklamasına katılmayanların hor görüldüğü bir ülke haline giriyor.
15 Temmuz öncesi cemaatlerin ve bu cemaatlerden, 15 Temmuz sonrası ‘FETÖ’ olarak afişe edilen bölücü örgüt ve taraftarlarının ülkemize verdiği zarar apaçık ortada iken. ‘’Asansörde birbirini tanımayan kadın erkek yan yana olamaz’’ diyen insanlara destek olan, bu yobaz tayfayı destekleyen ve yağcılık tarzında makaleler yayınlayıp Sayın Başbakan ile birlikte yurt dışı gezisine kol kola gidebiliyor.
Hatta tüyü bitmemiş yetimin hakkı ile alınan uçakta yan yana pozlar verile biliyor. Bu hal ‘halen bazı yaşananlardan ders alınmadığının net resmidir’.
Türkiye yakın mazinin hazin ve bir o kadar kötü hafızasını halen taze bir şekilde belleğinde barındırmaktadır.
Osmanlı Devleti’nin ‘Kavm-i Necib’ dediği, Şerif Hüseyin ve deve çobanı beyaz entarililer ile günümüz neslinden gelen; İngiliz Kraliyetine zevcelik eden‘Kavm-i Arap, Kavm-i Bedevi, Kavm-i Bilmem ne bela…’’ hainlerin kültürlerini, lisanlarını, yazılarını, örf ve adetlerini ‘Kut’sal’ diye eğitim sistemimize entegre eden ‘eğitim-öğretim yapımız’,atimizin teminatı gençlere zerk edilen ‘Arap Seviciliğini’ daim tutarak kendi neslinin ikinci plana atıldığının farkında mı?
Evet, her şeyin farkında olarak; ‘İslam adına, İslam’ı kılıf olarak kullanarak yapılmakta… Oysa ‘’15 Temmuz’’ dün gibi yanı başımızda durmakta. Bu zümreleri (Tarikat, Cemaat, bunlar adına kurulan dernek, vakıf, sosyal örgüt, birlik…) devletimiz-ülkemiz en küçük zerresine kadar etkisiz hale getirmesi gerekmektedir. İnsanlarımızın inanç ve kültürlerine, başka milletlerin dillerini, kültürlerini kut’sallaştırarak‘Bizden olmayan; Türk Milletinin Özü Olmayan’ her ne olur ise olsun, isterse altın tepside sunulsun, mani olmak devletimizin birinci derecede asli vazifesidir.
Devletimizin maddi imkânlarından Tarikat, Cemaatlere ait ‘’Vakıf, Dernek, Sosyal Yardımlaşma…’’ adı altında yararlananların faaliyetlerine son verilmesi öncelikli hedef olmalıdır.
Ülkemizin sınır dışında yedi düvele verdiği mücadele ‘Türk Milletinin Asil Evlatları’ tarafından icra edilmekte olup, bir aspirin tabletinin verdiği faydayı veremeyen-vermeyen ‘Tarikat-Cemaat’ yapıları ve yayın organlarının basmış oldukları gençlerimizi zehirleyen kitap, dergi, medya örgütleri,‘Türkiye’nin Çağdaşlaşma, Modernleşme, Bilimi yakalama önündeki en büyük düşmanlarıdır.
Türkiye’de İslam adına konuşacak olan kurumun adı ‘Diyanet İşleri Başkanlığı’dır. Ülkemizin bu kurumunu bile ezip geçerek, ‘Cübbesiyle, Entarisiyle, Püsküllü Fesiyle’zehirli fetvalarını topluma zerk eden bu yapı ve yapılar neden devletimiz tarafından hoş görülmektedir?
Yoksa devletimizi idare eden-edecek olan parlamenter sistemin erkleri bu yapılardan ‘rey adına himmete mi muhtaçlar?’…
***
2019 Senesi ülkemiz için bir milat olacaktır.
Yerel seçimlerle başlayan süreç ‘Türk Milletinin ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Diriliş Mücadelesi’ demektir…
Dört bir tarafından emperyalist devlet ve milletler ile sarılmış olan ülkemiz, İbn Haldun’un ‘Mukaddime’ isimli eserinde;‘her ülke doğar, büyür, yaşlanır, ölür…’’ belirttiği gibi çok büyüyecek, yaşlanmayacak, sancılarından kurtulup tekrardan dirilecektir. Her ülkede ve devlette olduğu gibi, yaşamla-ölüm mücadelesi veren devletler; ya dilişini gerçekleştirir, ya da tarih sahnesinde yerlerini tez konusu olarak okutulmak üzere alırlar.
Bir ülke dirilişinin enerjisini-kudretini, kuruluşundaki milletinin adından ve inancından alır. Bu bağlamda dirilişin enerjisi ‘Türk Milleti, Kudreti ise İslam’dır.’ Evrensel bir din olan İslam’ın yorumu ve uygulanması, ülkemizin kuruluş felsefesinde ve kanunlarında belirtilen ‘Diyanet İşleri Başkanlığı’ haricinde şarlatanların diline-eline bırakılmayacak kadar mühim bir meseledir.
Zira Türk Milletinin ruhu İslam ile beslenir, besin içerisinde bulunan çürük, çarık toksinli maddeler, milletimizi halsiz ve zafiyete uğratan temel ve önemli nedenler olarak başı çekecek. Dolayısı ile 15 Temmuz’da olduğu gibi arkamızdan hançerleyen mikropların çoğalmasına neden olacaktır.
Buradan Devletimizi yönetenlerin en alt kademesinden en üst kademesine samimiyetle çağrımdır; Efendiler! Lütfen! Ama lütfen İslam’ı enstrüman olarak kullanan hangi kesim olur ise olsun, devletimiz haricinde izin verilmemeli ve yılanın başı küçükken ezilip, gelecekte oluşacak olan olumsuz ve milletimizi zedeleyecek olaylara zemin hazırlatmayalım!
Türk Milleti ve Devletimiz, adındaki ‘TÜRK’ sıfatının dokunulmazlığı ve yüceliğinin değeri kadar payidar kala bilir…
Saygılarımla

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz