ENDONEZYALI ÖĞRENCİLERDEN KUR’AN ZİYAFETİ

ENDONEZYALI ÖĞRENCİLERDEN KUR’AN ZİYAFETİ

PTT’NİN 177’NCİ YIL DÖNÜMÜ ETKİNLİKLERİ KUTLANDI

PTT’NİN 177’NCİ YIL DÖNÜMÜ ETKİNLİKLERİ KUTLANDI

İL VE İLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜKLERİNE YENİ PERSONEL

İL VE İLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜKLERİNE YENİ PERSONEL

KÜLTÜR ŞEHRİNE YAKIŞIR REKOR

KÜLTÜR ŞEHRİNE YAKIŞIR REKOR

KAYSERİ TİCARET ODASI AB BİLGİ MERKEZİ İKLİM HAFTASINI KUTLUYOR

KAYSERİ TİCARET ODASI AB BİLGİ MERKEZİ İKLİM HAFTASINI KUTLUYOR

TÜRKve İSLAM TARİHİNİN BİLİNMEYEN YÜZÜ ( 9 )
  • MUSTAFA METEİSLAMOĞLU
    • MUSTAFA METE İSLAMOĞLU
    • m-meteislamoglu@hotmail.com
    • 25 Aralık 2016 - 14:03:03

TÜRK TARİHİ İNSANLIĞIN ATASIYLA BAŞLARTEVRAT, NUH’un gemisinin AĞRI Dağı’na konduğunu söyler… KUR’AN’da ise CUDİ Dağı’na oturduğu belirtilir (Hud Suresi, 44. Ayet)… Bizce bu farkın sebebi TEVRAT’ın, inmesinden 600 yıl sonra kaleme alınmasıdır. AĞRI Dağı daha yüksektir ve Yahudiler onu bu şerefe daha lâyık buldukları için değiştirmekte beis görmemişlerdir. Ancak KUR’AN’ın verdiği bilgi daha gerçekçidir. CUDİ, MEZAPOTAMYA’ya, KONYA’ya daha yakındır ve ilk yerleşimler bu bölgelerde olmuştur.

TEVRAT, TUFAN sonrasını daha teferruatlı anlatır ve bize TÜRKLER ile ilgili çok değerli bilgiler verir:

– “Ve gemiden çıkan NUH’un oğulları SAM, HAM ve YAFET idiler. Ve bütün yeryüzüne yayılanlar bunlardan oldu… _KENAN’ın atası HAM, (bir gün) babasının çıplaklığını gördü, kardeşlerine söyledi… (Utanan) SAM ile YAFET babalarının çıplaklığını örttüler…”

– “Ve NUH dedi: ‘KENAN lânetli olsun!.. Kardeşlerine kullar kulu olacaktır! SAM’ın ALLAH’ ı RAB, mübarek olsun, ve KENAN ona kul olsun! ALLAH, YAFET’e genişlik versin!.. SAM’ın çadırlarında otursun!.. Ve KENAN ona kul olsun!..'”

Bilindiği gibi HAM, eski KENAN diyarı olan şimdiki FİLİSTİN (İSRAİL) halkının atası idi. Bu bölge Sayda şehrinden Gazza’ya kadar uzanıyordu. Yahudiler bu gruba sahip çıkarlar… Ancak TEVRAT’tan anladığımıza göre, bu kabileler lânetlenmiş ve diğerlerine kulluk etmeğe mahkûm edilmişlerdir. KENAN, SEBA, BABİL, AKAD halkı ve Kral NEMRUD bu oğuldan olmadır. Tarihî gelişmeler bu lâneti gerçek yapmıştır.

HAM soyu ilerde Hint-Aurupaîler’in ve Afrikalılar’ın da atası olmuştur. SAM ise ASUR ve ARAMÎ halklarının, yani şimdi ARAP dediğimiz halkların atası idi.

SAM’la ilgili dua da kabul olunmuş, Hz. MUSA, Hz. İsa, Yüce Peygamberimiz Hz. MUHAMMED ve ALLAH idrakinin zirveye ulaştığı İSLAM dini, Arabistan’da ortaya çıkmıştır…

  1. oğul YAFES ise, bizim, bütün TÜRK boylarının atasıdır. Görüldüğü gibi, hadislerden ve KUR’AN’dan çok önce TEVRAT’ta da, en büyük iltifata mazhar olmuş millet TÜRKLER’dir. Hz. NUH’un, en sevgili oğlu YAFES için ettiği dua, çok derin manalıdır ve olduğu gibi gerçekleşmiştir.

YAFES’in torunu TÜRKLER, dünyaya EN ÇOK YAYILAN MİLLET olma özelliğine sahiptirler. Aynı zamanda dünyada EN ÇOK DEVLET KURMUŞ OLAN MİLLET olma imtiyazını da ellerinde bulundurmaktadırlar!..

TÜRKLER gerçekten de 900 yıllarından itibaren Araplar’ın çadırlarında, ülkelerinde oturmaya başlamışlardır. Yine aynı tarihlerden başlıyarakHıtay’ı, Hindistan’ı, Kuzey Afrika’yı ve Avrupa’yı hakimiyetlerine almışlardır.

Maalesef son 300 yıldır bu hakimiyet tedricen azalmış, hatta TÜRKİYE dışındaki Türkler bir süre esaret altında yaşamak durumunda kalmışlardır. Çok şükür ki, 1990’dan itibaren TÜRK boyları birer birer bağımsızlıklarını elde etmeye başladılar. Eminiz ki, önümüzdeki yıllardan itibaren TEVRAT, KUR’AN ve HADİSLER’in işaret buyurduğu TÜRK KAVMİNİN SEÇİLMİŞ OLDUĞU ve DİĞER MİLLETLERİ HUZURA VE REFAHA GÖTÜRMEKLE VAZİFELİ OLDUĞU gerçeği, bİr kere daha kendini gösterecektir.

YAFES’e dönersek; GOMER, MAGOG. MADAİ, TİRAS, YAVAN, TUBAL(TUVAL), MEŞEÇ adlı oğulları…. GOMAR (SÜMER), MAGOG (GOG-MAGOG gibi), MADAİ (MEDLER) âşina gelmektedir…

GOMAR’ın TOGARMİ, RIFAT (DİCLE ve FIRAT) ve AŞKENAZ oğulları…. AŞKENAZ, HAZAR soyundan olan DOĞU AVRUPA MUSEVÎLERİ’ne verilen addır…

Ve YAVAN’ın oğlu TARŞİŞ bize ismen çok âşina geliyor… Bu kelimeler TÜRKÇE özellikler taşımaktadır.

TOGARMİ’nin (HZ. NUH’un YAFES’ten torunu) on oğlu vardır ki, bunlar UYGUR, TİROS, AVAR, HUN, BARSİL, ZARNA (TARNİYAKLI), KOZAR (HAZAR), SANAR, BULGAR ve SÂBİR’dir.

İşte biz de bunu diyoruz! Bütün KAFKASYA, TÜRKİSTAN (ORTAASYA), SİBİRYA, BALKANLAR ve ANADOLU halklarının atası bir!.. HZ. NUH’un oğlu YAFES’ten geldikleri için YAFETİK olarak adlandırılırlar. YAFES’in en az üç oğlundan (GOMAR, MAGOG, MADAİ) geldikleri için SÜMER, GOG, MAGOG, GUR, GUZ, OĞUZ, MACAR olarak adlandırılırlar. Ve TOGARMİ’nin on oğlundan çoğalarak pek çok soy ve boya ayrılmışlar, yüzlerce oymak ve aşiret halinde dünyaya yayılmışlardır.

BİLİNEN İLK TÜRK

Türkler, Hz. Nuh peygamberin oğullarından Yâfes’in ”Türk” adlı oğlunun neslindendir. Türk milletinin kökünün dayandığı ”Türk” adındaki insan, insanlığın ikinci babası Hz. Nuh Aleyhisselam’ın oğlu Yâfes’in oğlu olan kişidir.”

Atatürk 1922′de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 130. toplantısının birinci oturumunda yaptığı konuşmada Türklerin kökeni hakkında şöyle diyordu:

ATATÜRK ‘ÜN DİLİNDEN

Bu insanlık dünyasında en az yüz milyonu aşkın nüfustan oluşan büyük bir Türk milleti vardır ve bu milletin yeryüzündeki genişliği oranında tarih alanında da bir derinliği vardır. Türk milletinin kökünün dayandığı Türk adındaki insan, insanlığın ikinci babası Nuh Aleyhisselam’ın oğlu Yâfes’in oğlu olan kişidir.”

Çok şükür ki, Tanrı bu lütfü Türklere vermiştir. Gerçekten de Türkler inananlara karşı son derece mütevazı, onlara saldıran inançsızlara karşı son derece amansız olmuşlardır. Haçlı seferlerine karşı koyanlar Sam Araplar değil, Türklerdi, Sam Araplar, Selçukluları arkadan vurmuşlar, haçlıların işini kolaylaştırmışlardı. Haçlılar bu suretle Kudüs’ü ele geçirip Müslümanları katletmişlerdi. (1098)

820 sene sonra 1. dünya savaşında Sami Araplar yine Türk’leri arkadan vurmuşlar, ve Lavrence’in peşine takılarak ülkelerini batılılara adeta peşkeş çekmişlerdir. (l918)

Bu ihanet sonucunda İngiliz orduları mukaddes topraklara; Kudüs, Mekke, Medine’ye hükmedecek şekilde Arabistan’da söz sahibi oldular. Daha sonra İngiliz, Fransız ve Amerikalılar Irak, Suriye, Filistin, Mısır, Libya, Cezayir, Tunus’u ve bu ülkelerin sahip olduğu zenginlikleri aralarında bölüştüler. Hatta Rus ihtilalini bahane ederek Gürcistan, Ermenistan, Azerbaycan’a Kafkasl’ara el attılar. Eğer Türkler, emperyalist haçlı istilalarına karşı direnip galip gelmeseydi; bütün zengin kaynaklarımız giibi kutsal topraklarımızın yanı sıra İslam da elden gidebilirdi.

700 yıllık Endülüs’te bir tek Müslüman bırakmayan batılılar zaten bu amaçlarından hiç bir zaman vazgeçmemişlerdir. İslam bu yobazlara bırakılamayacak kadar mükemmel bir dindir”

“Türkler, Nuh peygamberin oğullarından Yâfes’in Türk adlı oğlunun neslindendir.

“Türk milletinin kökünün dayandığı Türk adındaki insan, insanlığın ikinci babası Hz. Nuh Aleyhisselam’ın oğlu Yâfes’in oğlu olan kişidir.”

Türk kelimesinin yazılı olarak kullanılması ilk defa MÖ 1328 yılında Çin tarihinde “Tu-Kiu” şeklinde görülmektedir.

Türk adının tarih sahnesine çıkışı MS VI yy’da kurulan Göktürk İmparatorluğu ile olmuştur. Orhun kitabelerinde yer alan “Türk” adı daha çok “Türük” şeklinde gösterilmektedir. Bundan dolayı Türk kelimesini Türk Devlet’inin ilk defa resmi olarak kullanılan siyasi teşekkülün Göktürk İmparatorluğu olduğu bilinmektedir.

Göktürklerin ilk dönemlerinde Türk sözü bir devlet adı olarak kullanılmışken, sonrada Türk milletini ifade etmek için kullanılmaya başlanmıştır.

  1. 585 yılında Çin İmparatorunun Göktürk Kağanı İşbara’ya yazdığı mektupta “Büyük Türk Kağanı” diye hitap etmesi, İşbara Kağan’ın ise Çin İmparatoruna verdiği cevabi mektupta “Türk Devlet’inin Allah tarafından kuruluşundan bu yana 50 yıl geçti” hitapları Türk adını resmileştirmiştir.

 

 

Sn. Rıza MÜFTÜOĞLU anlatıyor. Pek değerli gönül dostum milli ve manevi dünyamızın örnek ismi, yazar, düşünür, siyasetçi beyefendi insan Rize milletvekilimiz..

Bir gün inançlı bir arkadaşla sohbet ediyorduk. Laf lafı açtı. Selçuklulara geldi. Bir ara ben” Biliyor musun Selçuklu  İslamiyet’e geçmeden önce Hıristiyan dı. Selçuklu hanedanlarının isimleri bile Hırıstiyan isimleri idi.” dedim. Arkadaşım birden hiddetlendi. “Nerden çıktı bu, böyle bir şey yok” demeye başladı. Baktım yakıştıramıyordu durumu. Ben de “belki yanlış aklımda kaldı, bazen insan okuduklarını karıştırabiliyor” dedim. Ortam sakinleştikten  bir müddet sonra kendisine  döndüm ” Yakıştıramadın değil mi? Hem Türkçülüğün, hem de Müslümanlığın ağır bastı. Yapabilsen Türkler var olduğundan beri Müslümandı diyeceksin” dedim. Haklısın dedi. Gülüştük vs. Şimdi sen de Sayın İslamoğlu, yapabilsen..  Müslüman Türkleri gerçek derinliği ile araştır anlat çok daha etkili olur… Demekteydi..

Türkler yazılarınızda belirttiğiniz gibi çoğunlukla semavi dinine inanırlardı. Şamanizme, Budizme inananlar da vardı. Şamanizm Türkler arasında daha yaygın bir inanıştı. Bundan dolayıdır ki, Eski Türkler bahsi geçtiğinde Şamanizm de konu edinilir.

Benim sizden istihramım şu olsun. İslamiyet öncesinde Türkler de din ve inançlar başlığı altında bir toparlama yaparsanız çok yerinde olur. Tek başına Şamanizmi hedef almanın pek bir faydası yok diye düşünüyorum. Şamanizm yazınızda belirttiğiniz gibi bir inançtır, Türkler’in dini değildir ama bu inancın izleri şu anda bile Anadoluda hüküm sürmektedir. Geçenlerde bir araştırmacı Türkolog, gelinlerin bellerine bağladıkları kırmızı kurdeleden tutun, yolcu olanların arkalarından su dökme olayı dahil 17 uygulanan geleneğin   Şaman inancına dayandığını yazdı.

Zaten önemli olan şu anda ki durumdur. Yani Türkler Müslüman olduktan sonraki durumdur. Çok şükür Müslümanız. ve asırlardır İslamiyet’in sancaktarlığını yapmış bir milletiz, yine de yapmaya amade bir ırkız.

Demekteydi.

Ve… bu yazıyı da değerli ağabeyimin çok nazik teklifi üzerine kaleme aldım.  Teşekkürler Rıza hocam sayende bir makale hazırladım.

Orhun Kitabeleri’nde Türk sözü daha çok “Türk Budun” şeklinde geçmektedir. Türk Budun’un ise Türk Milleti olduğu bilinmektedir. Dolayısıyla Türk adı bu dönemlerde o boylardan kavimlerden gelen büyük bir topluluğa mensubiyeti belirleyen bir kavim olarak görülmektedir. Yani Türk soyuna mensup olan bütün boyları ve toplulukları ifade etmek üzere milli bir isim haline gelmiştir.

Hz. Nuh’un Semavi kutsal kitaplara göre 3 tane oğlu vardır, bunlar: Sam, Ham (Kenan), Yafes.

Tekvin’e göre üç temel soy Nuh’un bu üç oğlundan meydana geldi.

* Yafes, Yafesi soyu kabiesi

* Ham, Hami soyu kabilesi

* Sam, Sami soyu kabilesi toplumların ataları oldu.

Nuh’un ilk torunları

Yafes’in oğulları: Turk, Gomer, Magog, Madai, Javan, Tubal, Meshech ve Tiras. (Türk kavimler)

* Ham’ın oğulları: Cush, Mizraim, Put, Caanian ve Aamelikan (Yahudi kavimler)

* Sam’in oğulları: Elam, Asshur, Arpachshad, Lud ve Aram, (Arap kavimler)

Yafes’in oğullarının dağıldığı coğrafyanın tümünde Türk boyları göze çarpmaktadır.

– “ve gemiden çıkan Nuh’un oğulları Sam, Ham ve Yafes idiler. ve bütün yeryüzüne yayılanlar bunlardan oldu… _Kenan’ın atası Ham, (bir gün) babasının çıplaklığını gördü, kardeşlerine söyledi… (utanan) Sam ile Yafes babalarının çıplaklığını örttüler…”

– “ve Nuh dedi: ‘Kenan lanetli olsun!..kardeşlerine kullar kulu olacaktır! Sam’ın Allah’ı Rab, mübarek olsun, ve Kenan ona kul olsun! Allah, Yafes’e genişlik versin!.. Sam’ın çadırlarında otursun!.. ve Kenan ona kul olsun!..’”

Hz. Nuh’un bu söylediklerini hem Tevrat’ta hem de Kuran’ı Kerim’de belirtildiği gibi Sam’ın oğulları yani Araplar zamanı geldiğinde Yafes’ in oğulları yani Türklere sığınmışlardır.

Ham, eski Kenan diyarı diye nitelendirdikleri ve yıllardır gizli işgal altındaki Filistinlilerin Filistin’de (İsrail) halkının yaşadığı yer olarak iddia eden Yahudiler bu coğrafyaya sahip çıkarlar… Ancak Tevrat’tan ve Kuran’ı Kerim’den anladığımıza göre, kendi Peygamberlerini dahi katleden bu kabile lanetlenmiş ve diğerlerine kulluk etmeye mahkum edilmişlerdir. Kenan, Seba, Babil, Amelikan, Akad halkı ve kral Nemrud bu kabileden gelenlerden olmadır. Dinler tarihi gerçekleri araştırıldığında tarihi gelişmeler bu laneti gerçek yapmıştır.

Hz. Nuh’un 3. oğul Yafes ise, bütün Türk boylarının atasıdır.

Görüldüğü gibi, hadislerden ve Kur’andan önceki zamandaki Tevrat’ta da en büyük iltifata mazhar olmuş Yafes’in kabilesi Türklerdir.

Hz. Nuh’un, en sevgili oğlu Yafes için ettiği dua, çok derin mânâlıdır ve olduğu gibi gerçekleşmiştir.

“İslam Yobaza Bırakılamayacak Kadar Mükemmel Bir Dindir”

–ATATÜRK BÖYLE DEMİŞTİ

Türkler gerçekten de 900 yıllarından itibaren Hz. Peygamberin manevi değerlerini istilalara ve işgallere karşı korumak için Araplar’ın çadırlarında, ülkelerinde oturmaya başlamışlardır.

Yine aynı tarihlerden başlıyarak Türk boyları, Hıtay’ı, Hindistan’ı, Kuzey Afrika’yı ve Avrupa’yı hakimiyetlerine almışlardır.”

Hz. Muhammed s.a.v sorarlar:

– “Mevali nedir ya Resulullah?..”

– “Onlar sizin azadlılarınızdır. Yani Faris yönünden gelecek olan bir kavimdir ki, şöyle diyecekler: ”ey Araplar, siz fazla taassuba kaçtınız.”

– “siz bunlara gereği gibi hak tanımazsınız, sizinle hiç kimse birlik kurmayacaktır!”

Bu hadisteki Mevali, Arap olmayan Faris, İran dır. Faris yönü, Horasan dır.

Gelen kavim ise, Türklerdir.

*Şu halde Türkler, Nuh Tufan’ından beri var olan, ilk devleti kuran, dünyanın en eski dilini kullanan ve hem Tevrat’ta, hem de Kur’an ı Kerim’de övülmüş, dünyanın dört bir yanına yayılmış bir Millettir. Görüldüğü gibi Türk, bir ırkın adı değil binlerce yıldır var olan şanlı bir Milletin adıdır.

“Ne Mutlu Türk’üm Diyene” demek işte bu nedenledir.

 

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz