BAKAN MEHMET ÖZHASEKİ’NİN ANNESİ VEFAT ETTİ

BAKAN MEHMET ÖZHASEKİ’NİN ANNESİ VEFAT ETTİ

YENİLİKÇİ BELEDİYEDEN DEV SOSYAL MARKET HİZMETİ

YENİLİKÇİ BELEDİYEDEN DEV SOSYAL MARKET HİZMETİ

KAYSERİ ŞEKER’DEN  İŞÇİSİNE  REKOR ZAM

KAYSERİ ŞEKER’DEN İŞÇİSİNE REKOR ZAM

DAHA SAĞLIKLI ÇEVRE İÇİN KOCASİNAN’DA KANALLAR TEMİZLENİYOR

DAHA SAĞLIKLI ÇEVRE İÇİN KOCASİNAN’DA KANALLAR TEMİZLENİYOR

VERGİ DAİRESİ GELİR UZMAN YARDIMCISI İKİ SANIĞA FETÖ’DEN HAPİS CEZASI

VERGİ DAİRESİ GELİR UZMAN YARDIMCISI İKİ SANIĞA FETÖ’DEN HAPİS CEZASI

YAVAŞTAN ÇIKIYOR VEHBİ’NİN KERRAKESİ…

Her zaman söyledikleri “Davamız” diye bir söz var.

Geçenlerde de yazdığım gibi, şu “Dava”nızın içini doldursanız da biz da anlasak demiştim.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ensar Vakfı’nın toplantısında yaptığı konuşmanın bir yerinde şöyle dedi…

“Biliyorsunuz siyasi olarak iktidar olmak başka bir şeydir. Sosyal ve kültürel iktidar ise başka bir şeydir. Biz 14 yıldır kesintisiz siyasi iktidarız. Ama hala sosyal ve kültürel iktidarımız konusunda sıkıntılarımız var. Elbette çok sevindirici, ümit verici gelişmeler yaşandı. İmam Hatiplere olan ilginin artması; tüm okullarda Kuran-ı Kerim, Siyer-i Nebi, Osmanlıca gibi derslerin seçmeli olarak okutulması başlı başına çok güzel şeyler. Bununla birlikte ülkemizin ihtiyacı, milletimizin talebi, bizim hayalimiz olan nesillerin yetiştirilmesi konusunda hala pek çok eksiğimiz bulunuyor. Dilimizden, tarihimize kadar birçok alanda ecdadımıza ve kültürümüze duyulan husumetin ürünü bir yaklaşımla hazırlanmış olan müfredatlar daha yeni yeni değişiyor. Medyadan sinemaya, bilim teknolojiden hukuka kadar pek çok alanda hala en etkin yerlerde ülkesine ve milletine yabancı zihniyetteki kişilerin, ekiplerin, hiziplerin bulunduğunu biliyorum. Açıkça söylemek gerekirse bu durumdan da büyük üzüntü duyuyorum.”

AKP’nin 14 yıldan bu yana kesintisiz iktidar olmasına rağmen, “… hala sosyal ve kültürel iktidarımız konusunda sıkıntıları…” olduğundan söz ettiğine göre, bu sıkıntılar nedir diye düşünüyorum.

Aslında “…sıkıntı…”lı olan kısmında, giderdikleri yerler de var. Mesela “…. İmam Hatiplere olan ilginin artması; tüm okullarda Kuran-ı Kerim, Siyer-i Nebi, Osmanlıca gibi derslerin seçmeli olarak okutulması başlı başına çok güzel…” olduğunu ifade ediyor.

Diğer yandan hayallerden söz ediyor…

“… ülkemizin ihtiyacı, milletimizin talebi, bizim hayalimiz olan nesillerin yetiştirilmesi…” diyor da ülkemizin ihtiyacı, milletin talebi ve hayallerinin içeriği yine kapalı kutu.

Elbette bununla da kalmıyor…

” Dilimizden, tarihimize kadar birçok alanda ecdadımıza ve kültürümüze duyulan husumetin ürünü bir yaklaşımla hazırlanmış olan müfredatlar daha yeni yeni değişiyor” ifadesi ile bize göre maarif üzerindeki yıkımlarından söz ediyor.

Tabi ki biz bunları “Yıkım” olarak tanımlarken, kendisi de bizi başka şekilde tanımlıyor ve şöyle diyor.

” Medyadan sinemaya, bilim teknolojiden hukuka kadar pek çok alanda hala en etkin yerlerde ülkesine ve milletine yabancı zihniyetteki kişilerin, ekiplerin, hiziplerin bulunduğunu biliyorum. Açıkça söylemek gerekirse bu durumdan da büyük üzüntü duyuyorum.”

Demek ki biz, kendisinin üzüntü duymasına neden olanlardanız. Elbette üzüntü duymasına neden olanlar hakkında da gereken yapılması gündeme geliyor.

Cumhurbaşkanı, AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı endişeye sevk eden olaylar hakkındaki düşüncelerinin benzerleri bizde de var.

Ne var ki bizdeki düşünceler, O’nun düşünceleri ile taban tabana zıt.

Endişelerimizi her sahada anlatmaya, herkesle paylaşmaya, doğru bildiğimiz düşüncelerimizden taviz vermemeye kararlıyız.

Bugüne kadar hiç sözünü etmediğim bir şeyi daha sizlerle paylaşmak istiyorum.

Karşı olduğumuz çok önemli bir konu daha var. İslam dinini yozlaştırmaya, üzerinden ticaret yapmaya, insanların inançlarını sömürmeye çalışanların da karşısındayız.

xxx

Demişken devam edelim…

Sormuşlar kendisine, Ömer Faruk Kavurmacı’nın sağlık nedeniyle tahliyesini…

“Bunun beraatına karar vermemiş. Denetimli serbestlikle bırakılmış vaziyette. Bunu kalkıp da siyasi partinin içerisinde bu şekilde AK Parti’ye fatura kesmeye kalkmak kimsenin haddi değil. Önce bunlar kendi işleri ile uğraşsınlar.”

Eklemiş…

“Hep söyleriz, müddei iddiasını ispatla mükelleftir. İBB’nin damadını söylüyorsan tamam bu konu yargı ile alakalı bir konu.”

Demek oluyor ki, ispat olunmamış suçlama ile hüküm verilemez…

Bugün (Dün) gazetesindeki köşesinde Ahmet Hakan, bunla ilgili güzel bir söz etmiş. Diyor ki ” Kavurmacı neden serbest demeyelim. Diğerleri neden içeride diyelim.”

Bu söze katılıyorum.

Neden yüklenmeye çalışılan suçları itibariyle dışarıda olmaları gerekenler, neden içeride.

Sorularımızın en hafifi bu olunca, elbette iktidar tarafından şikayet edilen olacağız. Hatta vatan haini olarak da damgalanmamız işten bile değil.

Sonuç olarak ifade etmek istediğim şey şu…

Giderek Vehbi’nin kerrakesi ortaya çıkmaya başlıyor…

  • Etiketler
  • Açıklama
  • Her zaman söyledikleri “Davamız” diye bir söz var. Geçenlerde de yazdığım gibi, şu “Dava”nızın içini doldursanız da biz da anlasak demiştim. Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ensar Vakfı’nın toplantısında yaptığı konuşmanın bir yerinde şöyle dedi… “Biliyorsunuz siyasi olarak iktidar olmak başka bir şeydir. Sosyal ve kültürel iktidar ise başka bir şeydir. Biz […]
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz